Boyalı Basın Sivil Anayasa'ya Karşı

Boyalı Basın Sivil Anayasa'ya Karşı

Her fırsatta özgürlük havariliği yapan medya, yeni anayasa taslağındaki bazı maddeleri tehlikeli bir gelişme gibi gündeme taşıdı.

Özellikle üniversitelerdeki başörtüsü yasağını sona erdirecek bir maddenin de yer aldığını sayfalarına taşıyan Kartel medyası, ‘türban okula giriyor’, ‘türbana anayasal çözüm’ gibi maksatlı başlıklarla haberi genelde birinci sayfadan gördü. ‘Özgür’ medyamız ayrıca ibadet özgürlüğü kapsamındaki gelişmeleri de tehlikeymiş gibi manşete taşıdı.

AK Parti’nin Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Ergun Özbudun başkanlığında 6 kişilik heyete hazırlattığı yeni anayasa taslak metni tartışılmaya devam ediyor.
Her gün taslak metnin başka bir noktasını eleştiren medya, üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldıracak olan yeni düzenlemeyi de bir tehlikeymiş gibi duyurdu.

MAKSATLI BAŞLIKLAR!
Yeni taslakta yer alan “Hiç kimse kılık kıyafeti sebebiyle eğitim ve öğrenim hakkından alıkonamaz” ifadesini manşete taşıyan Hürriyet gazetesi, ‘yeni anayasada türbana vize’ başlığını kullanırken, Akşam gazetesi ‘türbana ilk adım’, Vatan gazetesi ‘türban yasağına anayasal çözüm’, Sabah ‘türban formülü’ başlığıyla haberi sayfalarına taşıdı. Posta gazetesi ise ‘Kürtçe ve türbanlı eğitim yolda’ başlığıyla konuyu birinci sayfada gördü.
Öte yandan yeni anayasa taslağında din ve vicdan özgürlüğü konusundaki değişiklikler de malum çevreleri rahatsız etti. Cumhuriyet gazetesi bekleneceği gibi konuyu ‘irtica’ safsatasına bağladı ve ‘tarikatlara yeşil ışık’ başlığı ile haberi manşetine taşıdı.

MHP-DSP TEMKİNLİ, SP’DEN TAM DESTEK
MHP Genel Başkan yardımcısı Oktay Vural, hükümetin bir siyasi irade ortaya koyması gerektiğini, bu tavrı görmeden de bir şey söylemenin yanlış olduğunu savundu. AK Parti’nin şu an renk vermediğini iddia eden Vural, konunun ‘hizmet alan ve veren’ şeklinde ayrılacak olmasının yanlış olacağını, başörtüsü yasağının toplumsal uzlaşma ile çözülmesi gerektiğini kaydetti.
DSP Genel Sekreteri Ahmet Tan da, asıl metin ortaya çıkmadan konuşmanın yanlış olacağını savundu. Anayasaya kıyafetli ilgili bir maddenin eklenemeyeceğini iddia eden Tan, konunun AB süreciyle ilgili ele alınması gerektiğini bildirdi. Türkiye’de bir yasal değişiklik yapılsa dahi Avrupa Anayasasında büyük ihtimalle aksi yönde bir tutum oluşacağını iddia etti ve konunun bu bağlamda ele alınması gerektiğini söyledi.
Saadet Partisi GİK üyesi ve Anayasa profesörü Mustafa Kamalak ise tasarıyı desteklediklerini belirtti. Anayasada aslında başörtüsü ile ilgili bir yasak olmadığını ve uygulamanın keyfi olduğunu vurgulayan Kamalak, Hükümetin haklı olarak bu keyfiliği önlemek için Anayasaya böyle bir madde koyma yolunu seçtiğini hatırlattı ve toplum gerilmeden, masum öğrencilerin mağduriyetinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der) Genel Başkanı Hülya Şekerci taslağa destek verdi. Taslağın, başörtüsü yasağını hiçbir yoruma yer bırakmayacak şekilde kaldırılmasını da içermesi gerektiğini belirten Şekerci, “Bireysel ve toplumsal anlamda temel insani değerleri dini, etnik, kültürel, tarihsel vs. her türlü fıtri hakkın kullanımında, yaygınlaştırılmasında ve bunun için örgütlenilmesinde resmi ve gayri resmi bütün engellerin ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz. Bunun için de siyasi irade bürokratik oligarşinin bu konudaki baskı ve dayatmalarına boyun eğmeyerek, geri adım atmayarak biran önce bu düzenlemeleri gerçekleştirmelidir” ifadelerini kullandı.
Taslakta neler var
* Taslakla Anayasa’nın eşitlik ile ilgili maddesine “pozitif ayrımcılık” la ilgili olarak şu hüküm konulacak: Kadın, çocuk ve yaşlılar için pozitif ayrımcılık niteliğinde yasalar çıkartılması anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.
* Anayasa taslağı serbest piyasa ekonomisinin işleyişini kolaylaştırıcı bir felsefe ile yazıldı. Bu doğrultuda mevcut Anayasa’nın “Devletleştirme ve Özelleştirme” başlıklı 47. maddesindeki “Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir” hükmü kaldırılıyor. Böylece liberal ekonomiden dönülmesi ve “devletleştirme” yapılmasının önü kesiliyor.
* Orman vasfını yitirmiş arazilerin satışında Anayasal engelleri ortadan kaldırmak için 2-B olarak bilinen düzenleme Anayasa’ya alınıyor.
* Anasaya taslağında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın mevcut yapısının korunması esas alındı.
* Anayasa taslağına, Cumhurbaşkanlığı dokunulmazlığı ile ilgili mevcut Anayasa’da yer almayan hükümler konulduğu belirtildi. Buna göre Cumhurbaşkanı dokunulmazlığı da milletvekili dokunulmazlığı kapsamında olacak. Taslağın milletvekili dokunulmazlığını düzenleyen maddelerine göre ise milletvekili seçilmeye engel suçlar dokunulmazlık kapsamından çıkarılıyor.
* Taslakta yapılan bir düzenlemeye göre de, başka dillerde eğitimin önündeki anayasa engeli kaldırılıyor; konunun kanunla düzenlenmesi öngörülüyor..
* "367 kararıyla" Abdullah Gül'ün ilk seferde seçilmesini engelleyen Anayasa Mahkemesi'nin üye sayısı 17'ye çıkarılıyor. Mahkeme üyelerinin TBMM ve yargı organları tarafından seçilmesi öngörülüyor. Ayrıca, mahkemenin karar alma sayısıyla ilgili düzenleme yapılarak, mahkemeye yapılan başvurularda yürütmenin durdurulması için üyelerin üçte ikisinin oyunun aranması şartı getiriliyor.

Vakit