Serbest bırakılan Subeyh, Beyt Hanun geçiş noktasına ulaştığında, kendisini Hamas hareketinden devasa bir grubun yanı sıra milletvekilleri Cemile eş-Şanti ve Hüda Naim karşıladı.
Bundan tam 28 ay önce yani 29/09/2005 tarihinde kocasının evinde tutuklanan Subeyh, çocuğuna iki aylık hamile bulunmaktaydı. Subeyh, Bera adlı çocuğunu hapishanede doğurmak zorunda kaldı.
Hamile olduğunu bilmesine rağmen işgal güçleri, Subeyh’i tutuklarken çok sert davrandı. Evi dört bir yandan kuşatan Siyonist askerler, megafonla Subeyh’in evinini sarıldığını ve derhal teslim olması gerektiğini duyurdu.
İçerdekilerin çıplak bir şekilde ve elleri havada dışarı çıkmasını isteyen işgal güçleri, Subeyh’in elbiseli bir şekilde dışarı çıktığını ve elbiselerini çıkarmasının mümkün olmadığını söylediğini görünce onu ölümle tehdit etti.
Hiçbir tehdite aldırmayan Subeyh’e sözlerini geçiremeyen işgal güçleri, onu Meskubiyye hapishanesine götürdü.
Burada bazen günde üç saat hatta bazen de 12 saate çıkan sorgulamalarda Subeyh’in ağır ve uzun tahkikat süreciyle karşı karşıya kaldığı, işgal güçlerinin Uluslararası Mandela İnsan Hakları Merkezi’nin bütün taleplerine rağmen sorgusunda avukat bulundurulmasına izin verilmediği belirtildi.
Doğumu yaklaşan Subeyh’in götürülüşü sırasında yanında avukat bulundurulmasına ise izin verildi. Mandela Merkezi’nden gelen avukat Subeyh’e yapılanların evrensel insan hakları ilkeleri ve uluslararası sözleşmelerle bağdaşmadığını, elleri ve ayakları kelepçelerle bağlı olan Subeyh’in hapishaneden çıkarılışı sırasında üstünün çırılçıplak soyulup arandığını, ve tıbbi kontrolünün de ellerinde ve ayaklarında kelepçeler bulunduğu halde yapıldığını bildirdi. Tutukluluğunun ilk üç ayını herhangi bir şekilde mahkeme kararı olmadan Siyonistlerin idari tutuklu dediği şekilde geçiren Subeyh, insan hakları örgütlerinin bütün çağrılarına rağmen serbest bırakılmadı.
FİEM