Aleviler Din dersi görmeyecek
Din dersine girmek istemeyen öğrencilerin 'dinlerine bakılmaksızın' bu dersten muaf tutulmalarına hükmeden mahkeme kararı, herkes için emsal teşkil edecek
Kendilerine ait ibadet şekilleri olan ve İslam'dan farklı bir Din yaşadıklarını her zaman dile getiren Alevi'ler,okullarda verilen Din dersinin Sünni itikadına uygun olduğu ve çocuklarının bu derslere girmesinin uygun olmadığı gerekçesi ile,Alevi öğrencilerinin bu derslere katılmaması için açtıkları davayı kazandılar.
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Ali Kenanoğlu'nun 'oğlunun din dersinden muaf tutulması' için açtığı davayı kazanması, Alevi dernekleri tarafından sevinçle karşılandı. Dernekler "Din dersi almak iste-meyen mahkemeye başvursun" çağrısında bulundu.
Milli Eğitim Bakanlığı Anayasa'ya atıfta bulunan mahkeme kararını Danıştay'a temyize götürme hakkına sahip.
Eğer Danıştay, İdare Mahkemesi'yle aynı yönde karar alırsa, MEB bu kararı uygulamak zorunda kalacak. Bu durum, din dersi almak istemeyen bütün öğrencilere emsal davalar açma şansı tanıyacak. Hükümetin davalar açılmadan, mevzuatta gerekli düzenlemeyi yaparak din dersini zorunlu olmaktan çıkarması da mümkün. Böylece 'nüfus kâğıdının din hanesinde ne yazıyor olursa olsun' bütün öğrenciler için din dersi zorunlu değil 'seçmeli' hale gelecek.
Milli Eğitim Bakanlığı, davada "Bu kişinin dini İslam, dersten muaf tutulamaz" görüşünü savunmuştu. Mahkemeyse "Dini ve felsefi inancına uygun olmadığını belirten davacının herhangi bir din mensubu olduğuna bakılmaksızın, dini inanç özgürlüğünün uygulanması kapsamında çocuğunun zorunlu sayılan 'Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi' dersinden muaf tutulması gerektiği sonucuna ulaşmıştır" kararı verdi.
Anayasa'nın din dersini zorunlu kılan hükmünün Anayasa'daki din ve inanç özgürlüğü hükmüyle bağdaşır olması gerektiği vurgulanan mahkeme kararında, uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan inanç hürriyetinin Anayasa'ya aykırı olduğunun savunulamayacağına da dikkat çekildi.
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, mahkemeye gönderdiği savunmada, ders programının Sünniliği merkez aldığı yönündeki iddialarda reddederek, "Derste belli bir mezhebin öğretisi değil, İslamın kök değerleri esas alınmaktadır.Ders, kendisini bir başka mezhepte olduğunu tanımlayan ya da kökenden gelen bir öğrencinin bağlı bulunduğu mezhebi öğrenmesine engel değildir" denilmişti.
