Şehid Kassam Komutanı Direnişi Anlatıyor

1993 yılında şehid olan Kassam lideri Salah Şehade'yle yapılan son röportajında kendisini ve direnişi anlatıyor.

Güçlü, metin ve pes etmeyen bir kahramanı anlatmaya kelimeler yetmez.

Üstün bir ahlak ve gayret sahibi, kendini Allah'a adamış bir kul, iyi bir kültüre sahip sabırlı bir eğitmen, kardeşlerine karşı içi sevgi dolu, her yerde onların kaygılarını beraberinde taşıyan bir insan.

Allah'ın şu ayeti ona ne kadar da uyuyor:{Muhakkak tuttuğun o ücretlilerin en hayırlısı güçlü ve emin olandır.}Kasas/26

Şeyhimiz, önderimiz, Ebu Mustafa Allah sana rahmet etsin. Seni, bizleri, bütün mücahitleri, cennetin genişliklerinde ilk önderimiz Mustafa'yla birlikte diğer peygamberler ve sıddıkların yanına koysun. Onlar ne güzel arkadaştır. Büyük lider cennette ebedi kalmak üzere yanımızdan ayrıldı ama hatırası ve sözleri, apaçık zafer yolunu aydınlatacak bir lamba olarak kalacak.

Bizler size şehit lider Şeyh Salah Şahade ile şehit olmadan önce yapılmış röportajlardan birini aktarıyoruz.

Şeyh Salah bizlere kişisel özelliklerinden bahsedebilir mi? ( İsim, doğum yılı, ikamet ettiği yer, eğitim durumu, Hamas ve askeri durum.)

Salah Şehade: Salah Mustafa Muhammed Şahade. 1953 doğumlu. Yafalı.

İkamet ettiği yer: Beyt Hanun-Gazze.

Eğitim durumu: İskenderiye- sosyal hizmet lisansı.

Bağlı olduğu örgüt: Hamas

İslami direniş hareketi Aralık 1987'de kuruldu. İlk açıklamam 8.12.87'de Perşembe sabahı yazıldı ve Cuma namazından sonra dağıtılmak üzere Perşembe gecesi mescitlere dağıtıldı.

Bunun, ilk intifadanın ilk açıklaması olduğunu söylersem –o vakit intifada değil çatışma ve eylem olarak adlandırılmıştır- abartmış olmam.

Belki biri çıkıp başlangıç tarihinin neden 14.12 olduğunu sorabilir. 1990 yılında hareketteki kardeşler kuruluş gününün 14.12 olduğunu ilan etmek için çalıştılar. O gün Eşref Balogi ve Mervan Zaig'in şahadetleriyle taçlandırıldı.

İslami direniş hareketinin ismi yaklaşık iki açıklamada yer aldı sonra Hamas olarak kısaltıldı. Bunda bütün şükür ve lütuf Allah'a aittir.

Hamas'ın kuruluşuna ortak olanlardan birisiniz ve onun askeri kanadının oluşmasında payınız var. Hamas ya da askeri güç bazında bu başlangıçtan bize bahseder misiniz?

Salah Şehade: İhvan'ın Gazze'de küçük bir askeri kolu vardı ve o vakit harekete uyum sağlıyordu. Askeri kanatla ilişkim 1983'ün sonlarında başladı ve 26.6.1984'de hapse girdim. İki yıl sonra hapisten çıktığımda Şeyh Ahmet Yasin'le bir araya geldim. 1989 yılına kadar Filistinli mücahitler adıyla askeri bir kanadın kurulmasında anlaşıldı. 18.8.1988'de tekrar hapse girdim.

Daha sonra askeri güç önce Allah'ın sonra Hamas'a mensup samimi kişilerin yardımıyla gelişti.

Eski Shabak başkanı Yaakov Perry "Seni Öldürmeye Gelen" adlı kitabında şahsi olarak sizinle soruşturma yaptığına işaret ediyor ve sizin elinizde bulunan her şeyi kullanmadığınızdan ve hapiste geçirdiğiniz 12 sene boyunca talimat verip yönlendirmelerde bulunduğunuzdan haberdar olduklarını iddia ediyor. Bize yaşadığınız bu hapis tecrübesini ve etkisinde kaldığınız yönlerini anlatır mısınız?

