İran İslam Cumhuriyeti Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Üyesi ve Devrim Lideri’nin Askerî Danışmanı Tümgeneral Muhsin Rızai, şehitlerin kanının intikamının alınması meselesinin ciddi olduğunu belirterek, bunun devrim yürüyüşünün bir parçası olduğunu söyledi.
Rızai, ABD Başkanı Donald Trump ile işgalci İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran’ın kırmızı çizgilerini aştığını ifade etti.
Bu ihlallere “kararlı ve orantılı bir cezayla” karşılık verilmesi gerektiğini vurgulayan Rızai, şu ifadeleri kullandı:
“Liderlere yönelik suikastlar normal bir davranış hâline gelirse hiçbir ülke güvenlik içerisinde yaşayamaz.”
İranlı yetkililer de daha önce, şehit lider Seyyid Ali Hamanei ile Siyonist-Amerikan saldırılarında şehit edilenlerin faillerinden intikam alınacağını açıklamıştı.
İslam Devrimi’nin mevcut lideri Seyyid Mücteba Hamanei de daha önce yaptığı açıklamada, “İntikam milletin talebidir ve kesinlikle gerçekleştirilecektir” demişti.
İran Meclisi Millî Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Alaaddin Burucerdi ise şehit lider ile diğer şehitlerin kanının intikamını almanın kaçınılmaz bir görev olduğunu ifade etmişti.
Katz’ın İtirafı Hukuki Takibin Önünü Açtı
İşgalci İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın, Seyyid Ali Hamanei’ye yönelik saldırının İsrail tarafından gerçekleştirildiğini itiraf etmesi de İran’ın gündemindeki yerini koruyor.
Analistlere göre Katz’ın söz konusu açıklaması, İran’a kendisi ve işgal rejiminin yöneticileri hakkında uluslararası kurumlar nezdinde hukuki girişimlerde bulunma imkânı sağladı.
Uzmanlar, saldırının sorumluluğunun açıkça kabul edilmesinin, işgal rejimi yöneticilerinin hem hukuki hem de siyasi açıdan hesap vermesinin önünü açabileceğini belirtiyor.
Şehit lider Seyyid Ali Hamanei için düzenlenen cenaze törenleri iki gün önce doğduğu şehir olan Meşhed’de tamamlanmış, naaşı bir haftalık yas ve cenaze merasimlerinin ardından İmam Rıza Türbesi’nde toprağa verilmişti.