Başörtüsü yasağı YETER dedirtecek seviyede

Başörtüsü yasağı YETER dedirtecek seviyede

"Zina" yapan öğretmenleri "kötü örnek" görmeyen ve bu iğrençliği "özel yaşam" olarak niteleyen Danıştay'ın, "Başörtülü öğrencilerin özel hayatına müdahale eden" kararları, eğitimcilerin ve STK'ların sert tepkisine yol açtı

Başörtülü öğrencilerin, Açık Lise sınavlarına da alınmamaları durumunda örtüleriyle gidebilecekleri hiç bir okul ve girebilecekleri hiçbir sınav kalmadı. Önceki gün ve dün yapılan Açık Öğretim Lisesi (AOL) sınavlarında başörtülü öğrencilere yönelik keyfi uygulamalar sürdü. Fişlemeler ve tutanak tutma olaylarının çokça yaşandığı sınav, başörtülü öğrencilerin tepkisini çekti. Eğitim camiası ve sivil toplum örgütleri de yaşananlara tepki gösterdi..
Geçtiğimiz aylarda Danıştay, öğrencilerinin yüzde 90'a yakını 20 yaşın üzerinde olan, bir kısmı da 50 yaşını geçen kişilerin okuduğu Açık Lise'de başörtüsü yasağı uygulanmasını istemişti. Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün açtığı davada Milli Eğitim Bakanlığı Açık Öğretim Lisesi Yönetmeliği'nin bazı maddelerini iptal etmişti. İptal edilen maddeler arasında sınavlara giren öğrencilerin kılık kıyafet ile ilgili kısımlar da bulunuyordu. Buna göre içerisinde başörtüsünün geçmediği "Sınavlarda, kılık kıyafetin öğrencinin rahatlıkla tanınmasını sağlayacak şekilde", orta öğretimden ayrılan, mezun olan ve yüksek öğretimden ayrılan veya mezun olanlara "Açıköğretim Lisesi'ne geçiş olanağı tanıyan hükmünün de aralarında bulunduğu bazı maddelerini iptal etti. Yönetmeliğin, "sınavlarda, kılık-kıyafetin öğrencinin rahatlıkla tanınmasını sağlayacak şekilde, sade ve temiz olması esastır" hükmü de iptal edildi.
ADAYLARIN ''BAŞI AÇIK'' OLACAK
Ayrıca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığı Açık Öğretim Lisesi Yönetmeliği'nin bazı maddelerinin yürütmesini durdurmuştu. Kurul, yönetmelikte, özellikle kız öğrenciler için, okul kılık kıyafetlerine ilişkin ilgili yönetmelikte öngörülen şekliyle ''başı açık'' ibaresinin yer alması gerektiğini vurgulamıştı. Bu eksendeki ilk yasak dün ve önceki gün yapılan açık öğretim lisesi sınavında uygulanmış oldu. Eğitim camiası ve sivil toplum örgütleri başörtüsü alerjisini değerlendirdi:
GINA GELDİ ARTIK
Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Şuayp Özcan:
"İnsanların giyim kuşamlarından dolayı sınıflara ayrılmasına, yasaklar getirilmesi karşıyız. Başörtülülere karşı bu kadar hoşgörüsüzlük de doğrusu manidar. Yapılanları doğru bulmuyoruz, yasalarla engellenmesini de doğru bulmuyoruz. Bu insanlar eğitim-öğretim haklarını kullanmak istiyorlar. Bırakın da insanlar haklarını kullansınlar. Mazlum insanın haklarını engellemek demokratik de değildir. İnsanlarla uğraşmayı artık bıraksınlar. Başka konu mu kalmadı memlekette Allah aşkına? Ben beni bildim bileli başörtüsü meselesi var. Nedir bu yahu? Gına geldi artık. Yeter yahu!"
BAŞÖRTÜSÜ EĞİTİMDE TAMAMEN YASAK
Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der) Başkanı Hülya Şekerci:
"Başörtülü öğrencilerin örtülerini çıkarmadan katılabilecekleri hiçbir eğitim ortamı kalmadı. Açık liselerde başörtüsü yasaklandı. Başörtülü öğrencilerin serbest bir şekilde sınavlara girdikleri açık lise kapısı da kapatılmış oldu. Başörtülü öğrenciler lise diploması alıp yurt dışında okuyorlardı, artık bu da olmayacak. Yani başörtülü öğrencilerin imkanları yok edildi. Başörtüsü artık her yerde yasak."
Bilindiği gibi Danıştay bir yandan başörtülü genç kızların eğitim görmemeleri için elinden geleni ardına koymazken, diğer taraftan "Haydi Kızlar Okula" kampanyaları düzenlenerek genç kızları okula kazandırmak için çaba sarfediliyor.
AÇIK TERÖRE TEPKİ
MEB"in yaptırdığı "Açıköğretim Lise Sınavları"na başörtülü öğrencilerin alınmaması eğitim camiasını ayağa kaldırdı. Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, açık lise sınavına başörtülü öğrencileri almayan Milli Eğitim Bakanlığı"nın birçok konuda mağduriyet yaşadığını, ancak kendisinin de bir başka mağduriyet oluşturduğunu söyledi. Öğretmen Sen Genel Başkanı Yusuf Tanrıverdi ise, "MEB, başörtüsü yasağı konusunda YÖK"ü eleştirirken, yetkisi dâhilinde olan sınavlarda aynı yasakların uygulanmasını hangi gerekçeyle savunuyor. Bir yandan "Haydi Kızlar Okula" şeklinde kampanyalar düzenleyeceksiniz, öte yandan okumak isteyen kızları kovacaksınız, bu ne yaman çelişkidir?" dedi