Carlson, “Elbette bu son demek… Bunu ona Şubat ayında söyledim. Zaten bildiği şeyi söyledim. Trump zeki biri, ona bilmediği ya da anlamadığı bir şey söylemedim. Kamu siyasetini de anlıyor” dedi.
Savaşın “Make America Great Again” yani MAGA hareketinin geleceğine etkisi sorulan Carlson, hareketin de sona erdiğini savundu.
Carlson, “MAGA hareketinin geleceği yok” diyerek İran savaşının bu hareketi nihayetinde bitireceğini söyledi.
Economist dergisinin YouGov ile birlikte yaptığı ankete göre, Trump’a destek oranı bu hafta yalnızca yüzde 37’de kaldı. Buna karşılık Trump’ı onaylamayanların oranı, Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde yaklaşık yüzde 60’a yükseldi. Katılımcıların yüzde 5’i ise kararsız olduğunu belirtti.
Savaşla bağlantılı enflasyon ve enerji fiyatlarındaki artışın, yönetime verilen desteğin düşmesinde etkili olduğu ifade edildi.
Carlson, Trump’ı İran savaşının onun siyasi mirası hâline geleceği konusunda uyardığını belirterek, 2003 Irak işgali ve 2008 ekonomik krizinin George W. Bush’un başkanlığının üzerine gölge düşürdüğünü hatırlattı.
Carlson, Trump’a şu sözlerle seslendiğini aktardı:
“Bush başkanlığı neyle anılıyor? Irak Savaşı ve 2008 mali çöküşüyle. Onu tanımlayan gerçekler bunlar. Senin için de böyle olacak. Bunun dışında hiçbir şeyin önemi kalmayacak. Bunu yaparsan İran savaşının adamı olarak anılacaksın. O da bunu biliyordu.”
“Bu Büyük Bir İhanettir, Devam Edemez”
Carlson, hafta başında Cumhuriyetçi Parti ile arasına mesafe koyarak, ara seçimler öncesinde partiye destek verme ihtimalinin “hiç olmadığını” söyledi.
2024’te Trump’ı destekleyen Carlson, İran savaşının başlamasının ardından Trump’a verdiği destek nedeniyle özür dilemiş ve insanları “yanılttığını” belirtmişti. Carlson, bunun kasıtlı olmadığını ifade etmişti.
Carlson, savaşın İsrail’in talebiyle ve Amerikalıların aleyhine yürütüldüğünü savunarak Cumhuriyetçi Parti’yi seçmenlerini, vatandaşlarını ve ülkesini temsil etmemekle suçladı.
Carlson, daha önce yaptığı podcast yayınında şu ifadeleri kullandı:
“Kararlarını başka ölçütlere göre alıyorlar: Bu şirket için en iyisi ne, İsrail için en iyisi ne, bağışçılarımız için en iyisi ne…”
Carlson sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu sadece yanlış yöne gitmeleri değil. Bu kabul edilemez. Bu büyük bir ihanettir, ahlaksızlıktır ve devam edemez.”