Pentagon’un en üst düzey generali: ‘İran’a saldırı ciddi riskler doğurur’

ABD Genelkurmay Başkanları Komitesi Başkanı Orgeneral Dan Caine’in, ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a karşı olası saldırı konusunda uyardı

Washington Post’un haberine göre Trump yönetimi İran’a yönelik saldırı seçeneğini değerlendirirken, Pentagon’un en üst düzey generali, kritik mühimmat stoklarındaki açıklar ve müttefik desteğinin eksikliğinin operasyon ve ABD personeli açısından ciddi riskler doğuracağı konusunda Başkan Donald Trump ve diğer yetkilileri uyardı.

ABD Genelkurmay Başkanları Komitesi Başkanı Orgeneral Dan Caine’in geçen hafta Beyaz Saray’da Trump ve üst düzey danışmanlarıyla yaptığı toplantıda bu endişelerini dile getirdiği aktarıldı. Kaynaklara göre Caine, ABD’nin İsrail’i savunma ve Ukrayna’ya destek faaliyetleri nedeniyle mühimmat stoklarının önemli ölçüde azaldığını ve İran’a karşı yürütülecek geniş çaplı bir operasyonun bu nedenle zorluklarla karşılaşacağını vurguladı. Caine’in Beyaz Saray’daki söz konusu toplantıda yaptığı değerlendirmeler daha önce kamuoyuna yansımamıştı.

Ayrı olarak, bu ay Pentagon’da gerçekleştirilen toplantılarda da Caine’in olası bir İran operasyonunun ölçeği, doğası gereği karmaşıklığı ve ABD kayıpları ihtimali konusunda kaygılarını dile getirdiği belirtildi. İsmini açıklamayan bir kaynağa göre general, müttefik desteğinin eksikliğinin herhangi bir operasyonu daha da zorlaştıracağını ifade etti.

Caine’in ofisinden yapılan açıklamada, başkanın en üst düzey askeri danışmanı olarak görevi gereği “ABD’nin güvenlik kararlarını alan sivil liderlere çeşitli askeri seçenekler ile bunların ikincil değerlendirmelerini, etkilerini ve risklerini sunduğu” belirtildi. Açıklamada ayrıca Caine’in bu seçenekleri “gizli şekilde” sunduğu kaydedildi.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise Trump’ın “her konuda geniş bir görüş yelpazesini dinlediğini ve ABD ulusal güvenliği için en doğru olanı temel alarak karar verdiğini” söyledi. Kelly, Caine’i “Başkan Trump’ın ulusal güvenlik ekibinin yetenekli ve son derece değerli bir üyesi” olarak tanımladı.

Trump: Yüzde 100 yanlış

Trump, haberin yayımlanmasının ardından sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Caine’in “İran’la savaşa karşı olduğu” yönündeki iddiaların “yüzde 100 yanlış” olduğunu savundu. Trump, generalin İran’la askeri bir çatışma görmek istemeyeceğini ancak böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde “kolay kazanılabilecek bir mücadele olacağı” görüşünde olduğunu belirtti. Ancak Caine’in değerlendirmeleri hakkında Washington Post’a konuşan kaynaklar, Trump’ın iyimser nitelendirmesiyle çelişen bilgiler paylaştı.

Salı günü Beyaz Saray’da yapılan toplantıya Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, CIA Direktörü John Ratcliffe, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Beyaz Saray danışmanı Stephen Miller’ın da katıldığı bildirildi.

Axios tarafından daha önce de aktarılan Caine’in görüşleri, yönetim içinde yüksek güvenilirliğe sahip görülüyor. Bunun nedeni, generalin denetlediği iki büyük operasyonun başarıyla yürütülmesi: yaz aylarında İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırı ve ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kaçırıldığı operasyon. Caine’in görüşmelerine aşina bir kişi, generalin başkanın alacağı her kararı önceki operasyonlarda olduğu gibi destekleyeceğini ve hiçbir seçeneği masadan kaldırmış gibi görünmek istemediğini söyledi.

