Türkiye son birkaç gün içinde Arap ve Arap olmayan halkların dikkatini çekmeyecek belirgin iç bir konuya sahne oldu. ABD'de bulunan Türk dini lider Fethullah Gülen'in Türkiye'ye dönme ihtimalleri hakkında konuşmalar çoğaldı. Gülen 1999'dan bu yana başta şeker hastalığı olmak üzere bazı sağlık sorunlarının tedavisi için ABD'de bulunuyor.
MUHAMMED NUREDDİN /El Şark
Kendisine ait eğitim ve sosyal kurumların incelenmesi amacıyla dışarıya ve beş defa gittiği ABD'ye çokça çıkması Gülen'in adetlerinden. Özellikle de bu okullar ve üniversiteler Avrupa ve ABD'den Asya ve Afrika'ya kadar dünyanın dört bir yanına dağılmış durumda.
Fakat hiç kimse 1999'dan beri ABD'de ikamet etmesinin sebeplerinden birinin de Türkiye'de terörist örgüte liderlik yaptığı suçlamasıyla kendisine karşı açılan yargı davası olduğunu inkar etmiyor. Kendisine karşı davanın açılması 28 Şubat operasyonlarıyla bilinen süreçten sonra gerçekleşti. Türk MGK'nın o tarihte Erbakan hükümetinin İslami eğilimlerine karşı 28 Şubat kararları almıştı ve bu kararlar Cumhurbaşkanı Demirel'in parlamenter çoğunluğa sahip olmamasına rağmen Mesut Yılmaz'ı hükümeti kurmakla görevlendirmesiyle yürüttüğü 'saray darbesi' kanalıyla birkaç ay sonra Erbakan hükümetini devirdi.
GÜLEN TÜRKİYE'YE DÖNECEK Mİ?
Gülen baktı ve kendisinin Erbakan'ın eğilimleriyle buluşmayan başka bir İslami eğilimi temsil etmesine rağmen geleceğinin diğer İslami liderlerinkinden farklı olmayacağını ya hapis ya da baskı olacağını gördü. Birkaç gün önce Türk yargısı kendisine yöneltilen terörist suçlamasında Gülen'in beraatına karar verdi. Üçüncü beraat kararı Türkiye'ye dönüşü önündeki hukuki son engeli kaldıracağı için kesin. Fakat kendisini yönelten soru şu: Gülen Türkiye'ye dönecek mi? Ne zaman ve nasıl? Daha da önemlisi niçin?
Birçokları Gülen'in Türkiye'ye orta vadede döneceğini tahmin ediyor. Yani kendiliğinden dönüşü ABD'de yargıdan kaçmak için değil de tedavi için bulunduğu gerekçesini çürütebilir.
GÜLEN ŞİMDİ DÖNMEMELİ
Sonra Gülen'e yakın birçok isim Gülen'in dönüşü için şartların uygun olmadığı görüşünde. Şöyle ki ordunun AK Parti'ye baskısı ve Anayasa Mahkemesince yasaklanması ihtimali gölgesinde çekişmeler ve siyasi gerginlikler had safhada. Şayet Gülen dönerse dönüşüne onun hoşgörü çağrısı yapan dini ve sosyal lider görüntüsüne zarar verebilecek birçok yorum yapılacaktır.
Fakat Gülen'in AK Parti'nin iktidara gelmesi sürecindeki siyasi tutumları Gülen'in halk tabanının çoğunluğunun oylarını Erdoğan'a verdiği temelinde bu düşünceyi yalanlamaktadır. Çünkü bu taban Erdoğan'ın projesinde İslami ve İslami olmayan şartları, askerin ve aşırılıkçı laiklerin temsil ettiği 'derin devlet' zincirlerinden kurtarma fırsatı gördüler.
Fakat üniversite, okul, hastane ve medya organları imparatorluğuna sahip olan Gülen iç siyasi çekişmelerdeki siyasi nüfuzunu ve etkinliğini genişletirse hiç zararı olmaz. Yalnız sorun burada akımının içine girdiği rolün yapısında saklı. Acaba bu rol Erdoğan akımını desteklemek için mi olur yoksa Erdoğan ve AK Parti'den bağımsız bir düşünce bulmak için mi?
İLGİNÇ TESADÜF
Amerikan dergisi Foreign Policy'inin yaptığı ve Gülen'i dünyada etkili aydınlar listesinin başına koyan anket Türk yargısının Gülen hakkındaki nihai beraat kararının çıkmasıyla aynı zamana denk gelmesiyle birlikte soru işaretleri oluşturdu. Burada ABD'nin büyük Ortadoğu'da pohpohladığı ılımlı İslam'ı Fethullah Gülen'in temsil ettiği, Erdoğan'ın ılımlı İslam'ına ise Erdoğan ile Washington arasındaki dış politikadaki zıtlaşmalar sebebiyle ihtiyaç kalınmayan geçici bir süreç olarak bakıldığını ifade eden sesler çıktı.
GÜLEN'İ DİKKATLİ OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ
Bu söylem, Gülen'in önüne ABD'nin Türkiye ve Türkiye dışında İslam'ın ılımlı ve ılımlı olmayan liderlerini kullanma girişiminin yeni hedefi olmaması yönünde bir sorun koyuyor. Bizler burada Fethullah Hocaya Washington'un ve laik aşırılıkçı güçlerin siyasi sistemi kendi çıkarlarına göre formüle etme, İslami güçleri birbiriyle vuruşturma girişimlerine karşı dikkatli olmaya çağırıyoruz. Bu çatışma Türkiye'nin zayıf, gergin, bölünmüş ve baskılara uygun kalması dışında bir şeye hizmet etmez. Top şimdi hocanın sahasında. Acaba ne yapacak?
Katar gazetesi El Şark, 29 Haziran 2008, Arapça'dan çeviri: Halil Çelik halil.celik1975@hotmail.com