Umman Dışişleri Bakanı: İran'ı düşman görmek bölge ülkelerinin asıl yanlışıydı

Umman Sultanlığı Dışişleri Bakanı Bedir El-Busaidi, İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi Girton Koleji'nde bir konferans verdi.

“Körfez'de Kapsayıcı Güvenlik” başlığını taşıyan konferansta Busaidi’nin İran İslam Cumhuriyeti ve bölgedeki güvenlik mimarisiyle ilgili yaptığı değerlendirmeler dikkat çekti. Busaidi'nin açıklamaları Mekke İttifakı ülkelerinin (Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan) pazartesi günü Tahran'a yaptığı ziyaret ve Irak'ın Körfez ülkeleriyle İran'ı bir araya getirmeyi hedefleyen bir toplantı düzenleme çabalarıyla eş zamanlı ortaya çıktı.

İran Tehdit Değil

Busaidi İran’ın tehdit olarak algılanmasının Körfez’de meydana getirdiği yanılsamaları şu şekilde ifade etti:

“İran dışlandı. Sadece dışlanmakla kalmadı. Daha da kötüsü, bölgesel güvenliğin, kendisine karşı organize edilmesi gereken bir tehdit olarak konumlandırıldı. Körfez'in sekiz devleti arasında istikrarlı ilişkileri sürdürmek üzere tasarlanmış gerçek bir güvenlik yapısı yerine, İran ile Körfez'in Arap devletleri arasında bir tür temel bölgesel düşmanlık olduğu yönündeki tamamen yanlış bir algı üzerine inşa edilmiş istikrarsız bir bölgesel sistem ortaya çıktı.”

Busaidi “Gerçekte böyle bir temel düşmanlık söz konusu değildir.” diyerek şöyle devam etti:

“Elbette sorunlar var. Ancak apaçık gerçek şu ki Araplar ve Farslar yüzyıllardır Körfez etrafında barış içinde yaşamışlardır. Mesele İran'a dost ya da düşman olmanız meselesi değildir. Bugün biz konuşurken İran bir gerçektir. 93 milyon nüfusa, 3.000 yıllık bir tarihe sahiptir ve Körfez kıyı şeridinin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. Bunu dikkate almayan ve onları dahil etmeyen herhangi bir Körfez güvenlik mimarisi doğası gereği istikrarsızdır. Bu mimari yapısal olarak çürüktür ve son olaylar, bu yanlış düşmanlık ve dışlanma algısına izin vermenin korkunç bedelini gözler önüne sermektedir.”

Yeni Güvenlik Mimarisine Doğru

Busaidi, bölgedeki bu gerçekliği merkeze alarak bir güvenlik mimairisi inşa etmenin dış güçleri ikna etmeye ihtiyacının olmadığını şu sözlerle vurguladı:

“Açıkça ifade edeyim. Bu konuda bölge dışındaki dost ve müttefikleri ikna etmeye bile gerek yoktur. Elbette ikna etmek faydalı olurdu. Ancak bu durum çok da elzem değildir. Çünkü asıl mesele çözümün bölge dışındaki dost ve müttefiklere bağlı olmamasıdır. Yeni bir bölgesel güvenlik yapısı tasarlama, geliştirme ve uygulama sorumluluğunu nihayetinde taşıyanlar Körfez'deki bizleriz.”

Orta Doğu’daki güvenlik mimarisinin geleceğine ilişkin projeksiyon çizen Busaidi, diyalog kavramına vurgu yaparak şu değerlendirmelerde bulundu:

“İnanıyorum ki artık sadece başkalarını suçlamanın hiçbir anlam ifade etmediği bir zamana geldik. Körfez güvenliği konusunda yeni bir bölgesel diyalog başlatmalıyız ve bunu, acilen bir alternatif bulmamız gereken bağımlılık ve dışlanma modelini etkili bir şekilde pekiştirecek başka çözümler bölgeye dayatılmadan önce yapmalıyız. Bunun yerine ihtiyaç duyulan şey, söylediğim gibi, sekiz Körfez kıyıdaş devletinin tamamını içeren yeni ve kapsayıcı bir çerçevedir.”

İslami Analiz

Ortadoğu Haberleri