Rus generaller Çeçenya"da zafer umutlarını yitiriyor

12 Ekim’de Rus Albay Yevgeny Baryaev Çeçenya’nın başkenti Caharkale’de güvenlik güçleri temsilcileri ile yapılan bir toplantıda “Ekim ayının başlarında Çeçenya’daki durum kötüleşti, özelliklede dağlık Vedeno bölgesinde” dedi.

Baryaev bir hafta önce bir grup Çeçen direnişçinin Dyshne-Vedeno köyüne marketten yiyecek almak için gelmesini ve ne oradaki Rus karargahının ne de Rus yanlısı Çeçen güçlerinin onları püskürtmek için bir şey yapmamasını buna örnek olarak gösterdi. Baryaev, Vedeno bölgesinde konuşlandırılmış olan bir Rus alayının öğlen saatlerinde köye gönderildiğini ancak direnişçilerin o zamana kadar çoktan gittiklerini söyledi.

Baryaev direnişçiler konusundaki bilgi eksikliğinden şikayet etti ve Ekim ayı ile Kasım ayının başları arasındaki zamanın istikrarsız geçebileceğini çünkü 'militanların sabotaj, terörist faaliyet ve baskınlarının arttığını' söyledi. Bir hafta sonra 19 Ekim'de Çeçenya'nın Rus yanlısı devlet başkanı Alu Alhanov da 'Militanların bazı yerleşim yerlerinde daha da aktif hale geldiklerini' kabul etmek zorunda kaldı.

Alhanov'un açıklamasından sadece iki gün önce direnişçiler Katyr-Yurt köyünde 'Kuzey Taburu' isimli Rus yanlısı Çeçen birliklerinin konvoyuna saldırdı. 18 Ekim'de iki Rus askeri de aynı yerde ormanda militanları ararken öldürüldü. Resmi rakamlara göre, 14-18 Ekim tarihleri arasında Rusya'nın Çeçenya'da (Rus yanlısı güçlerde dahil olmak üzere) toplam kaybı 6 ölü ve on beş yaralı. Bununla birlikte direnişçi kaynaklar sadece 17-19 Ekim tarihleri arasında Rus ve Rus yanlısı Çeçen güçlerden 14 kişinin öldürüldüğünü ve 27 kişinin de yaralandığını (Kavkaz Center 20 Ekim) söyleyerek kayıp sayısının çok daha fazla olduğunu ileri sürüyorlar.

Rakamlar ne olursa olsun Çeçen direnişçilerinin daha da serbest hareket etmeye başladıkları kesin. Hatta bazen Çeçenya'da yollarda kontrol noktaları kurup güvenlik güçleri görevlilerini bulmaya çalışıyorlar. Kavkazki Uzel'in aktardığı bilgilere göre, direnişçiler 13 Ekim'de dağlık bir bölgede olan Şatoy köyü yakınlarında oradan geçen sürücülerin kimliklerini kontrol etmek için kontrol noktası kurdular. Yine direnişçiler Çeçen polisinde olan bir sürücüyü vurarak öldürdüler (Kavkazki Uzel, 20 Ekim).

Çeçen siviller de direnişçilerin artan faaliyetlerini işaret ediyor. Memorial insan hakları organizasyonunun Caharkale'deki şubesinde çalışan bir avukat olan Lidya Yusupova (bu yıl Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildi) Almanya'nın Der Spiegel dergisine Çeçenya'da 'Rus kontrol noktalarına ateş açıldığını ve saldırılarla kaybolmaların daha da sıklaştığını' söyledi.

Moskova'daki Rus askeri liderliği Çeçenya'daki durum konusunda Kuzey Kafkasya'daki meslektaşlarından daha da endişeli. Liderleri olan Aslan Mashadov ve Şamil Basayev'in ölümünün Kafkas direnişinin gücünü azaltmadığını anladılar.

Rus Savunma Bakanlığı'ndan bir kaynak ANN haber ajansına Mashadov ve Basayev'in ölümünden sonra Kuzey Kafkasya'daki tüm direniş güçlerinin Çeçen-İçkerya Cumhuriyeti Devlet Başkanı Doku Umarov'un emrine tabi olduklarını söyledi. Kaynağa göre, Umarov direniş güçlerini başarılı bir şekilde birleştirdi, birkaç toplantı yaptı ve yeni komutanlar atayarak her birini Kuzey Kafkasya'da belli bölgelerin sorumlusu yaptı. Rabbani Halilov ve Ahmed Evloyev, İnguşetya ve Dağıstan'daki direniş güçlerinin komutanlığına getirilirken, Tarkan Gaziyev ve Suleyman Elmurzayev de Batı ve Doğu cephelerinin komutanlığına atandılar. Kaynak ayrıca Umarov'un Ural ve Volga bölgeleri kanatlarını oluşturduğunu ve bunun direnişçilerin Rusya'nın merkez bölgelerine yönelik saldırılar düzenleme planlarının bir göstergesi olduğunu söyledi.

Çeçenya'daki direnişçilerin taktikleri konusunda konuşan kaynak, direnişçilerin yol kenarına yerleştirilen bombaların yanı sıra askeri ve polis araçlarına tuzak kurmaya başladıklarını ve askeri ve polis binalarına yapılan saldırıların da arttığını söyledi.

Kafkasya direnişi giderek daha iyi bir şekilde organize olurken kuzey Kafkasya'daki güvenlik güçleri arasındaki işbirliği kötüleşiyor. ANN haber ajansına konuşan kaynak Rus ordusunun Çeçen ve İnguş polisleri arasındaki çatışma ve özellikle de Rus yanlısı iki lider olan Alhanov ve Kadirov arasında giderek derinleşen anlaşmazlık konularında endişeli olduğu izlenimi uyandırdı.

Hasan adından bir Çeçen insan hakları savunucusu Kavkazki Uzel'e yaptığı açıklamada "Gerçek direnişçilerin faaliyetlerinin kişilere değil de mevcut duruma ve alan komutanlarının kapasitelerine dayandığını gösteriyor. Savaşın sona ermesi için müzakerelere ihtiyaç var" dedi.

Görünüşe göre, Rus generaller ne kadar yavaş olsa da bu gerçeği anlamaya başladılar. Basayev'in ölümünün Kafkasya direnişini sona erdireceği yönündeki umutlar kaybolmaya başladı ve görünen o ki, Rus göreviler bir sonraki adımda ne yapacakları konusunda hiç bir şey bilmiyorlar. Dahası generallerden hiçbiri Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e savaşa askeri bir son getirmenin mümkün olmadığını ve düşmanla diyalog kurmanın gerçekten şart olduğunu söylemeye cesaret edemiyor.


ajanskafkas

Jamestown Foundation'da (Eurasia Daily Monitor Volume 3, Number 198) yayımlanan bu yazıyı Ajans Kafkas'tan Cavit Yılmaz Türkçe'ye çevirdi.

Medya-Makale Haberleri