Bugün 08.12.2007… Annapolis konferansının bir hafta sonrası ve İslami Direniş Hareketi Hamas'ın resmi kuruluşunun 20.yılının bir hafta öncesi.
Hamas'ın resmi sözcüsü ve hareketin önde gelen liderlerinden Sami Ebu Zuhri ile Annapolis konferansı ve sonrasında İsrail'in artırdığı şiddeti, Batı Şeria'da yaşananları, İsrail'in barış anlaşmaları karşısındaki tavrını, el-Fetih hareketi ile diyalog girişimlerini ve Türkiye'den beklentilerini konuştuk.
İsra Haber Genel Koordinatörü Nureddin Şirin ve İsra Haber Yayın Yönetmeni İsa Eren tarafından yapılan bu röportajı sunuyoruz.
İsra Haber: Doktor Ebu Zuhri, Annapolis konferansında Olmert kendi halkının temennilerini dile getirirken Abbas bundan sakındı. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ebu Zuhri: Bizler Hamas hareketi olarak Abbas'ın Annapolis'deki konuşmasını üzüntüyle karşıladık. Çünkü o, Filistin halkının çektiği sıkıntıları görmezlikten geldi. İşgalcilerin uyguladığı Filistin halkını öldüren ambargoyu bile gündeme getirmedi.
Abbas, bunun tam aksine Batı Şeria'daki direnişin tasfiye edilmesine dair niyetini ortaya koydu. Filistin direnişini terörizm olarak niteledi. Bu niteleme gerçekten çok tehlikeliydi.
Ehud Olmert, kendi halkının duygularını, dileklerini dile getirdi. Abbas ise kendi halkının duygularını Annapolis'de sunmadı. Bu da İsrail ile Filistin Yönetimi'nin özellikle de direnişe karşı güvenlik düzeyinde yakın ilişkilerini göstermektedir. Yine bu hazin durum, Filistin Yönetimine bağlı güvenlik güçleri ve İsrail'in direnişe baskı yapma hususunda bir organizasyon içinde olduklarını göstermektedir.
Batı Şeria'da günlük olarak Filistinliler tutuklanıyor. Her gece en az 10 Filistinli güvenlik güçlerince tutuklanıyor. Direnişle yakın irtibatları oldukları gerekçesi ile Filistinliler soruşturmadan geçiriliyor.
Annapolis konferansından birkaç gün önce de el-Ayn mülteci kampında güvenlik güçleri, Halk Cephesinin Ebu Ali Mustafa tugayına mensup direnişçileri kuşatma altına almıştı.
İsra Haber: Batı Şeria'da Hamas'ın maruz kaldığı bu zulüm ne zamana kadar devam edecek? Bir patlamanın olmasını bekliyor musunuz?
Ebu Zuhri: Hamas ve bağlıları, Batı Şeria'da aleyhlerinde yapılanları hak etmemektedir. Batı Şeria'da yaşananları Amerika yönetimi idare etmekte, buna işgalciler ve Filistin yönetimi de katılmaktadır.
Filistin yönetimine de bu durumun patlamaya sebep olmaması için daima çağrıda bulunuyor, bu seviyeye gelinmemesini uyarıyoruz.
Fakat bizler, şuanda kendimize hakim olmaya çalışıyor, durumun düzelmesi için onlara fırsat vermekteyiz.
İsra Haber: Zulme uğrayan herkesin kendisini savunma hakkı vardır. Bu hakkınızı şuana kadar kullanmadınız.
Elbette halkın kendisini savunma hakkı vardır. Fakat bizler kendimize hakim olmayı tercih ediyoruz. Bu saldırıların, Filistin halkına zarar verecek, patlamaya sebep olacak seviyeye ulaşmamasını arzu ediyoruz.
Hamas olarak düşmanın sadece işgalciler olduğunu düşünüyoruz. Bizlerin silahı işgalcilere çevrilmiştir. Filistin halkından da sadece işgalcileri hedef almalarını istiyoruz.
İsra Haber: İsrail'in son günlerde şiddetini artıran saldırılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ebu Zuhri: Özellikle Annapolis sonrasında Gazze'nin havadan hedef alınması, saldırıların şiddetinin artırılmasının tek açıklaması olabilir. Bu da Annapolis'de alınan kararların uygulanmasıdır.
İşgal, bu saldırılarıyla Hamas'ı zayıflatmak ve Filistin direnişinin iradesini kırmayı hedeflemektedir. Fakat bizler, bu hedeflerin başarısızlıkla sonuçlanacağından eminiz. Çünkü Filistin direnişi, kültür sahibidir. Direnişin kültürü, Filistin'in halkının kültürüdür. Filistin halkının kültürü ise İslam ümmetinin kültürüdür. Bu kültür, bazı kişilerin hayatlarını kaybetmesiyle son bulmaz.
Filistin halkı, her türlü işgale karşı direnişine sıkı sıkıya bağlı kalmıştır ve kalacaktır da. Filistin halkı, işgalcileri direnişiyle karşılayacaktır.
İsra Haber: Barış konferansı olduğu iddia edilen Annapolis konferansının üzerinden bir hafta geçmeden İsrail, 300 evi kapsayacak yeni yerleşim merkezi planını açıkladı. Bunun üzerine de Abbas, ABD Başkanı Bush'a mektup göndererek, İsrail'e baskı yapmasını istedi.
Ebu Zuhri: Amerika bu tartışmalarda tarafsız ve dürüst değildir. Amerika, İsrail terörünü desteklemektedir.
İsrail'in Kudüs şehrinin çevresinde 300 evden oluşan yeni yerleşim merkezi inşa etme kararı alması ise Annapolis konferansının başarısız olacağını gösteren yeni bir delildir. Yine aynı zamanda İsrail'in hiçbir barış anlaşmasına dinlemeyeceğinin ve , ilişkileri normalleştirme girişimlerinin başarısız olduğunun da yeni bir delilidir. Yeni yerleşim planı ayrıca, Abbas'a ilişkileri normalleştirme görüşmelerini ve sadece birer kuruntudan ibaret olan müzakereleri durdurması gerektiğini gösteren bir mesajdır.
Annapolis İslam ve Arap halklarına karşı büyük bir aldatmacadır.
İslam ümmetinin, İsrail işgaline karşı meşru olan direniş etrafında birleşmesi gerekmektedir. Bunun dışında başka bir yol yoktur. Çünkü İsrail, Filistinlilerin hiçbir hakkını kabul etmeye hazır değildir.
İsra Haber: Bugünlerde Gazze, şiddetli bir ambargo içerisinde yaşıyor. Her gün bir Filistinli hayatını kaybediyor.
Ebu Zuhri: Evet, Gazze'ye yönelik ambargo devam ediyor. Bu, İsrail'in işlediği büyük bir suçtur. Bu suça Filistin yönetimi de ortak olmaktadır. Çünkü başkan Abbas, Gazze'deki ambargonun devam etmesini teşvik etmiştir.
Yaklaşık olarak 30 hasta ilaç yetersizliği ve tedavi imkanlarının kısıtlılığından dolayı hayatlarını kaybetti. 300 civarındaki hastanın durumu ise şuan gerçekten de çok kritik. Tedavi için Filistin dışına çıkamadıkları için ölümle yüz yüzeler.
1500 civarındaki hastanın da dışarıda tedavi görmesi gerekiyor. Fakat, kapılar kapalı olduğu için çıkamıyorlar.
Bütün bunlar, Filistinlinin yaşantısını zorlaştırıyor. Fakat Filistin halkı her zaman sıkıntılarına tahammül etmeyi başarabilmiştir. Bu ambargonun hedefi de Filistin halkının haklarından ve ilkelerinden vazgeçmesi için başlatılmış bir girişimdir.
İsra Haber: el-Fetih hareketi ile uzun zamandır başlatılamayan diyalog konusunda bir gelişme var mı? Bazı kaynaklar, Hamas ve el-Fetih liderlerinin gizlice görüştüklerini iddia etmekteler.
Ebu Zuhri: Diyalog konusunda gizli dahil herhangi bir gelişme yok. Hamas, diyalogun başlatılması düşüncesine sıkı sıkıya bağlıdır. Üzüntüyle söylüyorum ki el-Fetih ve Filistin Yönetimi uzattığımız diyalog elini her zaman reddetmektedir.
Hamas'ın önüne diyalogun başlaması için ön şartlar koymaktalar. Fakat, İsrail ile işgalin devam etmesine rağmen ön şartsız görüşmektedirler.
İsra Haber: Filistin halkının bu zor günlerinde başta tüm İslam ümmeti olmak üzere Türkiye'deki halkımıza ne gibi sorumluluklar düşmektedir. Halkımıza mesajınız nedir?
Ebu Zuhri: Türkiye'deki kardeşlerimizi daima İslam'ın mesajının koruyucuları olmuşlardır. Türkiye'deki kardeşlerimiz de İslam ümmetinin içerisinde bulunduğu zor şartlar içerisinden geçmiştir.
Bildiğiniz üzere Filistin davası sadece Filistinlilerin değil tüm Arap ve Müslümanların davasıdır. Bizler de tarih boyunca Türkiye'deki kardeşlerimizi Filistin davası karşısındaki tavırlarında daima iyi bir şekilde gördük.
Türkiye'deki kardeşlerimizin halkımıza karşı işlenen suçlara karşı siyasi, iktisadi ve haberleşme alanlarında Filistin halkının yanında durması gerekmektedir.
Halk bazında Filistin halkı ile dayanışma içerisinde bulunmak, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'da işlediği tüm suçları dünyanın gözleri önüne sermek için bir hareketlenmenin olması gerekiyor. Türkiye'deki kardeşlerimiz harekete geçmeli.
İsra Haber: Doktor Ebu Zuhri, değerli vaktinizi bize ayırdığınız için teşekkür ediyorum.
Ebu Zuhri: Enformasyon alanında Filistin davasına olan desteğinizden ötürü de ben sizlere halkım adına teşekkür ediyorum.
İsra haber