Salah Şehade: Shabak başkanının benimle soruşturma yaptığına ilişkin sözleri belki doğrudur belki benimle bu soruşturmayı yapmıştır. Fakat soruşturma zamanı bunu kimin yaptığını bilmiyorum. Shabak'takilerden çok yalan duyduk. Her biri kendisinin yetkili olduğunu iddia eder. Belki de ben o olduğunu bilmeden soruşturma yapılmıştır.

Her şeyi açıklamadığım konusuna gelince; aslında söyleyecek sözüm olmadığı için konuşmadım. İkinci olarak ise farz edelim ki elimde bilgi var bu neyi değiştirir. Biz arkadaş değil düşmanız neden ona kalbimi açayım.

Kesin olarak biliyorum ki; birçok açıdan dışarıdaki kardeşlere talimat verdiğim konusundaki düşüncelerinde vehme kapılıyorlar.

Kardeşlerin yönlendirmeye ihtiyacı yok. Onlar olayların içindeler ve her şeyi benden daha iyi biliyorlar.

Uzlette geçirdiğim seneler askeri güç nasıl yönetiliyordu? Ben hiç kimseyle temas kuramazken nasıl idare ediliyordu? Bu, yargılanma süremin dolmasından sonra 26 ay daha beni hapiste saklamak için uydurdukları bir bahane.

Soruşturma tecrübesi ise uzun mesele. Soruşturma tutuklu kaldığım müddet içerisinde bir yıldan fazla sürdü. Bu müddet; 1.9.1988'de başladı 1.26.1989'a kadar, sonra 5.14.1989'dan başlayıp peş peşe 200 gün, 1990 yılının temmuz ve ağustos aylarında 22 gün şeklinde devam etti. Ve onlarca soruşturma çağrısı yapıldı.

Ve bu, hak sahibi ile hakkı gasp eden arasındaki bir tecrübedir.

Bu tecrübede söylenebilecek bir söz varsa o da düşmanına asla güvenmemen, niyetinden, fiillerinden şüphelenmen ve uyanık olman gerektiğidir.

Öte yandan, psikolojik ve bilimsel hareketlilik ve mücadele üslubunu geliştirmek için tutuklanma tecrübesinden de faydalanmak gerektiğini söylüyorum.

İsrail şuan sizi arananlar listesine eklemiş durumda ve sizi Hamas'ın askeri kanadının liderliğinden sorumlu tutuyor. Sizce; İsrail iddialarında ne derece güvenilirdir? Şahsi olarak alacağınız güvenlik tedbirleri nelerdir?

Salah Şehade: Siyonist düşman beni arananlar listesinin başına koyuyor. Bu normal bir olay çünkü onlar {işittikleri her sesi kendi aleyhlerine sanırlar}. Nice fedai ve lider bu listenin başına eklendi!

Siyonist listeler tükenmez. Öldürmek ve suikast için daima bahane bulurlar. Onların benim askeri güçten sorumlu kişi olduğum yönündeki sözleri yalandır. Askeri güç 12 sene benim hapisten çıkmamı bekleyecek değildi. Hamas'ın bundan daha büyük enerji ve imkanları vardır. Güvenlik tedbirleri konusunda ise; Siyonistlerin suikast listesinde olan herkesin yerine getirmesi gereken görevleri vardır. O gün geldiğinde bir an geri kalmadığı gibi bir an ileri de geçmez. {Allah'ın izni olmadıkça kimseye ölmek yok}

Gazeteler ve haber ajansları Hamas'ın askeri becerisinden ve çokça söz edilen askeri üretiminden bahsediyor. Hamas'ın ulaştığı aşamayı ve silahlanma alanında kat ettiği yolun ne olduğunu bize söyleyebilir misiniz?

Salah Şehade: Hamas'ın becerisi ve askeri üretiminden bahseden gazeteler olayı abartıyorlar. Hamas henüz başlangıç aşamasında ve gizleyeceği silahı da yok. İmal edilen silahlar bellidir. Çünkü biz sürekli bir savaş ve çatışma halindeyiz. Silahları gelecek savaşlar için saklayamayız. İşte savaş devam ediyor. Elimizde havan topları, el bombaları var ve Siyonist düşman bunları biliyor. Bu deneyimler sadece Hamas'la sınırlı değil. Filistin yönetimine ait bütün üretim çabaları da sürekli gözetim altında ve biz hiçbir şekilde Filistin yönetimiyle çarpışmak istemiyoruz.

