Görüşmelerin hemen ardından ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'na yönelik abluka kararı aldı ve bu hamle bölgedeki gerilimi daha da tırmandırdı.
Sahada askeri olarak kendini ezdirmeyen psikolojik olarak büyük üstünlük sağlayan İran, masada da egemenlik haklarından herhangi bir taviz vermedi.
Müzakerelerin başarısız olması üzerine Trump, diplomatik yolun kapandığını belirterek Hürmüz Boğazı için abluka emri verdi. Ablukanın başlatıldığı açıklanırken, Trump'ın diğer ülkelere yaptığı koalisyon çağrıları ise art arda reddedildi.
ABD'nin askeri tırmanma stratejisine karşı oluşan diplomatik bölünme, uluslararası arenada tipik bir merkezkaç dinamiğine dönüşerek çevre ülkelerin Washington'ın kararlarından bağımsız kendi politikalarını belirlemesine yol açtı.
İngiltere’den Japonya’ya, Kanada’dan Almanya’ya uzanan birçok ülke, ABD’nin askeri operasyon planlarına destek vermeyi reddederek katılım sağlamayacaklarını açıkça duyurdu.
Hürmüz Boğazı’ndaki abluka talebine yönelik ülkelerin takındığı tutumlar da bu ayrışmayı belirginleştirdi.
Birleşik Krallık: Reddetti
(Amacımız boğazı kapatmak değil, açmak dedi).
İspanya: Reddetti
(Askeri eylemi tek taraflı bularak taraf olmayacağını açıkladı).
Fransa: Reddetti
(Gemi gönderme planı olmadığını duyurdu).
İtalya: Reddetti
(Askeri tırmanışın parçası olmayacağını bildirdi).
Japonya: Reddetti
(Ablukaya katılmayacağını iletti).
Almanya: Reddetti
(Gemi gönderme çağrısını geri çevirdi).
Avustralya: Reddetti
(Savaş gemisi talebine olumsuz yanıt verdi).
Kanada: Reddetti
(Operasyonel desteğe hayır dedi).
Norveç: Reddetti
(Aktif ablukada yer almayacağını belirtti).
Çin: Yanıt vermedi
(Önce "itidal" çağrısı gelirken ablukanın ardından "içişlerimize karışmayın" uyarısı yapıldı).
Güney Kore: Yanıt vermedi
(Resmi bir doğrulama yapmadı).
Hollanda: Yanıt vermedi
(Sessizliğini koruyor).
doğruhaber