Bize birşeyler oluyor...

Bize birşeyler oluyor...

 

Bilmem farkında mısınız ama toplum olarak, yıldan yıla artan bir şekilde  gelişiyor ve değişiyoruz  sanki.

Olup bitenleri "bunları böyle yapanların bir bildikleri vardır herhalde" anlayışıyla, mütevekkil bir şekilde  izleyen, maruz kaldığı haksızlıklar da bile hep hikmet arayan insanımız gitmiş, yerine neler olup bittiğini etraflıca anlamaya çalışan ve bundan birtakım neticeler çıkarabilenler gelmiş gibi.

Evet evet, hakikaten bize birşeyler oluyor...

Bir şekilde yönü değiştirilemezse eğer, gittiğimiz yolun çıkar yol olmadığının farkına varanlar, zümresel egemenliklerini perçinleme ve kahir ekseriyeti arzularına ram etme peşinde olanların yapabilecekleri bir şey olmadığını farketmiş durumdalar ve başta TBMM"de olmak üzere hemen her yerde yazılan "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" sözünün içini doldurmaya çalışıyorlar şimdi.

“Dünyanın ve özellikle Ortadoğu"nun yeniden şekillendiği bu günlerde, Türkiye"nin de yeni bir bakışa ihtiyacı olduğu açıktır. Dünyaya ve bölgeye dair yaklaşımları, komşularıyla ilişkileri, kendi içinde artık kangren haline gelmeye yüz tutmuş yaralarıyla Türkiye, sadece uluslararası alanda güçlü bir aktör olmak ve yeni siyasetleri etkilemek bir yana, mevcut varlığını ve bütünlüğünü korumaktan bile mahrum kalabilir.”

Üzerinde biraz düşünüldüğünde, bir tür alarm sireni gibi olan bu satırlar, “Kayıt Yok, Şart Yok; Egemenlik Milletin” temel sloganı ile yola çıkan "Ortak Akıl Hareketi"nin, "Yeni Anayasa ve Demokrasi Platformu Manifestosu"nun giriş cümleleri...

Ortak Akıl Hareketi"nin Manifestosu"nda: "Halka siyasi projelerinin bir malzemesi olmaktan fazla değer vermeyen; demokrasiye, seçimle oluşan iktidarlara itibar etmeyen ve bürokrasi içinde ciddi bir gücü ve darbelerle oluşan bir hukuk zemini bulunan seçkinci anlayışın, Milli bütünlüğü gerçekleştirip, ekonomik ve sosyal yapıyı güçlendirecek ve ülkeyi ileriye götürecek adımlar atılmasını zorlaştırdığı" vurgulanıyor.

Manifestodaki: “Ülkenin gerçek sorunu istikrarsızlıkların kaynağı olan bu zihniyet zeminidir”  teşhisini ise: “Acil meselemiz bu zihniyet zeminini değiştirmektir” tesbiti izliyor.

“Herhangi bir ayrım gözetilmeksizin bütün vatandaşların haklar ve özgürlüklerden yararlanması,(....) İnsanların nasıl inanacağını, nasıl düşüneceğini, nasıl yaşayacağını belirleme hakkının, devlette ve bürokratlarda bulunmadığının tartışmasız kabulünün sağlanması, (...) Özgürlüklerin demokrasiyle genişlediği ve özgürlüklere sahip çıkmanın demokrasiye sahip çıkmakla eş anlamlı olduğu” da, manifestoda altı çizilen hususlardan.

Başlangıcı itibariyle aralarında TGTV, Hak-İş, Memur-Sen ve Mazlum-Der"in de bulunduğu 300"e yakın sivil toplum kuruluşunu bünyesinde bulunduran ve aydınların da desteğini alan  Ortak Akıl Hareketi"nin Manifesto"su şöyle neticeleniyor:

“Özgürlüklerin ve demokrasinin teminatı gerçek bir hukuk devletidir. Yeni demokratik bir anayasa hem hukuk devletinin gerçekleştirilmesinde, hem de özgürlüklerin ve demokratik işleyişin güçlendirilmesinde en önemli ve acil bir adımdır. Türkiye"nin sorunları özgürlüklerin genişletilmesi ile, özgürlük demokrasi ile, demokrasi ise yeni bir anayasa ile sağlanabilir.”

 “Ülkemizde yaşanan demokrasi ve özgürlük mücadelesine aktif katılım sağlamak, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişletmek, Millet iradesini her tür vesayet ve ipotekten arındırmak, toplumdaki her tür inanç, yaşam tarzı ve eğilimleri eşit olarak hukuk güvencesine alacak yeni bir anayasa talebini diri ve canlı tutmak amacıyla” yola çıkan Ortak Akıl Hareketi; doğuştan sahip oldukları  haklar konusunda mübalağa etme itiyadında bulunanların ezberini bozacak ve imtiyaz iddialarını tekrar gözden geçirmelerini sağlayacak bir hareket  ...

Ne diyorduk?..

Bize birşeyler oluyor, gerçekten...

milli gazete

Bu yazı toplam 330 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar