Pakistan’ın başkenti Lahor’da, mayıs ayının başında uluslararası anti-emperyalizm konferansı düzenlendi. Hakuk-ul Halk Partisi (Haqooq-e-Khalq Party) öncülüğünde Pakistan solunun organize ettiği konferansta, dünyanın dört bir yanından bir araya gelen anti-emperyalist düşünürler, günümüzün jeopolitik ve jeoekonomik dönüşümleri karşısında ortak bir duruş sergilemenin imkanlarını tartıştı.
Birçok konuşmacı Gazze ve İran’daki emperyalizm karşıtı direnişi somut örnekler olarak gündeme getirirken Amerika’nın Venezuela başta olmak üzere Latin Amerika ülkelerine yönelik tehditlerinin benzer saldırganlıklar olduğunu söyledi. Küresel emperyalizme karşı birleşik bir mücadele verilmesinin gerekliliği vurgulandı.
Konferansta "ayaklanma bastırma" (kontrgerilla) stratejileri hakkında konuşma yapan Malezyalı akademisyen Dr. Fadia, 20. yüzyılda Malaya’da yaşanan İngilizlerin öncülüğündeki emperyalist müdahaleleri örnekleriyle anlatarak benzeri politikaların bugün Gazze ve İran’a yönelik savaşta uygulandığını söyledi.
Emperyalistlerin, halkları birbirine düşürmek için her grubu diğerine karşı tehdit olarak lanse ettiklerini belirten Dr. Fadia, bu döngünün aşılmasını anti-emperyalist mücadele açısından önemli olarak nitelendirerek Hz. Ali’nin şu sözünü hatırlattı: "İnsanlar iki kısımdır: Ya dinde kardeşin ya da yaratılışta (insanlıkta) eşindir."
Dr. Fadia, emperyalizmin Müslümanların ayaklanmasını önlemek adına ürettikleri manipülasyonları anlattıktan sonra “Mesela İran hakkında konuşurken İslami yöneliminden dolayı ‘bu devrimci değil’ derler. İslami olan bir şey devrimci olamazmış.” diyerek bu algıyı eleştirdi.
Konferansın sonunda, 10 maddelik bir bildiri de yayımlandı.
islami analiz