Dr. Yusuf Rezka
Filistin halkı 14 Aralık 2010 Salı günü İslami Direniş Hareketi (Hamas)'ın kuruluşunun ve aynı zamanda "taş intifâdası"nın başlangıcının yıldönümünü kutladı. Yıldönümü kutlamaları, kararlılığı yenilemek ve verilen ahit üzere olunduğunun ilanı için siyasi ve sosyal bir fırsattır. Burada kastedilen ahit, şehitlerin ve direnişin ahdidir. Esirlerin ve milislerce kaçırılanların ahdidir. Yaralıların ve engellilerin ahdidir. Onlar, Hamas'ın kuruluşunu da, intifadayı da kanlarıyla suladılar. Bu uğurda hayatlarını ve sağlıklarını feda ettiler. Bizim ve İslam'ın adına Allah onları her türlü hayırla mükafatlandırsın.
1987 yılından 14 Aralık 2010'a yirmi üç yıl kişilerin hayatında uzun bir dönemdir. Fakat çatışmaların, devletlerin ve uygarlıkların ömründe uzun bir dönem değildir. Yirmi üç yıl boyunca halk çok büyük fedakarlıklarda bulundu. Özgürlük, bağımsızlık, geleceğini belirlemek ve devlet kurmak için çeşitli cephelerde mücadele etti ve direndi.
Yüce bir halk, düşmanlıkta ve acımasızlıkta emperyalizmin en çetinine karşı direniyor. Halkı teslim olmaya zorlamak için direnişini yok etmek üzere şeytanla işbirliği yapmış gaspçı bir Siyonist harekete karşı mücadele ediyor.
Dini ve dindarları seven, vatanseverliği ve vatanseverleri bilen, herkese saygı duyan ve herkese sabreden, takip edip gözeten, yaklaştırıp kolaylaştıran, iyileri destekleyip kötüleri terk eden, kendi yarasını kendisi saran ve yoluna devam eden yüce bir halk... Yüce amacına ve büyük hedeflerine doğru ilerlemeye devam ediyor. Liderlerinin geri çekmesi dışında hiç geri adım atmadı, geride kalmadı ve yavaşlamadı. Kararlarında, bakışında ve eyleminde daima liderliğinden önde oldu. O, hiç şüphesiz daha iyi bir liderliği ve daha yararlı seçenekleri hak eden bir halktır.
Hamas'ı seven ve ona biat eden, sözünün doğruluğundan önce yaptıklarının doğruluğunu gören ve bu nedenle onu parlamentoda ve hükümette yönetim koltuğuna oturtan yüce bir halk... Hamas'ı denedi ve onu sağlam buldu. Kolayca kırılmayacağını, hakları ve sabiteleri bir anne şefkatiyle kucakladığını gördü. Ne "İsrail"i tanıma, ne de mültecilerin haklarından taviz... Ne topraklar ve kutsal değerler üzerine pazarlık, ne de dinde alçalma... Ya zafer veya şehadet...
Yirmi üç yıldır bir yandan halk inşa ederken diğer yandan düşmanlar yıkıyor. Arap rejimleri ise aciz bir şekilde seyrediyor. Halklar galeyan içinde dalgalanıyor ve onlardan cihat kapısını açmalarını istiyor. Ablukayı kırmalarını ve Kudüs'e doğru seferberlik ilan etmelerini istiyor.
"Ey Müslümanlar! Kudüs için kim var?" diye soran bir halk... "Din için kim var? Topraklar için kim var? Namus için kim var?" Bu ses ufuklarda yankılanıyor ve karşısında cevap olarak intifâdadan ve yola çıkıştan başka bir cevap bulamıyor. Hamas'ın yola çıkışı ümmeti diriltti. Mescid-i Aksa ancak ümmet ile özgürlüğüne kavuşacak. Hamas'ın kuruluşu, Oslo ve Tel Aviv yönüne doğru sapan pusulayı düzeltti. Onu yeniden Müslümanların ilk kıblesine, İsra'ya şahit olan Kudüs'e yöneltti. Yönetim cihad kapısını kapatıp zillete razı olduktan sonra Hamas'ın kuruluşuyla cihad kapısı yeniden açıldı.
Taş intifâdası, bir halkın ve ümmetin yola çıkışıdır. Hakların ve sabitelerin yola çıkışıdır. Hayır ve bereketin yola çıkışıdır. Liderliğin ve fedakarlığın yola çıkışıdır. Bir halkın işgalciye, zalime, kötüye, işbirlikçiye, ilkeleri ve sloganları satanlara karşı harekete geçişidir. Yüce bir halkın sömürgeciliğe ve Yahudi yerleşim birimi inşasına, bozgunculuğa ve bozgunculuk çıkaranlara; Tel Aviv'de, Washington'da, dünyadaki diğer baskı ve silah başkentlerine karşı başkaldırısıdır.
Bu, modern dünyadaki son işgale; "İsrail"e, Siyonizm'e ve uşaklarına karşı diri bir ümmetin yola çıkışıdır. Dine sarıldığı, sabiteleri koruduğu ve sadece Allah'ın rızasını dilediği sürece de Allah'ın izniyle ve yardımıyla varmak istediği hedefe ulaşacaktır.
FİEM