Somaliland Yönetimi Başkanı Abdurrahman Muhammed Abdullahi (Irro), yönetiminin Aden Körfezi'ndeki stratejik konumundan yararlanarak "yeni bir Cibuti" olmayı hedeflediğini belirterek; jeopolitik önemini pekiştirme ve uluslararası tanınmasını genişletme çabaları kapsamında bölgenin ABD ve İsrail askeri üslerine ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu ifade etti.
İngiliz [The Economist] dergisine verdiği mülakatta Abdullahi, Somaliland'in Aden Körfezi ile Kızıldeniz arasındaki en önemli deniz rotalarından birine bakan konumunu, tıpkı Cibuti'nin yabancı askeri güçlere ve üslere ev sahipliği yapma modelinde olduğu gibi, ekonomik ve güvenlik açısından yatırım yapılabilecek stratejik bir kaynak olarak sundu.
Kızıldeniz güvenliğinde daha aktif bir rol oynamayı ve Batılı ülkelerle güvenlik ile stratejik iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan Hargeisa yönetiminin yeni vizyonunda öne çıkan diplomatik adımlar şunlar:
- Cibuti Modeli: Cibuti, Babülmendep Boğazı yakınlarındaki konumundan faydalanarak ABD, Fransa, Çin, Japonya ve İtalya'ya ait askeri üslere ev sahipliği yapıyor. Washington, Afrika'daki başlıca kalıcı askeri üssü olan Camp Lemonnieri burada bulunduruyor. Somaliland, benzer bir modelle Batı'nın stratejik ortağı olmak istiyor.
- Trump ile Temas Beklentisi: Somaliland lideri Irro, ABD Başkanı Donald Trump ile bir görüşme gerçekleştirmeyi beklediği ABD'ye seyahat etmeyi planlıyor ve bunun uluslararası tanınma çabalarında ilerleme kaydedilmesine katkıda bulunmasını umuyor.
- Mogadişu ile Müzakereler: Somali Federal Hükümeti ile diyaloğa ilişkin konuşan Irro, Türkiye'nin arabuluculuk ettiği görüşmelerin istenen sonuçları vermediğini belirterek, gelecekteki diyalog turlarının Tel Aviv'de yapılmasını umduğunu söyledi.
Askeri Hesapların Merkezindeki Liman: Berbera
Yemen'in karşısındaki konumları ve uluslararası ticaretin en önemli deniz rotalarından biri olan Babülmendep'e yakınlıkları nedeniyle gözler özellikle Berbera kentine, limanına ve havalimanına çevrilmiş durumda. Abdullahi daha önceki açıklamalarında Somaliland'i ABD'nin potansiyel bir ortağı olarak sunmuş, ABD askeri heyetleri de bölgeyi ziyaret ederek Berbera'daki tesislerde incelemelerde bulunmuştu.
Berbera'daki stratejik hareketlilik dış basının da merceğinde. Fransız Le Monde gazetesi geçtiğimiz temmuz ayında Berbera havalimanı çevresinde genişletme çalışmalarının sürdüğünü bildirerek, alanın askeri amaçlarla kullanılması potansiyeline yönelik Birleşik Arap Emirlikleri, ABD ve İsrail'in artan ilgisine dikkat çekmişti.
İsrail Varlığı ve Stratejik "Tanınma" Pazarlığı
Abdullahi'nin bu açıklamaları, Somaliland yetkililerinin geçtiğimiz aylarda İsrail'in askeri varlığına dair sergiledikleri temkinli tutumun ardından gelen önemli bir politika değişikliğine işaret ediyor.
Haziran ayında İsrail'e bir ziyaret gerçekleştiren Abdullahi, gelecekte bir İsrail askeri varlığı olasılığını dışlamamış ve bu seçeneği göz ardı edemeyeceğini belirtmişti. Savunma Bakanı Muhammed Yusuf Ali ise o dönemde herhangi bir İsrail üssü bulunmadığını, ancak İsrail'in ordu ve polis mensuplarına eğitim verdiğini doğrulamıştı.
1991 yılında tek taraflı olarak ilan ettiği bağımsızlığının uluslararası alanda tanınması için yıllardır çaba sarf eden Hargeisa yönetimi; Berbera limanını, askeri konumunu ve maden kaynaklarını ABD'ye sunarak stratejik bir pazar arayışında.
Amerikan çevreleri, Cibuti'deki Çin askeri varlığından duyulan endişelerin gölgesinde Berbera'yı potansiyel bir seçenek olarak değerlendirse de, Washington şu ana kadar Somaliland'de yeni bir üs kurulmasına yönelik resmi bir karar açıklamadı. Diğer yandan Somali hükümeti, bölge topraklarının yabancı askeri operasyonlar için bir platforma dönüştürülmesine karşı defalarca uyarılarda bulundu. İsrail'in varlık gösterme ihtimali de özellikle Kızıldeniz güvenliği bağlamında bölgesel endişeleri artırmaya devam ediyor.