Mektup, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası bir askeri saldırıda Diego Garcia Üssü ile İngiltere’deki Fairford Hava Üssü’nün kullanılabileceğine dair açıklamalarının ardından iletildi.
İravani mektubunda, “Size ve Güvenlik Konseyi üyelerine, ABD’li yetkililerin güç kullanımına başvurma yönündeki süregelen tehditlerine ilişkin acil dikkat çekmek amacıyla yeniden yazıyorum” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı’nın açıklamalarının “sıradan siyasi söylem” olarak değerlendirilemeyeceğini belirten İravani, bu sözlerin bölgede askeri bir saldırı riskini gerçek anlamda artırdığını ve bunun sonuçlarının “bölge için yıkıcı, uluslararası barış ve güvenlik için ise ciddi bir tehdit” oluşturacağını kaydetti.
İranlı temsilci, bölgesel tablonun “kırılgan” olduğuna işaret ederek, ABD’nin devam eden askeri hareketliliğinin gerilimi tırmandırma ihtimalini artırdığını vurguladı.
Tahran yönetiminin gerilim ya da savaş arayışında olmadığını ve herhangi bir askeri eylemi başlatmayacağını belirten İravani, İran’ın Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını kullanacağını ifade etti. İravani, olası bir çatışmanın tüm “beklenmedik sonuçlarından” ABD’nin “tam ve doğrudan sorumlu” olacağını bildirdi.
Mektupta ayrıca İran’ın BM Şartı ilkelerine ve diplomatik çözüm yollarına bağlılığını yinelediği, Washington ile yürütülen nükleer müzakerelere “yapıcı, ciddi ve iyi niyetli” şekilde katıldığı belirtildi. Tahran, barışçıl nükleer programına ilişkin endişelerin giderilmesi ve kendisine uygulanan “tek taraflı, yasa dışı ve insanlık dışı” yaptırımların tamamen ve doğrulanabilir biçimde kaldırılması talebini yineledi.
İran, “kalıcı ve dengeli bir çözümün” mümkün olduğunu, ancak bunun ABD’nin de aynı ciddiyetle hareket etmesi ve uluslararası hukuka gerçek anlamda saygı göstermesi halinde sağlanabileceğini vurguladı.