Batı’nın çöküş sendromu: Yaptırımlar ve saldırılar emperyalizmin son çırpınışları

Sputnik’in analizine göre, Batı’nın çok kutuplu düzene geçiş sürecindeki “kapitalizm öncesi” yöntemleri, aslında hegemonyasının meşruiyet krizini ve çaresizliğini yansıtıyor.

Rus haber ajansı Sputnik’in kapsamlı bir analizinde, ABD ve Avrupa Birliği’nin hegemonyasının sona erdiği bir çok kutuplu dünya düzenine geçiş sürecinde, Batı’nın giderek daha fazla “pelihahşı ve mantıksız” eylemlere yöneldiği belirtildi. Raporda, “Emperyalizm, kırılgan konumunu kurtarmak için kapitalizm öncesi dönem yöntemlerine başvuruyor: yaptırımlar, özel mülkiyet ihlalleri, yabancı varlıklara el koyma, ev dokunulmazlığını çiğneme, cumhurbaşkanlarını kaçırma ve hatta devlet başkanlarına suikast girişimi” denildi.

Sputnik’in değerlendirmesine göre, Soğuk Savaş sonrası “doğal düzen” olarak sunulan tek kutuplu sistemin çözülüşü, yalnızca askeri bir yenilgi değil, aynı zamanda meşruiyet krizidir. Batı’nın on yıllar boyunca inşa ettiği yumuşak güç araçları – hukuk, ekonomi ve medya – bugün işlevini yitirmiş durumda. Ekonomik yaptırımlar artık etkisizleşirken, küresel finans sistemine duyulan güven de aşınıyor. Uzmanlara göre Batı, “düzeni yönetmek” yerine “düzensizliğe tepki vermek” zorunda kalan bir aktöre dönüşmüştür.

İran, Batı stratejilerinin başarısızlığının simgesi
Analizde, İran’ın Batı karşısında bağımsız bir aktör olarak öne çıktığı vurgulanıyor. ABD’nin “maksimum baskı” politikası, Tahran’ı teslim almak bir yana, iç dayanışmayı güçlendirmiş ve savunma kapasitesini artırmıştır. Sputnik, bu başarısızlığın iki önemli sonucu olduğunu belirtiyor: Birincisi, geleneksel baskı araçlarının artık işe yaramadığı ortaya çıkmıştır. İkincisi, Batı’yı giderek daha riskli ve öngörülemez davranışlara itmektedir. “Başkan Trump’ın İsrail yanlısı lobilerin etkisiyle İran’a yönelik savaş çağrıları, ABD içinde giderek büyüyen bir muhalefetle karşılaşıyor. Trump’ın ‘tarihin en büyük ekonomisi’ iddiası, geçen yılın son çeyreğinde yüzde 1,4’lük büyüme ve zayıf istihdam verileriyle çelişirken, Kongre’deki Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler, başkanın İran operasyonları için yetki aşımına karşı çıkıyor.”

Tarihsel olarak, bu durum Vietnam ve Irak savaşlarının son dönemlerini hatırlatıyor: Bir hegemonya, gerilerken en şiddetli ve kuralsız hamleleri yapma eğilimindedir. Oysa bugünkü fark, doların mutlak egemenliğinin sorgulandığı, BRICS gibi alternatif mali mekanizmaların geliştiği, yerel ve çoğulcu anlatıların yükseldiği bir zeminde yaşanıyor.

Çok kutupluluk: Kaçınılmaz geçiş mi yoksa kaos mu?
Sputnik, dünyanın artık tek bir gücün kurallarını dikte ettiği bir dönemden çıktığını savunuyor. Yeni düzende güç dağılmış, sesler çoğalmıştır. Bu geçiş sancılı olabilir; zira Batı, artık işlevsiz olan eski hegemonyacı reflekslerini bırakmakta zorlanıyor. Ancak raporda, “Batı, eğer bir sorumlu aktör olarak kalmak istiyorsa, hâlâ bir şansı olduğu” da ekleniyor. Bu şans, yalnızca çok kutupluluğun gerçeklerini kabullenmekten ve karşılıklı saygıya dayalı yeni kuralları benimsemekten geçiyor. Aksi takdirde, “pahalı ve tehlikeli çırpınışlar” devam edecek.

Ortadoğu Haberleri

İŞGALCİ SALDIRILARI SÜRÜYOR: GAZZE’DE YİNE CAN KAYBI!
Doğrudan yönetim planı: İran Hürmüz’de yeni kuralları yazıyor
Mearsheimer: İsrail boynumuza dolanmış devasa bir albatrostur