• BIST 90.186
  • Altın 233,182
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • Ankara 23 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Konya 23 °C
  • Antalya 27 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Erzurum 18 °C
  • İzmir 28 °C
  • Rize 23 °C

"Ne Oyun Kurması, Top Toplayıcı Bile Değiliz"

"Ne Oyun Kurması, Top Toplayıcı Bile Değiliz"
"Ne oyun kurması, top toplayıcı bile değiliz; Türkiye'yi ne Amerika, ne Rusya ciddiye alıyor"

Sözcü yazarı Can Ataklı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile peş peşe gerçekleştirdiği görüşmelerle ilgili olarak "Türkiye oyun kuran ülke konumunda falan değil. Ne Amerika'nın ne Rusya'nın ciddiye aldığı yok. Kimse kızmasın ama biz şu anda top toplayıcı konumunda bile değiliz. Kimsenin bize bir şey sorduğu yok. Bize tebligat yapılıyor" dedi. Ataklı, sözlerinin devamında "Muhtemelen Trump'tan sonra Putin de istekleri sıraladı ve gitti" ifadesini kullandı.

Ataklı, şunları kaydetti:

"Amerika'ya giderken Trump'a kafa tutulacak gibi yapıldı ama görüşmelerin sonunda en küçük bir taviz alamadığımız halde 11 milyar dolarlık uçak anlaşması imzaladık. Putin'le görüşmede de ekonomik ilişkilerin artmasını isteyecektik güya ama Putin nükleer santralı gündeme getirerek 'elinizi çabuk tutun biraz' dedi."

Can Ataklı'nın "Ne oyun kurması top toplayıcı bile değiliz" başlığıyla yayımlanan (30 Eylül 2017) yazısı şöyle:

Amerika başkanı ile görüşmeden sonra bu kez Putin Türkiye'ye geldi ve AKP Genel Başkanı ile görüştü. Bize yapılan açıklamalara göre “her konuda fikir birliği” içindeyiz. Suriye ve Irak'ta toprak bütünlüğünden yanayız. Suriye'de savaşın artık bitmekte olduğunu görüyoruz.


Putin- Erdoğan görüşmesinden sonra bunlar açıklandı. Yersek tabii. Rusya'nın başkanı birkaç saatliğine Türkiye'ye geliyor. Görüşmeden sonra “sade suya tirit resmi açıklamalar” dışında hiçbir şey söylenmiyor. Gazetecilere soru bile sordurulmuyor. Sonra “çok olumlu görüşmeler yapıldı” sözüne inanmamız isteniyor.
Bir kere Türkiye ne zamandan beri Rusya'nın anladığı anlamda “Suriye'nin toprak bütünlüğünden” yana bir tavır içinde. Bizim resmi politikamız “Cani Esad gidene kadar savaş” değil mi? Bu nedenle Esad'a karşı savaşanlarla omuz omuza çarpışmıyor muyuz? Sırf Esad gidecek sandığımız için 3 milyonun üzerinde Suriyeli Türkiye'de keyif çatarken bizim aslan gibi yiğitlerimiz Suriye'de şehit olmuyor mu?
Rusya Suriye'nin toprak bütünlüğü derken Esad'ın başta oturduğu, muhalefetin tamamen sindirildiği bir Suriye'den söz ediyor. Hatta bunun ötesinde Suriye'nin yeni anayasasının bazı özerk bölgelere izin verecek biçimde olmasını öneriyor ki bu da kuzeyde Kürt bölgelerinin olmasına olanak tanıyor.
Bu konuda mı Rusya ile fikir birliği içindeyiz? AKP Genel Başkanı Putin'le hangi zeminde anlaştığını açıklamalıdır.
Putin'in Irak konusundaki fikrini de tam bilmiyoruz. Orada sözü edilen “toprak bütünlüğünden” kastedilen nedir acaba? Yandaş medyamız Erdoğan'ın “Irak'ın toprak bütünlüğü için aynı fikirdeyiz” sözlerinin üzerine balıklama atlarken Rusya'nın bağımsızlık referandumuna karşı çıktığını sanıyor. Rusya Barzani'ye destek vermedi ama etkili biçimde de karşı çıkmadı. Her ülkenin yaptığı gibi referandumu “ihtiyatla” karşıladığını bildirdi. Yani önümüzdeki günlerin koşullarına göre tavrını yeniden belirleyecek. Türkiye ise bu konudaki en şahin ülke ama elinden gelen de yaptığı şantaj ve tehditleri yerine getirecek güç ve cesaret de yok.
Saray ve iktidar çevreleri Amerika ve Rusya ile yapılan “zorunlu” görüşmeleri sanki kendi başarılarıymış gibi göstererek “Dünyanın oyun kurucu ülkelerinden” biri olduğumuzu iddia ediyor. Aslında tam olarak kastedilen Erdoğan. O öyle bir lider ki dünyaya da ayar veriyor ve oyun kurucuların başında oturuyor. Oysa gerçekleri görelim. Türkiye oyun kuran ülke konumunda falan değil. Ne Amerika'nın ne Rusya'nın ciddiye aldığı yok. Kimse kızmasın ama biz şu anda top toplayıcı konumunda bile değiliz. Kimsenin bize bir şey sorduğu yok. Bize tebligat yapılıyor. Muhtemelen Trump'tan sonra Putin de istekleri sıraladı ve gitti. Amerika'ya giderken Trump'a kafa tutulacak gibi yapıldı ama görüşmelerin sonunda en küçük bir taviz alamadığımız halde 11 milyar dolarlık uçak anlaşması imzaladık. Putin'le görüşmede de ekonomik ilişkilerin artmasını isteyecektik güya ama Putin nükleer santralı gündeme getirerek “elinizi çabuk tutun biraz” dedi. Bizimkiler de çaresiz “Turist sayımızı 11 kat artırdık” söylemine sarıldı. Tabii bu 11 kat artış neye göre o da belli değil. Kaça düşmüştü de 11 kat arttı acaba? Uluslar arası ilişkilerde hiç bu kadar dökülmemiştik, hiç bu kadar aciz ve gururu kırılan ülke olmamıştık. Bir de bunu “devlet böyle yönetilir, bazen iyi olursunuz bazen kötü” diye anlatmıyorlar mı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bedelli Askerlikte Önemli Gelişme18 Ağustos 2018 Cumartesi 20:42
  • Erdoğan: Meydan Okuyoruz18 Ağustos 2018 Cumartesi 14:29
  • BDDK'dan Yeni Hamle17 Ağustos 2018 Cuma 20:05
  • Irak, TSK’nın Sincan'daki Operasyonunu Kınadı17 Ağustos 2018 Cuma 19:50
  • Trump: Bu İŞ Bitmedi17 Ağustos 2018 Cuma 19:08
  • MB'dan Dolar Tahmini17 Ağustos 2018 Cuma 18:56
  • Rahip Brunson Davasında Yeni Gelişme17 Ağustos 2018 Cuma 18:54
  • Sanayi Bakanlığı'ndan 16 Maddelik Bayram Paketi17 Ağustos 2018 Cuma 14:00
  • Son dakika... Çin'den Türkiye'ye Destek!17 Ağustos 2018 Cuma 13:36
  • Bedelli Askerlik İçin Rekor Başvuru17 Ağustos 2018 Cuma 13:32
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim