Ankara'da başörtüsü platformu

Ankara'da başörtüsü platformu

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu bu hafta 43. eylemini yaptı. Eyleme bu hafta İzmir Başörtüsü Platformundan destek geldi.

Başörtüsüne Özgürlük İzmir Platformu sözcüsü Sıdıka Çetin şu İfadelere Yer verdi:

"Seçim atmosferine girilmesiyle birlikte, gerek iktidar gerekse muhalefet partilerinin yasakla ilgili görüş belirmeleri bir aldatmacadır. Çünkü bu partilerin muhalefetteyken bugün sundukları çözüm önerilerini, iktidardayken hatırlarına bile getirmediklerini biliyor ve unutmuyoruz. Başörtüsü sorunu ne bereketli bir sorunmuş ki pek çok siyasi anlayışı iktidar etti, pek çoğunu da iktidardan etti. Ancak bizler hiçbir siyasi anlayışın yanında veya karşısında olmaksızın temel hak ve özgürlüklerimiz için mücadeleye devam edeceğiz. Başörtüsüne özgürlük İzmir Platformu olarak, Buradaki mücadelenizi de destekliyorum" dedi.

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu adına da Mazlumder Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Serpil Kayaer de basın açıklmasını okudu. Kayaer Basın açıklamasında şöyle dedi:

"İnanç Özgürlüğünün önündeki engeller gün geçtikçe artıyor,Başörtüsü yasağı toplumsal mutakabat aldatmacasıyla Unutturulmaya çalışılıyor.İcra makamındaki milletvekilleri, bu sorunu çözemeyeceklerini söyleyerek, çözümünün adresini yine toplumsal mutabakatta gösterdiler.

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu olarak şunu dillendiriyoruz:

1.Öncelikle temel inançlar mutakabat, referandum gibi bir şey istemeyen; İnancının gereğini yaşamak isteyen birey ve grupların temel insan hakkıdır. İnanç hakkı toplumsal mutabakat istemeyen bir konudur. Herkesi inanç özgürlüğüne saygılı olmaya davet ediyoruz.

2.Halkı Müslüman olan bir ülkede, bir takım elit, jakoben zihniyetli kişilerin görüşleri ve tutumları asla toplumsal mutakabat yerine geçemez. Halkın inançlarını hiçe sayan bir anlayışa hayır diyor; insan haklarına saygılı davranmaya davet ediyoruz.

3.Meclis ağlama duvarı değildir. Eğer Yasakları kaldırmaya gücünüz yetmiyorsa sine-i millete dönün.

Yaradılışı gereği insan ; inanan, düşünen ve tercih hakkına sahip bir canlıdır. İnsanın başta tercih özgürlüğü olmak üzere inanma ve düşünme ve düşündüğünü ifade etme hakkının ihlali, insana karşı saygısızlıktır, haksızlık ve zulümdür. İnancına göre yaşamak ve düşüncesini ifade etmek inanma ve düşünme haklarının doğal bir parçasıdır.Her insan İnandığı gibi düşünme ve yaşama hakkına sahiptir.

"İnsan, haklarıyla birlikte insandır" anlayışından hareketle inanç ve ifade özgürlünün önündeki engeller kaldırılmalıdır. 301. maddedeki bir takım değişiklikler aldatmacadan ibarettir.301. Madde tamamen kaldırılmalıdır. Hatta 301. madde kaldırılmadan önce , zihniyetler değiştirilmelidir. Zihniyet değiştirilmediği müddetçe, 301"i kaldırdığınız anda bile; ifade özgürlüğünü kısıtlamak için her döneme uygun bir başka maddenin yedekte bulunacağı ve servise konulacağı kaçınılmazdır. Bunun için, değişime önce ihniyetlerden başlanmalı; militarist, jakoben, oligarşik ve baskıcı zihniyetlerden ivedilikle aklaşmak gerekir. Bu olmadığı takdirde, önceden nasıl 141,142,163,312 ve şimdi de 301. madde varsa yarın başka bir madde yürürlüğe girecektir.

İnsan hak ve özgürlüklerine saygı duyan ve sahip çıkan her kesimi de ifade ve inanç özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmak için şiddete başvurmadan mücadele etmeye, baskı ve dayatmalara karşı çıkamaya davet ediyoruz. İnsan haklarına saygısı olmayanlarla mutakabat sağlanılamayacağını hatırlatarak, haklarımızı alma mücadelesi vermeye çağırıyoruz.

Çünkü hak verilmez alınır!

Kudüs Yolu