Şeyh Kasım: İşgal ve saldırganlık devam ettiği sürece direnişin silahları hakkında hiçbir tartışma olmayacak.

Hizbullah Lideri Naim Kasım, işgalci İsrail Lübnan'dan çekilmedikçe direnişin silahlarının tartışma konusu olamayacağını vurguladı.

Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, çarşamba günü yaptığı açıklamada Lübnan ve bölgedeki siyasi gelişmeleri değerlendirdi. İşgalci İsrail'in saldırgan politikalarına karşı direnişin devam edeceğini belirten Kasım, Lübnan toprakları işgal altında bulunduğu sürece direnişin silahlarının müzakere konusu yapılamayacağını ifade etti.

Kasım, 27 Kasım 2024 tarihli anlaşma ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararı doğrultusunda işgalci İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi ve Lübnan ordusunun Litani Nehri'nin güneyine konuşlandırılması gerektiğini vurguladı.

"Direniş, Lübnan Topraklarının Kurtuluşunun Tek Yoludur"

Direnişin, ABD ve Batılı ülkelerin desteğini alan işgalci İsrail'in saldırılarına karşı ortaya çıktığını belirten Kasım, İsrail'in yürüttüğü savaşların temel hedefinin bölgesel yayılmacılık ve "Büyük İsrail" projesini hayata geçirmek olduğunu söyledi.

Madrid ve Oslo süreçleri başta olmak üzere geçmişte yapılan anlaşmaların işgalci İsrail'in yayılmacı politikalarını durduramadığını ifade eden Kasım, Lübnan halkının fedakârlıkları ve direnişin kararlılığı sayesinde İsrail'in ülkedeki hedeflerine ulaşamadığını dile getirdi.

Kasım, Lübnan topraklarının tamamının özgürleştirilmesi için direnişin sürdürülmesinin zorunlu olduğunu belirterek İsrail'in askerî hedeflerine ulaşamadığını, siyasi, ekonomik ve toplumsal krizlerle karşı karşıya bulunduğunu savundu.

İsrail'deki seçim sonuçlarını da değerlendiren Hizbullah lideri, ortaya çıkan siyasi tablonun İsrail'in yaşadığı başarısızlıkların göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.

"İran'ın Direnişi ABD ve İsrail'in Planlarını Boşa Çıkardı"

Bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerinde İran'a da değinen Kasım, İran'ın gösterdiği kararlılığın ABD ve işgalci İsrail'in hedeflerini başarısızlığa uğrattığını söyledi.

Kasım, Washington ve Tel Aviv'in İran'daki İslami yönetimi devirmeyi ve ülkeyi parçalamayı hedeflediğini ancak İran'ın direnişi sayesinde bu planların hayata geçirilemediğini savundu.

ABD'nin ekonomik sorunlarla, siyasi karar alma süreçlerinde istikrarsızlıkla ve uluslararası konumunda gerilemeyle karşı karşıya olduğunu belirten Kasım, İran ile ABD arasındaki anlaşmanın mevcut süreçte önemli bir güç unsuru olduğunu ifade etti.

İran'ın Lübnan'a yönelik İsrail saldırılarının durdurulması ve işgal güçlerinin ülkeden çekilmesi için yürüttüğü girişimlere dikkat çeken Kasım, imzalanan mutabakat zaptının Lübnan'a yönelik saldırıların yoğunluğunu azaltmaya katkı sağladığını belirtti.

"ABD'nin Lübnan Üzerindeki Vesayetine Son Verilmeli"

Lübnan'ın iç siyasi gelişmelerine de değinen Kasım, ABD'nin ülkenin karar alma mekanizmaları üzerindeki etkisine son verilmesi gerektiğini vurguladı.

Washington yönetiminin Lübnan devletinin kurumlarına yönelik müdahalelerini egemenlik ihlali olarak nitelendiren Kasım, ülkenin geleceğine ilişkin kararların dış güçler tarafından değil, Lübnan halkının iradesi doğrultusunda alınması gerektiğini söyledi.

Kasım, gündemdeki çerçeve anlaşmasının anayasa, Taif Anlaşması, yürürlükteki yasalar, cumhurbaşkanının yemin konuşması ve hükümet programıyla çeliştiğini savunarak anlaşmanın meşruiyetten yoksun olduğunu ifade etti.

Söz konusu girişimin Lübnan'ın güç unsurlarından taviz verilmesine yol açtığını belirten Kasım, ülkede fitne çıkarılmasına ve istikrarın bozulmasına karşı uyarıda bulundu.

İsrail'de hangi siyasi liderin iktidara geldiğinin Hizbullah açısından belirleyici olmadığını söyleyen Kasım, işgalin kalıcı olamayacağını ve İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından çekilmek zorunda olduğunu vurguladı.

Hizbullah ile Emel Hareketi Arasındaki İttifak Vurgusu

Lübnan'daki iç siyasi dengeleri değerlendiren Kasım, Hizbullah'ın ulusal birliğin korunmasına önem verdiğini ve siyasi anlaşmazlıkların çözümüne katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti.

Diğer siyasi aktörleri ulusal birlik yönündeki açıklamalarını somut adımlara dönüştürmeye davet eden Kasım, ülkenin egemenliğinin korunması konusunda ortak hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.

Hizbullah ile Emel Hareketi ve müttefik siyasi güçler arasındaki ilişkilerin güçlü olduğunu vurgulayan Kasım, Lübnan'ın egemenliği, ordunun rolü ve iç çatışmaların önlenmesi konularında ortak bir anlayışa sahip olduklarını söyledi.

Kasım, anayasal ilkeler ve ulusal egemenlik temelinde devlet kurumları ve Lübnan toplumunun farklı kesimleriyle diyaloğun sürdürüleceğini belirtti.

"Yeniden İmar Konusundaki Sorumluluğumuzu Sürdüreceğiz"

İşgalci İsrail'in saldırılarında zarar gören bölgelerin yeniden inşasına da değinen Hizbullah lideri, mağdur ailelerin barınma ihtiyaçlarının karşılanması, hasarlı evlerin onarılması ve yeniden imar çalışmalarının sürdürülmesi konusunda kararlı olduklarını açıkladı.

Bu amaçla gerekli imkânları sağlamaya çalıştıklarını belirten Kasım, Lübnan devletinin de yeniden yapılanma sürecinde sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

Kasım, dost ve kardeş ülkelerin desteğinden yararlanılmasının önemine işaret ederek saldırılardan etkilenen bölgelerin yeniden ayağa kaldırılması için çalışmaların devam edeceğini söyledi.

"İşgal Sürdükçe Direniş de Sürecek"

Açıklamasının sonunda Lübnan halkının kararlılığına ve direnişe verdiği desteğe dikkat çeken Kasım, işgalci İsrail'in saldırılarına karşı mücadelenin devam edeceğini yineledi.

Lübnan'ın egemenliğinden ve ulusal haklarından taviz verilmeyeceğini vurgulayan Kasım, işgal sona ermeden direnişin silahlarının gündeme getirilmesini kabul etmeyeceklerini belirtti.

Kasım, direnişin Lübnan topraklarının tamamı özgürleştirilene kadar varlığını ve mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.

Ortadoğu Haberleri