İnsanların çoğu bizi sevindiren şahadet eylemcilerinin çoğunun Batı Şerialı olduğunu düşünüyor. Bu, Gazze'deki durumun zorluğuna dair bize bilgi verir mi ve bu zorlukların bir kısmını bizimle paylaşabilir misiniz?

Salah Şehade: Şehadet eylemcilerinin Batı Şeria'dan olması ve bunun sebebinin de Gazze'deki zorluklar olması konusu doğru. Gazze'de silahlı intifada olmasına rağmen durum çok zor. Ortak güvenlik uygulamaları, ambargo ve yan yolların olmaması Gazze'den çıkışı imkansız olmamakla birlikte{Allah'a göre bu zor değildir} çok zorlaştırdı. Bu, Batı Şeria'daki yolların kolay olduğu anlamına gelmez. Bu yollarda imkansız olmamakla birlikte çok zordur.

Şehadet eylemcilerini intihar bombacıları olarak görenlere neler söylersiniz?

Salah Şehade: Onların intihar bombacısı olduklarını söyleyenler yalan söylüyorlar. Bu, yalan ve kuruntudur. Kanını ve canını feda edenden daha cömert kimse var mıdır? Onlar cennete girmeden önce Muhammed ve onun ashabıyla musafaha edecekler. Ah! Şehitlerin vasiyetlerini okusalar şehadetin gerçek hayat olduğunu anlarlar.

Kassamiyyun sitesi kanalıyla İslam ümmetine ve onun yandaşlarına söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Salah Şehade: İslam ümmetine, Hamas taraftarlarına ve onun askeri gücüne şunları söylemek istiyorum: "Sadece görüşünüzü ifade etmek için bile olsa sizlerin yapacağı gösterilere ve işgalcinin yenilmesi için direniş ve mücahitlerin yanında yer almanıza ihtiyacımız var."

Siyonist teröre karşı yapılan gösteri ve yürüyüşler direnişçi ve mücahitleri halk çoğunluğuna karşı isyankar azınlık olmaktan çıkarır. İşgalci zorbalar bundan korkuyor ve bu sebeple direnişçi ve mücahitleri onların projelerine destek olacak yandaşlardan tecrit etmek istiyor.

Yine halkımızdan Filistin'e silah sokmayı kolaylaştırmak için maddi ve manevi bağışta bulunmaları çağrısında bulunuyoruz. Kalaşnikof mermileri 3 dolar, M 16 1.5 dolar bazen de 2 dolara bulunuyor. Ama tanksavar ve uçak bulunmuyor. Bulunsa bile uçuk fiyatlarda ve az oluyor. Bunun sebebi ise bizim Siyonist düşmanla savaşıyor oluşumuz. Allah korusun bir iç savaş durumunda olsaydık tıpkı açlıktan kırılan ama iç savaş için çok çeşitli ve fazla sayıda silah bulunan ülkeler gibi bu silahları çok düşük fiyata bulurduk. Araplara ve Müslümanlara –onlarda hayır umarak- bize para ve silah yardımında bulunun ya da silah girişini kolaylaştırın diyorum. Biz Kudüs, Aksa ve Filistin toprağını müdafaa edenlerin öncüleriyiz.

Şimdi sizinle birlikte şehadet eylemcisinin seçilme ölçüsünün ne olduğu üzerinde konuşalım?

Salah Şehade: Bu eylemcinin seçimi 4 kıstasa göre yapılır. Birincisi dine bağlılık. Şehadet eylemine gidenlerin hepsi dinine bağlıdır ve Allah'a şükür camide namaza devam ederler. İkincisi ebeveynin rızasıdır. Biz bu eylemi gerçekleştirecek kişinin ana babasının rızasını almış, ailesi tarafından sevilen biri olmasına dikkat ediyoruz. Öte yandan onun şehit olmasının da ailesini çok etkilememsi gerekir. Yani bir diğer ifadeyle aile reisi olmamalı ve başka kardeşleri de olmalıdır ki ailenin tek evladını almayalım. Üçüncüsü ona verilen görevi yerine getirebilme becerisi ve bu görevin zorluğunun farkında olmasıdır. Dördüncüsü onun şehadetinin diğerlerini de cihada teşvik etmesidir.

