Mescidi Aksa hatibi ve Kudüs'teki Yüksek İslami Heyet'in Başkanı Şeyh İkrime Sabri, Umm Fahm'da 15.'si düzenlenen "Mescid-i Aksa Tehlike'de" etkinliklerine katılarak, Filistinlilerden devamlı olarak Mescid-i Aksa'ya gitmeleri çağrısında bulundu.
5 aylık hapis cezasından ötürü Remle'deki hapishanede bulunan Şeyh Raid Salah'sız düzenlenen Umm Fahm Stadyumunu hınca hınc dolduran Filistinliler'in Filistin bayraklarının aynı sıra Türkiye bayraklarını da dalgalandırmaları, Mavi Marmara gemisi direnişinin tiyatroyla yadedilmesi dikkat çekti.
Şeyh Sabri: Mescid-i Aksa, Akidemizin Parçasıdır
Etkinlik sırasında söz alan Şeyh Sabri "Bugün burada yığınlar halinde buraya gelen sizler, tüm dünyaya "Mescid-i Aksa'yı, Kudüs ve Mukaddesatı" çok sevdiğinizi ilan ediyorsunuz. O halde sizlerin sürekli olarak Mescid-i Aksa yoluna düşmeniz gerekmiyor mu?" diye sordu.
Şeyh Sabri, konuşmasına şöyle devam etti: "Mescid-i Aksa bizim akidemizin bir parçasıdır. Akidemizi belirleyen ise alemlerin rabbi olan Allah'tır. Filistin toprakları, Rasulullah'ın (s.a) ayak bastığı mübarek topraklardır. Kudüs, göklerin yere yerin de göklere açılan kapısıdır. Sahabeden bir kısmı Kudüs'e geldi, Mescid-i Aksa'nın etrafında dolaştı ve buraya Rahme ile Memenullah mezarlıklarına defnedildi. Burada yaşayan, Kudüs'ü savunan ve koruyanlara ne mutlu."
Başta Silvan, Şeyh Cerrah, Ras el Amud olmak üzere Kudüs'ün tüm mahallelerinde devam eden direnişi, Kudüslülerin haklarına olan bağlılıklarını, topraklarının zerre miktarından dahi taviz vermeyen duruşlarını takdir eden Şeyh İkrime Sabri, düşmanın tüm ahlak sınırlarını aşan vahşi saldırılarına, Kudüs'ü Yahudileştirme girişimlerine rağmen, Kudüs'ün bir İslam şehri olarak kalacağını söyledi.
Şeyh Sabri son olarak alternatif vatan ya da toprak değişimi gibi aldatıcı yollarla Filistinlilerin kendi topraklarındaki meşru haklarının iptal edilmesinin haram olduğunu belirtti.
İslam Dünyasının Liderlerine Mesaj
Şeyh Sabri'den sonra söz alan İslami Hareket'in Başkan Yardımcısı Şeyh Kemal Hatip, "1996 yılında Kudüs ve Mescid-i Aksa, tehlikede demiştik. Aradan geçti 15 yıl ve Mescid-i Aksa'da tehlike hala devam ediyor. Mescid-i Aksa'nın tehlikede olması, Kudüs'ün tehlikede olması demektir. Kudüs'ün tehlikede olması, Filistin'in tehlikede olması demektir. Filistin'in tehlikede olması ise ümmetin tehlikede olması demektir. Yani, Kahire, Amman ve Şam tehlikededir. Hatta Mekke ve Medine de tehlikededir. Çünkü Kudüs'ü isteyenler, Mekke ve Medine'yi de alınca arzularını yerine getirmiş olacaklardır" dedi.
Şeyh Hatip "Ey liderler, sizler de Mescid-i Aksa'nın tehlikede olduğuna inanıyor musunuz? Duvarlarında oluşan çatlakları görüyor musunuz? Silvan ve Şeyh Cerrah'ın durumunu görmüyor musunuz? Kudüslü milletvekilleri, kendi beldelerinden sürgün edildiler ve hala direniyorlar. Onları da görmüyor musunuz? Eğer işitmiyorsanız bu büyük bir musibettir. Eğer işittiniz ve sessiz kaldıysanız bu daha da büyük bir musibettir" diye konuştu.