‘Hamaney’i hedef alacak bir operasyon aylar sürebilir’

İran’a yönelik bir harekâtın ölçeği, Trump’ın hedeflerine bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir.

İran’ın füze programının etkisiz hale getirilmesi, Irak’tan üç kattan daha büyük bir coğrafyada yüzlerce hedefin vurulmasını gerektirebilir. Eski bir savunma yetkilisine göre bu hedefler arasında mobil füze rampaları, ikmal depoları, hava savunma sistemleri ve silahların taşınmasında kullanılan ulaşım ağları yer alabilir.

Trump’ın kamuoyunda dile getirdiği üzere hedef, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i devirmek olursa, hedef listesi komuta-kontrol merkezleri, güvenlik birimleri ve Hamaney’e bağlı kritik binalar dahil binlerce noktaya genişleyecektir. Eski savunma yetkilisine göre böyle bir operasyon haftalar ya da aylar sürebilir, çok daha fazla mühimmat gerektirebilir ve ABD güçlerini daha yoğun misilleme riskiyle karşı karşıya bırakabilir.

“Öngörülemeyen şiddet sarmalını tetikleyebilir”

ABD yönetimi bölgeye büyük bir saldırı gücü konuşlandırdı. Trump, Washington açısından avantajlı koşullarda İran’ın nükleer programını sınırlandıracak bir anlaşmaya zorlamak amacıyla sınırlı bir saldırı seçeneğini de değerlendirdiğini kabul etti.

İran anlaşmaya açık olduğunu belirtse de uranyum zenginleştirme kapasitesini sürdürme gibi konularda anlaşmazlıklar devam ediyor. ABD ve İran müzakerecileri arasındaki görüşmelerin bu hafta Cenevre’de yeniden başlaması planlanıyor.

Görüşmelere aşina bir kaynağa göre bazı ABD’li yetkililer sınırlı bir saldırıya karşı çıkıyor; çünkü bu tür bir adım, bölgede ABD askeri ve diplomatik personeline yönelik İran saldırıları da dahil öngörülemeyen karşılıklı şiddet sarmalını tetikleyebilir.

Sınırlı saldırıyı savunanlar, İran’ın önceki ABD ve İsrail saldırılarına verdiği görece sınırlı tepkilere ve ABD kayıplarını azaltmayı hedefleyen önceden haber verildiği iddia edilen misillemelere dikkat çekiyor. Ancak karşıt görüştekiler, Trump’ın rejim değişikliği olasılığını açıkça tartışmasının ve İran askeri yapısında muhafazakarların güç kazanmasının daha ölümcül bir yanıtı tetikleyebileceğini savunuyor.

Geçen hafta Trump’la bir araya gelen ve “Barış Kurulu” toplantısına katılan bazı bölgesel müttefikler de sınırlı bir saldırının İran’ı müzakere masasından uzaklaştırabileceği endişesini taşıyor.

İran’ın misilleme tehdidi

İran’a yönelik bir saldırı, ABD’nin bölgedeki müttefikleriyle ilişkilerini daha da zorlayabilir. Üst düzey bir Körfez yetkilisi, Arap ülkelerinin Washington’a üslerinin İran’a yönelik bir saldırıda kullanılmasına izin vermeyeceklerini bildirdiklerini söyledi. İran’ın ABD operasyonuna destek veren ülkelere misilleme tehdidi de Washington’un hava sahasını kullanma izni konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Eski bir Pentagon yetkilisi, müttefik desteğinin eksikliğinin görevi ciddi şekilde karmaşıklaştırdığını belirterek, “Araplar hava sahasını açmazsa bunu nasıl yapacağız? Ülke genelinde yüzlerce, belki binlerce hedefi nasıl vuracaksınız?” dedi.