Tabi bu kalıplar sabit, değişmez ya da birbirlerinden kopuk değildirler. Aksine her biri diğerine bağlıdır. Ve biz daima evli olmayanları tercih ediyoruz.

Bu eylemciyi kim aday gösteriyor?

Salah Şehade: İlk olarak harekete bağlı askeri sistemdeki bölge komutanlığı. Bu komutanlık eylemciyi aday gösterir sonra kabul edilme ya da edilmeme yönünde karar alınır.

Kassam Tugayları askeri hedeflerini nasıl belirliyor?

Salah Şehade: Elimizde (askeri istihbarat) kontrol grupları bulunuyor. Bunların görevi İsrail devriyelerini ve yerleşimcileri takip etmek ve düşmanın sınır boyunca yaptığı hareketleri incelemek. Sonrasında ise düşmanın güvenlik duvarında bulduğumuz en ufak bir güvenlik açığını fırsat bilip hedefi belirliyoruz. Bütün bunlar uzman grubun planı kararlaştırıp, başarı ya da başarısızlık etkenlerini belirlemelerinden sonra oluyor.

Kişisel özelliklerin bu eyleme uygunluğu dikkate alınıyor mu?

Salah Şehade: Allah'a şükürler olsun ki Yahudiler farklı kavimlere mensuplar. Farklı çevrelerden farklı renklerde insanlar. Biri Etiyopyalı bir diğeri Yemenli. Bu da bu meselede işimizi çok kolaylaştırıyor.

Bu durumu uygulaması yapılmış gerçek bir örnek vererek bize daha net anlatabilir misiniz?

Salah Şehade: Size İbrahim Reyyan ve Abdullah Şaban'ın eyleminden bahsedeceğim. Şehit olmadan önce Reyyan şehadet eylemcileri listesine katılmayı talep ettiği birçok mektup yazdı bize. Özellikle de onun henüz 17 yaşını doldurmamış oluşu onun yaşıtı olan gençler arasında cihat ruhunu yüceltti.

Biz Eli Sina yerleşim birimini gözetledik, fotoğrafını çektik ve şehit Cihat Mısri ve arkadaşı aracılığıyla doğrudan oraya yaklaştık. Cihat ve arkadaşı Dugit yerleşim biriminde şehit oldular. Bu ikisi askeri üssü içerden çektiler ve terkedilmiş bir askeri alandan da videoyla yerleşimcilerin arabalarını ve İbrahim ve Abdullah'ın girdikleri yerleri çektiler. Çekim işleminden sonra İbrahim bize hedefi söyledi. Biz bu münasebetle Allah'ın yardımıyla birçok başarılara imza atan tugaylara ait özel gözetleme birimleriyle övündüğümüzü ifade ediyoruz.

Dugit eylemine benzer başka bir operasyonda gözetleme birimi mensupları üssün içine girdiler ve İsrail araçlarının hareket ettikleri yola yaklaştılar. Yanlarında grup komutanını aradıkları telsiz vardı ve ona araçların hareket yolunu bildirdiler. Örneğin ona; bu zırhlı bir araç, önümüzden geçiyor ve biz ona ateş açmadık" Bu zırhlı bir cip, ateş açmadık, bir cip geliyor ateş edeceğiz gibi şeyler söylediler. Gerçekten de içinde Siyonist nükleer bilim adamı –en önemli 10 Siyonist bilim adamından biri- olan bir askeri cipe ateş ettiler ve onu öldürdüler. Ana caddeden yerleşimcilerin olduğu yola ateş ettiler. Bu eylem, Mazin Bedevi, Muhammed İmad ve diğerlerinin yaptığı eylemler için hayırlı bir başlangıçtı. Bu, şehit Muhammed Ferhat'ın eylemini ateşledi.

Bize Muhammed Ferhat'ın eyleminden biraz daha bahseder misiniz?

Salah Şehade: Muhammed Ferhat'ın gözetleme işi yaklaşık 3.5 ay sürdü. Kendisi de eylem yapacağını çok kısa bir zaman kala öğrendi. Bu eylemi Muhammed Ferhat, Muhammed Hıls ve Salah Şahade gibi birkaç eylemcinin gerçekleştirmesi düşünülüyordu. Sonra hareket kolaylığı olması için bir eylemcinin gerçekleştireceği şekilde plan değiştirildi.