Filistinli Müzakereciler, Şeyh Kemal'in Hedefinde
İsrail ile Filistin arasında devam eden müzakerelerde önemli bir beklenti içerisine girenleri eleştiren Şeyh Hatip "Yaklaşık 19 yıl önce, 1991 yılındaki Madrid Konferansı'na İsrail adına katılan İsrail Başbakanı Yitzhak Shamir, "Onlarla 100 yıl müzakere edeceğim ama onlara devlet kurma hakkını vermeyeceğim" demişti. Bizden bazıları hala, serap arkasında solumakta ve kuruntular peşinde koşmaktadır. Bir yıl sonra kurulacak devletten söz ediyorlar. Bundan önce de Bush, "iki yıl içerisinde kurulacak" demişti. Yıllar geçiyor ama değişen bir şey yok. Üzülerek söylüyorum ki dün yapılan müzakereler bir araçtı bugün ise birer amaca dönüştü. Önemli bir müzakerecinin söylediği gibi müzakereler, birer hayata dönüştü. Bir zaman dolaylı müzakere bir zaman sonra doğrudan müzakere. Neden bahsediyorlar? Durmak bilmeyen yerleşim merkezlerinden mi? Yerleşim merkezleri dursa ne olacak? Mültecilerin haklarından ne haber? Esirlerden? Ve Kudüs'ten? Filistin devletinin kurulması için özgürlüklerini ve hayatlarını defa eden 8000 esire ne diyecekler?" diye sordu.
Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde üslubunu sertleştiren Şeyh Hatip "Ey müzakereci! Hayır1 Binlerce kez hayır! İsrailli müzakereci sizlere, "Yahudi Devleti"ni tanımanızı şart koşmaktadır. Bununla neyi kasdediyor. Bir gün gelecek ve bizler bu Yahudi Devleti'nin sınırları dışında kalacağız. O halde ey müzakereci! Bizim hakkımızda söz söyleme hakkını sana kim verdi?Biz, 1948 sınırlarında yaşayan Filistinliler olarak hiç kimseye kendi adımıza müzakere etme hakkını vermedik ve vermeyeceğiz de. Bizim adımıza imzalanan her türlü belge, anlaşma ayaklarımız altındadır, bu anlaşmayı tanımayacağız" dedi.
Şeyh Kemal'in de Lieberman'a Bir Önerisi Var
İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman'ın nüfusun transferi planına değinen Şeyh Kemal "Ve sen ey Lieberman! Nüfus transferinden söz ediyorsun. Bu yeni bir düşünce. Bizim kabul ettiğimiz bir tek nüfus transferi var. O da senin, beyaz Rusya'ya gitmen ve oradaki Filistinli mültecilerin buraya gelmesidir. Biz, burada kalacağız ve burada öleceğiz. Filistin toprakları dışında ölmeyeceğiz. Filistin, bizim annemizdir, babamızdır, tarihimizdir, geleceğimizdir" dedi.
Konuşmasında, İsrail'in işgali altındaki Filistin topraklarında yaşayan Filistinlilere seslenen Şeyh Kemal, "Ey kardeşlerim! Kudüs'e ve Mescid-i Aksa'ya en yakın insanlar olmak, Kudüs ve Mescid-i Aksa'yı savunma hattının evvelinde olmak bizim için şereftir" dedi.
İsrail'in barış müzakerelerini, bölgeyi hedef alacak yeni düşmanca saldırıları için kullandığını, Arapları yanı başında harekete geçirerek organize ettiğini savunan Şeyh Hatip "İsrail, İran'a, Suriye'ye, Lübnan'a ve Gazze'ye saldırmak için Arapları harekete geçirmektedir" dedi.
"Mescid-i Aksa Tehlike'de" etkinlikleri Şeyh Salah'ın, Mescid-i Aksa'daki tehlikeye dünyanın dikkatini çekmek için başlattığı girişimin neticesidir. Umm Fahm ve çevre beldelerdeki Müslümanlar her yıl bir araya gelerek, Mescid-i Aksa'daki tehlikenin devam ettiğini belirtiyor.
İSRAHABER