ABD’li Senatör Bernie Sanders, Kongre üyelerine, 2027 mali yılı savunma harcamaları yetki yasa tasarısında yer alan tartışmalı bir maddenin çıkarılması çağrısında bulundu.
Sanders, söz konusu maddenin, yardımların azaltılması görüntüsü altında ABD ile İsrail arasında benzeri görülmemiş düzeyde askeri entegrasyonun önünü açtığını belirtti.
1,15 trilyon dolarlık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası tasarısında yer alan ve daha önce 224 numara taşırken daha sonra 219 olarak yeniden numaralandırılan madde, “ABD-İsrail Savunma Teknolojisi İşbirliği Girişimi” kurulmasını öngörüyor. Madde ayrıca ABD Savunma Bakanı’na, iki ülke arasındaki askeri teknoloji işbirliğini koordine edecek ve genişletecek bir Pentagon yetkilisi atama yükümlülüğü getiriyor.
Sanders, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Amerikalıların yalnızca yüzde 16’sı İsrail’in sınırsız şekilde silahlandırılmasını destekliyor. Peki Kongre ne yapıyor? İsrail’e, NATO üyesi herhangi bir ülkenin sahip olduğundan daha ileri düzeyde askeri entegrasyon sağlayan bir maddeyi savunma bütçesinden geçirmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.
Sanders, “Pentagon bütçesindeki 224. madde çıkarılmalıdır” dedi.
Sanders’ın çıkışı, Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’nde hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat üyelerin, Demokrat Temsilci Ro Khanna tarafından söz konusu maddenin tasarıdan çıkarılması için sunulan değişiklik önerisini reddetmesinin ardından geldi. Senato Silahlı Hizmetler Komitesi de tasarının ilerletilmesi yönünde oy kullandı.
Dış müdahalelere karşı tutumuyla bilinen Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie ise Khanna ile birlikte 219. maddenin tasarıdan çıkarılması için yeni bir değişiklik önergesi sunduklarını açıkladı. Massie, önergenin oylamaya alınabilmesi için Temsilciler Meclisi Kurallar Komitesi’ndeki 13 üyeden en az 7’sinin onayının gerektiğini belirtti.
Tartışmalar yalnızca 219. maddeyle sınırlı değil. Tasarıda yer alan 622. madde de İsrail ile “istihbarat paylaşımının genişletilmesi ve güçlendirilmesi” çağrısında bulunuyor. Bu kapsamda siber tehditler, terör, yaptırımların aşılması, askeri teknolojilerin yayılması, füze, hava ve uzay tehditleri ile bölgesel güvenlik konularına ilişkin bilgilerin paylaşılması öngörülüyor.
Eski CIA yetkililerinden Paul Pillar, bu maddelerin, İsrail’e yönelik Amerikan kamuoyu desteğinin azalmasına rağmen Washington’da İsrail’le yakın bağların korunması için yürütülen çabaları yansıttığını belirtti.
Pillar’a göre bugüne kadar ABD’den 300 milyar dolardan fazla ekonomik ve askeri yardım alan İsrail, doğrudan yardımlar yerine kamuoyu tarafından daha az fark edilen uzun vadeli askeri ve teknolojik entegrasyon gibi destek biçimlerini artırmaya çalışıyor.
Söz konusu gelişmeler, Pentagon’un İsrail’in ABD’ye yönelik casusluk faaliyetleri riskinin arttığı yönündeki uyarılarının ardından gündeme geldi. Ayrıca İsrail’in, İran’la savaşı sona erdirmeye yönelik çabaları sabote etmeye çalıştığı iddiaları da Washington’da tartışma konusu oldu.
Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi’nin hükümet ilişkileri direktörü Robert McCaw, Kongre’nin “İsrail’i önceleyen” yasa tasarılarını durdurması gerektiğini söyledi.
McCaw, bu tür girişimlerin ABD ve İsrail’in askeri ve istihbarat sistemlerini daha derin biçimde bütünleştireceğini belirterek, “Amerikan halkı, Kongre’yi askeri altyapısını, istihbarat sistemlerini, savunma teknolojilerini, yapay zekâ kapasitesini ve siber operasyonlarını savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarla itham edilen yabancı bir hükümetle birleştirsin diye seçmedi” dedi.
McCaw, “Amerikalılar, Amerikan çıkarlarına ve değerlerine hizmet eden bir dış politikayı hak ediyor; yabancı bir hükümetin önceliklerini Amerikan egemenliğinin, hesap verebilirliğin ve kendi kendini yönetme hakkının üzerine koyan yasaları değil” ifadelerini kullandı.