Bu eylemin ayrıntılarını anlatmak harekete çok zarar verir. Bu yüzden ayrıntıları vermeyeceğiz. Bu eylem Muhammed İmad ve Mazin Bedevi'nin gerçekleştirdikleri eylemler sayesinde başarılı oldu. O vakit bu iki gencin eylemlerinin ayrıntılarını vermiş olsaydık Ferhat'ın eylemi başarılı olmazdı. Burada tek söyleyebileceğim gözetleme süresinin 3.5 ay sürmüş olmasıdır. Normal bir insanın cep telefonunu dahi sokamayacağı bir bölgede askeri barikatların en hassas ve en çetin olduğu yerden savaş donanımlarımızı içeri soktuk. Allah'ın yardımıyla tüfek, Kalaşnikof, mühimmat ve eylem için gerekli diğer malzemeleri içeri sokmayı başardık.

Bütün bu yoğun güvenlik tedbirlerine rağmen silahları nasıl içeri soktunuz?

Salah Şehade: Bu bize özel bunu açıklayamam. Bu bizim aynı operasyonu aynı yerde bir daha yapacağımız anlamına gelmiyor. Biz Muhammed Ferhat'ın hikayesinde anlatabileceğimiz kadarını anlatalım. Ferhat orada, yerleşim birimi içindeki din enstitüsünde 10 saat kaldı. Bu enstitü parti kadrosunu eğiten eden özel bir binadır ve orada bulunanların hepsi Siyonist partinin kadrosundandır. Bu eylemde yerleşim birimlerinde oturanlardan değil Kudüslülerden 4 kişi öldürüldü ve bu enstitünün içinde olan 60 öğrenciden 27'si yaralandı.

Peki askeri kanat önceki eylemlerinden nasıl istifade ediyor?

Salah Şehade: Biz sürekli hatalarımızı düzeltiyor, eksikliklerimizi itiraf ediyor ve önceki tecrübelerimizden istifade ediyoruz.

Şehadet eylemcisini donatmak ne kadara mal oluyor?

Salah Şehade: Bu eylemin çeşidine bağlı. Otomatik silahla saldırmanın maliyeti, silah, 250 mermiden az olmayan bir mermi stoku ve yaklaşık 10 adet el bombasıdır. Fakat bazı eylemler daha masraflı olur. Bazı eylemlerin maliyeti ise 3500 ile 50000 dolar arasında değişen fahiş fiyattadır. Bu ise hedefin yapısına göre değişir.

Gençlerin şehadeti kabul ettikleri ve bazılarının askeri üsse bir daha geri dönmeksizin eylemleri uygulamaya atıldıkları olgusuyla karşılaşıyoruz. Bu olguya nasıl bakıyorsunuz?

Salah Şehade: Gençlerin şehadeti elde etmeye olan eğilimleri Filistin toplumunun bilinçli ve sağlıklı olduğunu gösterir. Cihadı kabul edenler çok sayıda ve bunlar insanın sahip olduğu en kıymetli şey olan canlarını vermek için hazırlar. Mal ve kurban sunanla ümmetin acısını ve derdini bertaraf etmek için ümmetin mutluluğu karşılığında Allah yolunda canını sunanlar arasında çok büyük fark var. Bu, toplumun sağlıklı bir toplum olduğunun kanıtıdır. Buna rağmen biz herkese şehadet eylemi gerçekleştirme olanağı sunamıyoruz. Çünkü hedefler sınırlı ve ulaşmak istediğimiz şey çok iyi korunuyor. Bazı gençler askeri sistemin kararına uymaması ve bu sistemle resmi bir ilişkileri olmaması bu, ümmetin zelilliği ve aşağılanmayı reddeden bir cihat ümmeti olduğu anlamına gelir. Ümmet bu sayede özgürlüğün eşiğine gelir.

Buradan cihat ruhu ve çocukların şehadete olan teveccühleri olgusunun suiistimal edilebileceğini söylüyoruz. Biz hiç kimseyi "beyaz silahla" yerleşim birimlerine girmeye teşvik etmiyoruz. Burada uygun araçlar seçilmeli. Bu her ne kadar sağlıklı bir olgu olsa da yönlendirmeye ihtiyaç duymaktadır. Bunun yönlendirilmesi ise "aslan parçalarının" bilinçlendirilmesi ve askeri cihat eğitiminden geçmeleri için askeri kanadın özel bölümünde eğitilmeleriyle olur. Bu sayede aslan parçası doğru ile yanlışı birbirinden ayırt edebilir, ne zaman şehit olmaya ve ateş açmaya hazır olduğunu bilir.

Tugayların örgütsel yapısı hakkında bizi bilgilendirebilir misiniz?

Salah Şehade: Tugaylar genel olarak dünyadaki bütün ordular gibi siyasi karara mahkum edilmiş küçük ordulardır. Bu küçük orduların içinde ordu ve yapısal kategorilerin hepsi bulunur.

Hamas içerisinde askeri sistemle siyasi sistem arasındaki ilişki nedir?

Salah Şehade: Biz askeri sistemin askerleriyiz. Siyasi sistem bize şunu yap bunu yap şu operasyonu gerçekleştir demez. Ancak siyasi sistemin bakışı askeri sisteme göre egemenlik bakışıdır. Siyasi karar askeri eyleme karışmaksızın askeri karar üzerinde egemendir.

Öyleyse; vatanın iki parçasında (Gazze ve Batı Şeria) Kassam Tugaylarının askeri kanadı arasındaki koordinasyon nasıl sağlanıyor?

Salah Şehade: Bu soruya cevap veremem çünkü bu özel bir durum.

Ahmet Yasin şehadet eylemlerinin çift yönlü olduğunu açıklamıştı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Salah Şehade: Şehadet eylemi sadece ve sadece düşmanımızın boynundaki kılıçtır.

Öyleyse direniş eylemlerinin başarısı hangi temel üzerinde değerlendiriliyor?

Salah Şehade: Eylemin başarısı düşman safındaki ölü sayısıyla değil mücahitlerimizin hedeflere ulaşabilme imkanına göre değerlendiriliyor. Aynı şekilde iyi plan da eylemin başarısını ölçmek için çok önemli. Ölülerin sayısı ise Allah'ın iradesiyle olan bir şey.

Şehit İzzeddin Kassam Tugayları "Kassam1 ve 2" ve "Benna" roketleri gibi özel silahların yapımıyla ün kazandı. Bu silahları nasıl geliştirdiniz?

Salah Şehade: Hamas gibi bir hareketin, her gün karşılaştığı güvenlik ve koruma çitleri gibi sorunlar karşısında silahını geliştirmesi çok normal. Bu çitlerin roket ya da havan toplarıyla aşılması gerekiyor. Elhamdülillah bilimsel ve pratik tecrübelerinden faydalanarak bunlara ulaşmayı başardı. Elimizde bilimsel açıdan silahları geliştirecek uzmanlar mevcut. Bu kişiler, RPG ile lav füzesi karışımı "Benna" füzelerini günlük olarak deniyor ve değerlendiriyorlar. Benna füzesi tanksavar olmasıyla Kassam 2'den farklıdır. El bombaları ise askeriyenin ihtiyacını karşılamak için üretilir. Bu bombalar etkin olduklarını gösterdi. Siyonist savunma bakanı da bu bombaların güçlü olduğunu söyleyerek bunu kanıtlamış oldu. Bütün bu bombalar ve füzeler yerel olarak ve kolayca üretilmektedir.

Patlayıcı madde üretimi örgütler arasında farklı mıdır?

Salah Şehade: Hemen hemen bütün örgütler patlayıcı madde üretiyor. Kassam1 ve 2 ve Benna füzelerindeki patlayıcı maddeler kadınların kolayca evde hazırlayabileceği basit hammaddelerden üretiliyor. Bu bilgiyi Allah hak edene veriyor. {Allah'tan sakının size öğretsin}

Kassam1 ve 2 arasındaki fark nedir?

Salah Şehade: Kassam1 savunma amaçlı bir füze denemesiydi. Kassam 2 ona göre geliştirildi.

Fetih son zamanlarda çok sayıda şehadet eylemi gerçekleştirdi. Bu adımı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Salah Şehade: Aksa şehitleri Tugayının bu eylemlere katılması bizim için sürpriz olmadı. Bu alana girmelerinden ve 1967'de işgal edilen toprakları geçip 1948'de işgal edilenlerde eylem gerçekleştirmelerinden ötürü de mutlu olduk. Hatırlıyorum; İzzeddin Kassam ve Aksa Şehitleri Tugaylarının Gazze'deki ilk ortak açıklaması 2001 Temmuz ayında yapılmıştı. Bu açıklamada her ikisi de Siyonist derinliğe eylem düzenlemeyi benimsemişlerdi. Bu açıklama büyük ses getirdi çünkü Gazze'deki iki tugayın farklı görüşlerine rağmen bir olduğunu ifade ediyordu. Siyonist düşmanın saldırması ve katliamlar işlemesi halinde bu iki tugayın verdiği söz, İsrail'in derinliğine saldırmak hatta evleri hedef almak olacaktı. O vakit Aksa Şehitleri Tugayı Gazze'de olmamasına rağmen bu açıklama Kassam Tugaylarıyla Fetihli kardeşlerimiz arasındaki siyasi görüş birliğinin ifadesiydi. Elhamdülillah bir bütün olacağımız zaman geldi.

İşgal Gazze'dekilere ek olarak size Siyonist derinlikte birçok eylem yapma sorumluluğunu yükledi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Salah Şehade: Daha 2 gün önce Fetih Tel Aviv'in kuzeyinde gerçekleşen bir eylemi üstlendi. Daha önce de Netanya ve Rishon LeZion'da şehadet eylemleri gerçekleşti ama hala bu eylemlerin sorumlusunun kim olduğu bilinmiyor. Bu eylemlerle uzaktan yakında alakam olmamasına ve bunları gerçekleştirenlerin kim olduğunu bilmeme rağmen İbrani gazetelerinin beni bu eylemlerle suçlamasına şaşırdım. Fakat Siyonist istihbaratı öldürülmem halinde siyasi bir hedefi gerçekleştirmek için bunun peşinden koşuyor. Ben bunun yalan olduğunu vurguluyorum. Onların da bu eylemden hangi makamın sorumlu olduğu hakkında en ufak bilgileri olmadığına eminim.

Yahudi gazeteleri Siyonistleri sarsan son eylemlerin sorumluluğunu Hamas'a yükledi. Gerçekten de hareketiniz yaptığı eylemleri açıklamama siyaseti mi takip ediyor?

Salah Şehade: Şu ana kadar sorumlu makamın bilinmediği iki eylem gerçekleşti. Biri onlarca ölü ve yaralının olduğu Rishon LeZion eylemidir. Onlar şimdi bunun için beni suçluyorlar ki onun hakkında açıklama yapayım. Ben gerçekten bunu kimin yaptığını bilmiyorum. Ama Yahudiler laftan anlamayan bir millet.

Hamas ise gerçekleştirdiği eylemleri açıklıyor. Çünkü yaptığı eylemleri açıklaması İslam ve Arap dünyasına açıklamamasından daha faydalı oluyor. Düşman ise Hamas, Fetih ve İslami Cihad'ı bir tutuyor. Tabi burada Fetih'le, makam ve mevki peşinde koşanları ve hareketi gerçek direniş yolculuğundan çevirmeye çalışanları değil şehadet eylemlerini gerçekleştiren Aksa Şehitlerini kastediyorum.

Hamas'ın askeri kanadı olarak karşılaştığınız en önemli engeller nelerdir?

Salah Şehade: Bu engellerin en önemlisi şunlardır:

Birincisi: Uçaksavar ve uzun menzilli füzeler gibi silahların azlığı.

İkincisi: Askeri faaliyette karışıklığa sebep olan ulusal yönetimin siyasi bakışının bulanıklığı. Filistin yönetimi askeri faaliyetteki konumunu henüz belirlemiş değil. Bu eylemin yanında mı yer alıyor yoksa ona karşı mı? Bu özerk yönetim mi yoksa ulusal bağımsızlık yönetimi mi? Bu durum birçok mücahidi şaşırtıyor. Siyasi kararlar çalkantılı.

Üçüncüsü: Bazı güçlerin ve onların Siyonistlere itaat eden unsurlarının mücahitleri ve imalat atölyelerini takip etmesi. Dün işgalci Gazze'deki Hayzeytun mahallesinde bulunan bir maden yatağını yok etti. Filistin yönetimi ise bu atölyenin sahiplerini tutukladı ve soruşturma başlattı. Daha sonra ise bu kişilerin itiraflarını düşmana aktardı.

Dördüncüsü: Kan emiciler tarafından "silah tüccarları" silah fiyatlarının yükseltilmesi. M16 silahının fiyatı 5 bin dolara çıktı. Kurşunun fiyatı 5.1 dolar, Kalaşnikof 2000 dolar ve onun tek bir kurşunu 4 dolar. İç ayaklanmalardan yakınan ve vatandaşlarının neredeyse giymeye bir şey bulamadıkları devletlerde ise insanlar gelişmiş silahlara sahipler. Yahudilerle savaşan bizleriz ama silah fiyatları çok yüksek ve mücahitlere silah gelmesini yasaklayan Arap rejimlerinin de karışması sebebiyle bu silahlar çok az bulunuyor.

90'ların başlarıyla kıyaslandığında askeri kanat silah azlığını -kısmen de olsa- nasıl yendi?

Salah Şehade: Her aşamanın imkanları ve olumlulukları vardır. Askeri kanat 90'ların başındakine nispeten çok gelişti ve fiyatları yüksek olsa da silahları elde etti. Gazze ya da Batı Şeria'daki örgüt için harcanan paralar küçük bir ordunun silahlanmasına yetecek düzeydedir.

Hareket, şahsi ya da Allah için cihat yolculuğuna yardım etmek isteyenlerin bağışlarıyla kısmen de olsa bu sorunun üstesinden geldi. Yine hareket orta derecede silahların bir kısmını üretmeyi de başardı. Bu sayede masraflar azaldı. Mesela askeri kanadın ürettiği füzelerin maliyeti satın alınma durumunda hareketin ödeyeceği fiyatın %1'ini aşmaz.

Siyasi çevreler Gazze'nin Siyonist istilasına uğrayacağı beklentisi içinde. Buna karşı koymak için yaptığınız hazırlıklar nelerdir?

Salah Şehade: Ayrıntıları veremem. Araçların neler olduğunu ve eylem mekanizmasının nasıl çalıştığını açıklayamayız. Bu özeldir yayınlanamaz. Fakat düşmana unutamayacağı bir ders vereceğimiz hazırlıklar var. Düşmanın Batı Şeria'da işlediği suçlara karşılık Filistin halkına itibarını geri vereceğiz. Ama ben, sınırlarının ihlal edilmesini engelleme gücü olan silahlı bir devlet olmadığımızı söylüyorum. Biz sadece halkımızı ve Arap dünyasını savaşın eşiğinde gören bir milletiz. Ama biz Allah'ın izniyle ve yardımıyla düşmana irademizin yenilmeyeceğini kanıtlayacağız. Ömer Muhtar'ın dediği gibi: " Çünkü silahın kırılması fayda verecek, batıl hakkımı çiğneyemeyecek."

Hamas'ın yaptığı şehadet eylemlerinde sivilleri hedef aldığı yönünde suçlamalar var. Bu konudaki görüşünüz nedir?

Salah Şehade: Tugaylar olarak metodumuz çocukları yaşlıları ya da mabetleri hedef almamaktır. Bu mabetlerin Müslümanları öldürmeye teşvik etmesine rağmen şu ana kadar okulları hedef almadık. Kolay ve önümüzde olmalarına rağmen aynı şekilde hastaneleri de hedef almadık. Çocukların öldürülmesini emretmedik. Çünkü biz cihat ilkelerine göre çalışıyoruz ve sloganımız "Biz Yahudileri Yahudi oldukları için öldürmüyoruz" dur. Biz onlarla topraklarımızı işgal ettikleri için savaşıyoruz. İnançları sebebiyle değil topraklarımız gasp ettikleri için. Ölen çocuklar bizim irademiz dışındadır. Çünkü bizim onlara davranış siyasetimizde böyle bir şey yoktur.

* Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el Kassam Tugayı Genel Komutanı Şeyh Salah Şehade'yle, şehadetinden kısa bir süre önce Kassam'ın basın merkezinin gerçekleştirdiği bu röportaj, Gülşen Topçu tarafından İsra Haber için tercüme edildi.

Filistin Haberleri