İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Washington’a verdiği yanıtta İran’ın “bu kez tüm gücüyle karşılık vermekten çekinmeyeceğini” vurguladı.
Arakçi, “İranlılar sevdiklerini toprağa verirken ve yıkılanları yeniden inşa ederken, ufukta başka bir tehlike beliriyor: diplomasinin nihai çöküşü” dedi. Haziran 2025’te İran’ın gösterdiği itidalin aksine, yeni bir saldırı halinde silahlı kuvvetlerin tüm gücüyle karşılık vereceğini belirtti.
“Bu bir tehdit değil, açıklanması gereken bir gerçek” diyen Arakçi, bir diplomat ve savaş tecrübesi olan biri olarak savaştan nefret ettiğini söyledi. Kapsamlı bir çatışmanın son derece sert ve İsrail ile müttefiklerinin Beyaz Saray’da pazarladığı hayali takvimlerden çok daha uzun süreceğini ifade eden Arakçi, böyle bir savaşın tüm bölgeyi saracağını ve dünya genelinde sıradan insanların hayatını etkileyeceğini belirtti. Bu senaryoyu önlemek için elinden geleni yapacağını da ekledi.
Arakçi, Wall Street Journal’da yayımlanan makalesinde, ülkedeki son gelişmelere ilişkin Batı medyasında dolaşan yalan haberleri çürüttü ve ABD yönetimini bu tür dezenformasyondan uzak durmaya çağırdı.
Medyanın gerçeği etkili biçimde çarpıttığını ve bölgede emsalsiz bir şiddet riskine zemin hazırlayan bir iklim oluşturduğunu belirten Arakçi, “Tercih hakkım olsaydı, bu açık dezenformasyon kampanyasının temel hedefinin şiddet olduğunu söylerdim” dedi.
Arakçi, protestoların başlangıçta barışçıl olduğunu ve İran hükümeti tarafından tanındığını, ancak yabancı ve yerli terör unsurlarının müdahalesiyle aniden şiddete dönüştüğünü söyledi. Bu nedenle “isyancı organizatörler ile teröristler arasındaki iletişimin kesilmesinin kaçınılmaz bir gereklilik” olduğunu vurguladı.
Siyah giyimli, maskeli grupların tüfek ve tabancalarla protestolara sızarak masum göstericilerin hayatını kaybetmesine yol açtığını belirten Arakçi, bazı medya organlarında “büyük İran şehirlerinin düştüğü” yönünde iddialar yayıldığını da hatırlattı.
Diğer bazı haberlerde geniş çaplı silahlı şiddetin sürdüğü ileri sürülürken, Arakçi gerçekte şiddet evresinin 72 saatten uzun sürmediğini ifade etti.
İran polisinin, ateşli silah kullanmadan toplumsal olayları yönetmek üzere eğitildiğini ve donatıldığını söyleyen Arakçi, sahadaki neredeyse tüm polislerin silahsız olduğunu açıkladı.
Buna karşılık Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın “toplu şiddet çıkması halinde müdahaleyi değerlendirdiğini” açıklamasından yalnızca saatler sonra, İran güvenlik güçlerinin eşgüdümlü ve geniş çaplı silahlı saldırılarla karşılaştığını belirtti.
“Polisler ve siviller hedef alındı; polisler vuruldu, yakıldı, hatta bazılarının başı kesildi” diyen Arakçi; toplu taşıma otobüslerinin, hastanelerin, ambulansların, itfaiye merkezlerinin, sağlık altyapısının, büyük mağazaların ve hatta camilerin kasıtlı biçimde tahrip edildiğini söyledi. Bunun amacının can kaybını artırmak ve acil müdahaleyi engellemek olduğunu vurguladı.
Ölenlerin çoğunun polisler ve sıradan siviller olduğunu belirten Arakçi, daha önce Fox News’e verdiği bir röportajı hatırlatarak, “can kaybının yüzlerle ifade edildiğini ve kesin sayının Sağlık Bakanlığı ile hastaneler net rakamlar verebildiğinde açıklanacağını” söyledi.
Son olarak Arakçi, istihbarat ve güvenlik birimlerinin hücreleri dağıtmasının ardından, İran’da internet ve tüm iletişim hizmetlerinin kademeli olarak yeniden devreye alındığını kaydetti.