• BIST 108.489
  • Altın 151,105
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Konya 15 °C
  • Antalya 21 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Erzurum 8 °C
  • İzmir 20 °C
  • Rize 17 °C

Sizin adınızı verelim yeni doğan kız çocuklarımıza!

Mehmet GÖKTAŞ

Bir ülkede yeni doğan çocuklara en çok hangi isimlerin verildiği, o ülkenin nereye doğru gittiğinin en önemli göstergelerinden birisidir. Siz bu isimlere bakarak bu ülke insanı için en ideal kişilerin kimler olduğunu hemen anlarsınız.

Müslümanlar olarak yeni doğan kız çocuklarımıza adını vereceğimiz bayan önderlere öylesine ihtiyacımız var ki.
Dostlarımız "Hocam, bir kızımız oldu, adını ne koyalım?" diye sorduklarında kendi kendime, keşke bugün yaşamakta olan öncü bayanlarımız olsaydı da onların adını verselerdi, hatta bize sormaya hiç gerek bile duymasalardı derim.
İslami duyarlılığa sahip kişiler olarak, dikkat ediyorsanız genellikle asrı saadette yaşamış ideal bayanlarımızın isimlerini veriyoruz kızlarımıza; Fatıma, Ayşe, Hatice, Sümeyye, Sümeyra... Veyahut da annelerimizin, kayınvalidelerimizin isimlerini.
Çıplaklığın başını alıp gittiği, tecavüzlerin, tecavüzcülere nasıl bir ceza verilmesi gerektiğinin tartışıldığı, kokuşmuş bir hayat tarzının ekranlardan gerçek hayatın içine taştığı şu günlerde kurtuluşun tek adresi, ideal Müslüman bayanların kendilerini göstermeleridir.

Unutmayalım ki, bizlere dayatılan bu laik rejimin en büyük sütunu, en önemli kırmızı çizgisi çıplaklıktır, kadın cinselliğinin öne çıkarılmasıdır. Her ne kadar yazılı olarak belirtilmese de, laiklik denilince akla ilk gelen, laiklikle özdeşleşen şey çıplaklıktır, örtüsüzlüktür.
Laikliğin diğer yönlerine dokunabilirsiniz, fakat çıplaklığa asla dokunamazsınız.
Onun için Başbakan ve diğer yetkililer ikide bir:
"Söyleyin, sekiz yıldan bu yana biz kimin hayat tarzına karışmışız, biz kimin giyimine kuşamına müdahale etmişiz, her türlü hayat tarzının garantisi biziz..."diyerek karanlıkta oturan ve homurdanıp duran laik devlere güvence vermektedir.
Nasıl ki laiklik denilince akla çıplaklık geliyorsa, İslam denilince de bugün akla ilk gelen şey örtüdür, tesettürdür. İslam'ın ve laikliğin resimlerini çizin denilse, işte resim budur.
Yani demek istiyoruz ki, önümüzdeki bütün zaman dilimlerinde İslam'ın karşısına dikilecek olan ne Hıristiyanlıktır, ne Yahudiliktir, ne Budizm'dir, ne komünizmdir, ne sosyalizmdir. İslam'ın karşısına dikilecek olan terbiyesizliktir, hayâsızlıktır, nikahsızlıktır.
Defalarca tekrarladığım gibi, tarihin hiçbir döneminde İslamiyet bayanlarla bu kadar temsil edilmemiştir.
Elhamdülillah, erkeklerle kıyasladığımızda bugünkü İslami hareketler içerisinde çoğunluğu bayanlarımız oluşturmaktadır.
İslam adına düzenlenen etkinliklerde bayanların her zaman erkeklerden daha fazla olduğu herkesçe bilinmektedir, düne göre bayanlarımızın bugün yoğun bir ilim çalışması içinde olduklarına da herkes şahittir..
Fakat bütün bunlar asla yeterli değildir. Sadece ev işlerinden arta kalan vakitlerini değil, mesaisinin tamamını Allah yoluna verecek bayanlara ihtiyaç vardır.
Şu husus artık iyice anlaşılmıştır ki, Allah'ın dinini hayata hakim kılmak için cumartesi öğleden sonraları yetmiyor, haftada bir akşamımızı vermek yetmiyor, yılda bir kermes düzenlemek yetmiyor.
Manevi buhranlar içerisinde yüzen kitleleri doyurabilmek için "Elemtera"dan aşağısı yetmiyor, "Vedduha'dan aşağısının tefsirini tekrarlayıp durmak yetmiyor.
Bugünün ticari deyimiyle söyleyelim, kendimizi Full Time bu davaya vermeliyiz, en azından bazılarımız böyle yapmalıdır.

Hanım kardeşlerimize sesleniyorum:
Geliniz, öyle ideal Müslümanlar olunuz ki, yeni doğan kız çocuklarımıza sizin isminizi verelim.
Sizin mahallenizdeki, sizin sokağınızdaki, sizin binanızdaki küçük kız çocukları sizi gördüklerinde:
"Ben de büyüyünce kesinlikle bu abla gibi olacağım" demelidirler.
Öyle bir tesettürünüz olsun ki, sizi gören küçük kız çocukları
"Ben de büyüyünce, hatta büyümeden, şimdi bu abla gibi giyineceğim" demelidirler.
"Büyüyünce ben de bu abla gibi yaşayacağım, bu abla gibi sohbet edeceğim, bu abla gibi ilim sahibi olacağım" demelidirler.
Çevrenizdekiler size özenmelidirler, siz onlar için en ideal ablalar olmalısınız.
Bundan da önemlisi, sadece yakın çevrenizdeki küçük kız çocukları değil, daha geniş bir çevre, orta ve yüksek öğrenim gören bütün bayanlar için ideal kişiler olmalısınız. Allah'ın izniyle bu hiç de zor bir şey değildir.

 

 

DOĞRUHABERGAZETESİ

Bu yazı toplam 3699 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim