Siyonist asker Gilad Şalit'in esir alınmasının üzerinden beş yıl geçti. İşgalci bu sürede Şalit'i Filistin direnişinin; Kassam Tugayları, Halk Direniş Komiteleri ve Ceyşu'l-İslam'ın elinden kurtaramadı. Şalit'i ailesine geri getirip dosyayı kapatmada başarısız oldu. Şalit'i esir alan direniş gruplarının onu elinde tutmayı başarması ve işgalcinin ona ulaşamaması, kendisini bölgede askeri ve istihbarati yönden en güçlü gören düşmana karşı direnişin gerçekleştirdiği büyük bir iştir. Bu denklemle direniş işgalcinin gücüne ve övünüp durduğu askeri donanımına karşı yeni bir üstünlük kazanmış oldu.
İşgalcinin, Gazze Şeridi'ne açtığı son savaşta hedeflerine ulaşmada başarısız olduktan sonra Şalit'i kurtarmak için Gazze'ye askeri bir operasyon düzenleme gücü kalmadı. Askerini esir alan direniş grupları karşısında aciz kaldı. Alman aracı ve daha önceki diğer aracılar vasıtasıyla Filistinlilere ve mübarek direnişlerine karşı gösterdiği pençesi işe yaramaz hale gelmişti. İşgalci, direniş gruplarının sahip olduğu mütevazi askeri güç karşısında gücünden soyutlanmıştı.
Filistinli gruplar Şalit'i kaçırmakla ve işgalcinin askeri güç kullanarak onu kurtarmada başarısın olmasıyla gerçekleştirdikleri büyük işin farkında. Bu durum, onları daha da güçlü yapıyor ve esirlerini işgal zindanlarından kurtarmak isteyen Filistin halkının talepleriyle uyumlu taleplerinin arkasında durmasını sağlıyor. Esir değişiminin esirler ve aileleri için önemini biliyoruz. Esirler, insan haklarına saygıya davet eden tüm kanunları ve uluslararası anlaşmaları çiğneyen cani düşmanın zindanlarındaki hayatın sona ereceği anı büyük bir sabırsızlıkla bekliyorlar.
Onurlu bir esir değişimi anlaşması beklentisi, Filistin direnişine Mısır devriminden ve işgalcinin bölgedeki stratejik müttefiki olan rejimin devrilmesinden yararlanmayı zorunlu kılıyor. Mısır rejimi, esir değişiminin işgalcinin şartlarına uygun yapılması için işgalci lehine Filistinlilere baskı uyguluyordu. Daha net bir ifadeyle söylemek gerekirse, Filistin direnişinin pazarlık kurallarını değiştirmesi gerekmektedir. Esirlerin ve ailelerinin beklentilerine uygun onurlu bir bedel elde etmek için taleplerinin çıtasını yükseltmelidir.
Şalit dosyasının başbakanlığı döneminde kapatılmasını temenni ettiğini söyleyen Siyonist Başbakan Benyamin Netanyahu'nun son açıklamalarına bakınca, bu açıklamaların içerisinde mutlaka dikkat edilmesi gereken bazı işaretler ve manalar taşıdığını görüyoruz. Bunların birincisi Siyonist kamuoyuna verilen mesajdır. Netanyahu bu mesajla Şalit konusunun hükümetinin en önemli öncelikleri arasında olduğu izlenimini vermek istemektedir. Fakat bu girişim artık faydasız hale gelmiştir. Çünkü Siyonist kamuoyu, Netanyahu hükümetinin Şalit konusundaki ihmalini hissetmeye başlamıştır. Netanyahu ayrıca, direnişi taleplerini elde etme konusunda umutsuzluğa sevk etmeyi başarabileceğini ve kendisine sunulan şartları kabul ettirebileceğini düşünerek vakit kazanmaya çalışmaktadır. Netanyahu, uyguladığı pazarlık taktikleri konusunda Filistin direnişinin daha bilinçli ve daha olgun hale geldiğinin henüz farkında değil. Fakat bu taktikler bir gün onu uykusundan uyandıracak.
Ömer Avad
fiem