Salah Irkçılık'tan Yargılanıyor

İslami Hareket lideri Şeyh Raid Salah'ın mahkemesine bugün İsrail Sulh Mahkemesi'nde devam edildi.

İsrail Sulh Mahkemesi bugün İslami Hareket lideri Şeyh Raid Salah'ın aleyhine açılan, 'Vadi el Coz Hutbesi' olarak bilinen davayı görüşmek üzere toplandı.

2007 yılının Şubat ayının başlarında İsrail'in Mescid-i Aksa'nın Meğaribe kapısına giden yolu yıkmasının ardından olaylar çıkmış, Müslümanların Mescid-i Aksa'da namaz kılması yasaklanmıştı. 16 Şubat Cuma günü Kudüs Vadi el Coz Savane bölgesinde namaz için toplanan Müslümanlara Raid Salah bir hutbe vermişti.

Daha sonra İsrail Başsavcılığı, hutbede ırkçılık ve nefrete çağrı olduğu iddiasıyla Raid Salah aleyhinde suç duyurusunda bulunmuştu. Bugün mahkeme, İsrail emniyetinden iki polisin Raid Salah aleyhinde tanıklığını dinledi.

Raid Salah'ın savunmasını yapan ekip, duruşma esnasında savcılık tanıklarının iddialarında bir çok çelişkiyi ortaya çıkardı. Savcılığın mahkemeye sunduğu, Raid Salah'ın mevzubahis konuşmasının yer aldığı iddia edilen video kaydının entrikayla ele geçirildiği savunma ekibi tarafından vurgulandı. Aynı şekilde mahkeme, İsrail Başsavcılığına 'intifada' kelimesini açıklayıcı bir rapor sunan ve raporu hakkında savunma ekibinin Sulh Mahkemesi Yönetmeliğinde bir karşılığı olmadığı yönünde açıklamalar yaptığı bilirkişi 'Fisher' in tanıklığını geçersiz saydı.

Avukatlar Hüseyin Ebu Hüseyin ve Avigdor Feldman'ın sorularını yanıtlayan polis memurları Glitter Yitzhak ve Ifgani Qingenovic'in ifadelerindeki çelişkiler dikkat çekti. Bu çelişkilerin en belirgini şöyle: Biri kargaşanın başlayıp, İsrail polisine taş atılmasının hutbeden hemen sonra gerçekleştiğini söylerken, diğeri bunların namazdan sonra meydana geldiğini iddia ediyor. Hutbe ile namazı birbirinden ayıramıyorlar –tabi kargaşa ve namaz kılanlar tarafından taş atıldığı hikayesi baştan sona düzmece- . Ayrıca polisler, çok az Arapça bildikleri halde Raid Salah'ın hutbesinin kışkırtmayla dolu olduğunu iddia ediyorlar. Tüm bu çelişkilerin üstüne bir de polisler, kendilerine yöneltilen bir çok soruya 'hatırlamıyoruz.. bilmiyoruz' diye yanıt verdi.

Duruşmada, savcılığın iddiasına göre Vadi el Coz hutbesinin yer aldığı video kaydı ve tercümesinin mahkeme tarafından kabul edilip edilmeyeceği görüşüldü. Raid Salah'ın avukatları ellerindeki belgelere dayanarak, Şeyh'in aleyhine açılan Vadi el Coz davası soruşturmacılarının, Rishon LeZion'daki Sulh Mahkemesi'ne başvurup, İsrail Radyo ve Televizyon Kurumu'nun içinde hutbenin bulunduğu kasetin polise teslim edilmesini istediler.

Polis, mahkemeye Raid Salah hakkında Vadi el Coz suçlamalarıyla alakası olmayan başka soruşturmalar yürüttüğü yönünde bilgi verdi. Savunma avukatları, kaseti isterken polisin kullandığı uslubün kesinlikle doğru olmadığını, hatta hakimin ve mahkemenin kasten kandırıldığını söyleyerek, yanlış bilgi verme ve hile yoluyla ele geçirilen bu kayıt ve ilgili tüm verilerin kabul edilmemesi gerektiğini belirtti.

İsrail Başsavcı vekili kaseti isteyen polis memurunun farkında olmadan dilekçede hata yapmış olabileceğini, dilekçe metnini bilgisayardaki hazır metinlerden seçmiş olabileceğini ve sebeplerin araştırabileceğini söyledi. Savunma avukatları bu iddiayı saçma buldular ve 2003 'Aksa Rehinleri' davasında olduğu gibi İsrail polisinin Raid Salah hakkında birçok yanlış dilekçe sunduğunu hatırlattılar.

Tüm bu karşı savunmalara rağmen dava hakimi Haim Liran, kabul gerekçesini ileri bir tarihte açıklamak üzere, kasetin ve tercümesinin kabulüne karar verdi. Duruşma tutanağında savunma ekibinin savcılığın sunduğu kayıtlar hakkında görüş bildirme hakkının mahfuz olduğu kaydedildi. Davayla ilgili savunma tanıklarının ve özetlerin dinlenileceği bir sonraki duruşma 8/6/2010 tarihinde yapılacak.

isra haber

Filistin Haberleri