Mühimmat stokları yetersiz

İran’dan fırlatılan balistik füzelere karşı ABD askeri personelinin savunmasında kritik öneme sahip iki mühimmat olan THAAD ve Patriot hava savunma sistemleri bölgedeki son askeri operasyonlarda yoğun şekilde kullanıldı. Patriot füzeleri aynı zamanda Ukrayna’nın en çok talep ettiği sistemler arasında yer alıyor.

Ancak Savunma Demokrasileri Vakfı Askeri ve Siyasi Güç Merkezi Başkan Yardımcısı Ryan Brobst’e göre ABD her yıl bu savunma sistemlerinden yalnızca birkaç yüz adet üretebiliyor ve bu miktar ihtiyaçların oldukça altında.

Donanmanın da standart füzelerinde sınırlı stok bulunuyor. Bölgeye sevk edilen binlerce ABD askerine yönelik riskleri azaltmak için bu füzeler kritik önem taşıyor. Ancak gemiden fırlatılan SM-2, SM-3 ve SM-6 mühimmatları, Kızıldeniz’de İsrail’e mal taşıyan gemileri hedef alan Ensarullah’a (Husiler) karşı ve İsrail’in balistik füzelere karşı korunması sırasında hızla tüketildi.

American Enterprise Institute kıdemli araştırmacısı Mackenzie Eaglen’a göre bu füzelerin karmaşık üretim süreçleri ve kapasite kısıtları nedeniyle her birinin yerine yenisinin üretilmesi iki yıl veya daha uzun sürebiliyor. Eaglen, “Bu sorunun hızlı bir çözümü yok” dedi.

Yakın zamanda Pentagon’dan ayrılan ve Cato Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Katherine Thompson, ABD’nin “eş zamanlı çatışmaları finanse etmeye ve sürdürmeye hazır olmadığını” belirterek İran’la uzun süreli bir çatışmanın “daha yüksek öncelikli çıkarlar açısından ciddi ödünler gerektireceğini” ifade etti.

ABD, bölgedeki personelini ve İsrail hedeflerini korumak için kuvvet takviyesi yaptı ancak tehlikeli bir denge sürüyor. Eski bir savunma yetkilisine göre İran füze envanterini koruduğu sürece ABD ve İsrail güçlerinin ya gelen saldırıları karşılaması ya da İran’ın fırlatma sahalarını geniş çaplı şekilde imha etmesi gerekecek.

Yetkili, “Dinamik bu şekilde” dedi.

Yığınağa rağmen İran geri adım atmıyor

Trump yönetimi değerlendirmelerini sürdürürken, ABD 2003 Irak işgalinden bu yana Batı Asya’ya en büyük askeri yığınağını yaptı. Pazartesi günü ABD, İran destekli Hizbullah’ın çatışmaya dahil olabileceği endişesiyle Lübnan’daki ABD Büyükelçiliği’nden zorunlu olmayan personel ve aile üyelerinin ayrılmasını istedi.

Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, hafta sonu Fox News’e verdiği röportajda, yaklaşan askeri saldırı tehdidine rağmen İran’ın neden ABD taleplerine “boyun eğmediğini” merak ettiğini söyledi. Witkoff, “Bu baskı altında, oradaki deniz ve askeri güç yoğunluğu ortadayken neden bize gelip ‘Nükleer silah istemiyoruz, yapmaya hazır olduğumuz şey şu’ demiyorlar? Onları o noktaya getirmek zor görünüyor” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise sosyal medyada yaptığı açıklamada, “Neden teslim olmadığımızı merak ediyorsunuz? Çünkü biz İranlıyız” yanıtını verdi.

Ortadoğu Haberleri

Makale: Amerika'nın İran Çevresindeki Askerî Yığınağının Gizli Amaçları
Batı Şeria'da sessiz ilhak: Soykırım yön değiştirdi
Husi: Abd, İşgalin Suç Ortağı!