Rafah artık yalnızca bir sınır kenti değil
Tarih boyunca idari olarak Mısır ve Filistin arasında bölünmüş olsa da sosyal açıdan tek bir şehir olarak yaşayan Rafah, bugün bambaşka bir gerçeklikle karşı karşıya. Bir yanda tampon bölge, diğer yanda kapalı sınırlar ve yüz binlerce insanın kaderini belirleyen bir geçiş kapısı…
Mısır tarafındaki mahallelerin yıkılması, Filistin’de kentin büyük ölçüde tahrip edilmesi ve Refah Sınır Kapısı üzerindeki sıkı kontrol, iki yakadaki aileleri, pazarları ve günlük hayatı birbirine bağlayan doğal sürekliliği ortadan kaldırdı.
Gazze’ye yönelik son savaşla birlikte bu dönüşüm daha da sertleşti. Yıllar boyunca Gazze’nin dünyaya açılan tek nefes borusu olan Refah Sınır Kapısı, bugün hastaların, yolcuların ve insani yardımların geçişini sınırlayan bir kontrol aracına dönüştü. Bu durum, zaten çökmekte olan sağlık sistemini daha da ağır bir yük altına soktu.
Parçalanmış aileler, geçiş izni bekleyen hastalar ve kapalı kapılar… Rafah’ta kuşatma ve zorla ayrıştırmanın en yoğun hâli yaşanıyor. Coğrafya bir baskı aracına, sınırlar ise hareket, tedavi ve aile bağları gibi en temel insani hakları kesintiye uğratan birer kopuş hattına dönüşmüş durumda.
Mısır Rafah’ı: Canlı bir kentten tampon bölgeye
Rafah kenti, tarihsel olarak Mısır ve Filistin arasında tek bir sosyal ve kentsel yapıydı. 1906’da Osmanlı Devleti ile Mısır arasında çizilen idari sınır, günlük yaşamı ve toplumsal bağları etkilemedi. Aileler, ticaret ve topraklar iki yakada iç içe yaşamayı sürdürdü.
1967 Savaşı, Gazze’nin işgali ve 1978 Camp David Anlaşması gibi siyasal kırılmalara rağmen, Rafah’taki aile bağları uzun yıllar sınırların ötesinde varlığını korudu.
Asıl kırılma 2014’ten sonra yaşandı. Mısır yönetimi, Sina’da “terörle mücadele” gerekçesiyle Gazze sınırı boyunca 5 kilometre derinliğinde ve 14 kilometre uzunluğunda bir tampon bölge oluşturdu. Bu süreçte binlerce ev ve tarım alanı yıkıldı, Mısır Rafah’ı neredeyse tamamen boşaltıldı.
Böylece kent, tarihsel olarak birleşik olan sosyal dokusundan koparıldı; güvenlik kuşağına dönüştürüldü. Aynı süreçte Gazze ile Sina’yı birbirine bağlayan tünellerin yıkılması, Filistin tarafının dış dünyayla temasını da büyük ölçüde ortadan kaldırdı.
Parçalanan aileler, kapanan sınırlar
“El-Meyadin Net”e konuşan Rafahlı akademisyen Dr. İbrahim Berhum, Filistinli ve Mısırlı ailelerin nasıl zorla ayrıldığını anlatıyor. Berhum’a göre, sınır uzun yıllar boyunca idari bir çizgi olmaktan öteye geçmedi.
Aileler tel örgülerin iki yanında seslenir, bayramları ve acıları paylaşırdı. Cep telefonlarının olmadığı dönemlerde bile coğrafi yakınlık ilişkileri ayakta tutuyordu.
2005’te İsrail’in Gazze’den çekilmesi, Rafah halkı için unutulmaz bir anı oldu. Aileler yıllar sonra ilk kez serbestçe birbirine kavuştu; torunlar dedeleriyle tanıştı, kardeşler yeniden buluştu.
7 Ekim 2023’e kadar Refah Sınır Kapısı bu insani bağı asgari düzeyde de olsa koruyordu. Ancak son savaşla birlikte bu kapı da fiilen kapandı. Berhum, “Kapının kapanması, aile bağlarının yüzde 100 kesilmesi anlamına geliyor” diyor.
Bugün iletişim yalnızca telefon ve ekranlar üzerinden sağlanabiliyor; sarılmak, cenazeye ya da düğüne katılmak artık imkânsız.
Refah Sınır Kapısı: Hayat hattından baskı aracına
Savaş öncesinde Refah Sınır Kapısı, Gazze’nin ana çıkış noktasıydı. Her gün yüzlerce hasta, öğrenci ve yolcu buradan geçebiliyor; ticari ve insani yardımlar sınırlı da olsa ulaşabiliyordu.
Eski bir sınır kapısı yetkilisinin aktardığına göre, savaş öncesi günde yaklaşık 1000 kişi Gazze’den çıkıyor, 500 kişi geri dönüyordu. Ticari geçişler haftada üç gün sürüyor, her gün yaklaşık 300 tır Gazze’ye giriyordu.
Ancak savaş ve kapının işgalinden sonra bu tablo tamamen değişti. Seyahatler neredeyse durdu, ticari geçişler kesildi ve Gazze tam anlamıyla izole edildi.
Kısmi açılış, ağır kısıtlamalar
Refah Sınır Kapısı, 2 Şubat 2026’da yaklaşık iki yıl aradan sonra sınırlı biçimde yeniden açıldı. Ancak açıklanan rakamlar, ihtiyacın çok gerisinde kaldı.
Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre, açılıştan bu yana sadece 36 hasta tahliye edilebildi. Buna karşılık 196 kişi farklı kategorilerde Gazze’den ayrıldı. Kapı kısa süre sonra yeniden kapatıldı.
Dönüş yapanlar, uzun sorgulamalar, aşağılayıcı muameleler ve İsrail denetimi altında yapılan geçişlerden söz ediyor.
“Kapı, göçe zorlamanın bir aracı”
Siyaset yazarı Muhammed el-Ayile’ye göre, Refah Sınır Kapısı artık yalnızca bir geçiş noktası değil; Gazze halkını yıpratma ve göçe zorlama stratejisinin parçası.
Ayile, sınırlı açılışların psikolojik baskı unsuru olarak kullanıldığını, Avrupa’nın rolünün ise siyasi bir örtüden ibaret olduğunu vurguluyor.
Sağlık sistemi enkaz altında
Şifa Hastanesi Müdürü Dr. Muhammed Ebu Selmiye, Gazze’deki sağlık altyapısının yüzde 80’inin yok edildiğini söylüyor. 70 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 170 binden fazla kişi yaralandı. Yaklaşık 20 bin hasta acil olarak Gazze dışına çıkmayı bekliyor.
Bugüne kadar 1300 hasta, sınır kapısının kapalı olması nedeniyle hayatını kaybetti.
Zorla yeniden tanımlanan bir kent
Bugün Rafah, kendi seçimiyle değil, zorla yeniden tanımlanmış bir şehir. Bir yarısı tampon bölgeye dönüştürüldü, diğer yarısı savaş ve yıkım altında. Arada ise açılıp kapanan bir kapı…
Rafah artık yalnızca bir sınır değil; yaşamın, tedavinin, buluşmanın ve ayrılığın kontrol edildiği bir baskı mekânı. Kent, ya yeniden bir hayat köprüsüne dönüşecek ya da kalıcı bir kopuş hattı olarak tarihe geçecek.