Filistin uzlaşısı hâlâ yerçekimi olmayan bir alanda yüzüyor. Pratikte sabitlenmeye ihtiyacı var. Bu sabitlemenin de pratikte etkisi olacak birçok adıma ihtiyacı var. Çünkü sadece anlaşmayı imzalamak veya süslü açıklamalar yetmiyor. Temenniler de yeterli değil. Benim, senin ve onun başarılı olacağına ve istenileni vereceğine dair ümit verecek elle tutulur gelişmelere ihtiyacımız var.
Engellerin çok olduğunun ve engel çıkaranların çokluğunun farkındayız. Fakat atılacak bir takım ön adımlarla bu engelleri aşabiliriz. Kişisel çıkarlarına ters düştüğü için, Amerika'nın bölgeye yönelik projesine ve "İsrail"e zarar verdiği gibi kendilerine de zarar verdiği için bu uzlaşının devam etmesini istemeyenleri aşabiliriz.
Bu konuda belki de atılacak ilk adım, bölünmüşlük halinin izlerinin silinmesidir. Bu izlerin en tehlikelisi, siyasi tutuklular dosyasıdır. Bu dosyanın kapatılması ilk adım olmalıdır. Dini, vatani ve insani görev bu dosyanın yarına bırakılmadan bugün kapatılmasını gerektirmektedir. Değilse bizler kendimizi kandırmış olacağız ve kötü niyetler beslendiğine dair şüphelerin artmasını sağlayacağız. Belki de bu konuda söylenen en kötü söz, güvenlik birimleri sözcüsünün yaptığı açıklamalardır. Sayın Mahmud Abbas'ın onu dizginlemesi gerekiyor. Bununla birlikte Mahmud Abbas'ın anlaşmayı imzalar imzalamaz Batı Yaka'daki güvenlik birimlerine gözaltılara ve ifade vermeye çağırmaya son vermesi, gözaltına alınanların mahkemelere sevkini durdurması için talimat vermesi gerekiyordu. Çünkü herkes bütün bu kovuşturmaların, gözaltıların, ifadeye çağırmaların ve yargılamaların hukuki hiçbir temelinin olmadığını biliyor.
Siyasi tutuklularla ilgili bu konuda bu yazının yazıldığı ana kadar olumlu işaretler verilmedi. Bu da bizim anlaşmanın uygulanması noktasındaki şüphelerimizi artırıyor. Bundan da Sayın Abbas'ın bu anlaşmadan sadece iki şey beklediğini anlıyoruz: Birincisi, bağımsız isimlerden veya teknokratlardan oluşan bir hükümet kurulması. Böylece Abbas'ın projesi önünde büyük bir engel olarak gördüğü Heniyye Hükümeti ortadan kaldırılmış olacak. Ayrıca, Abbas'la rekabet etmeye başlayan ve Fetih Hareketi tarafından istenmeyen Feyyad Hükümeti de ortadan kaldırılacak. Abbas'ın gerçekleştirmek istediği ikinci hedef ise, seçimlere düşünce terörü, gözaltılar ve kovuşturmaların sürdüğü, özgürlüklerin olmadığı bir ortamda gitmek. Çünkü ulaşmak istediği Hamas'ı siyasi sahne dışına çıkarma hedefini ancak bu şekilde gerçekleştirebileceğini düşünüyor. Abbas, seçimlerin birkaç ay önce Batı Yaka üniversitelerinde yapılan öğrenci meclisleri seçimleri gibi olmasını istiyor.
Burada önemli bir şey söylemek istiyoruz: Hamas Hareketi'ne ve Filistinli direniş gruplarına düşen görev, anlaşma sonrası ve geçici hükümet kurulmadan önce atılması gereken ilk adımı vurgulayan açık ve net bir tavır ortaya koymaktır. Bu adım, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve bu dosyanın nihai olarak kapatılması ve izlerinin silinmesidir. Değilse uzlaşı anlaşmasını rüzgar alıp götürecek.
Tamam, örneğin Hamas Hareketi sancakları ortaya çıktı ve önceki gün Nablus'ta ilk kez bu sancaklar dalgalandı. Fakat Filistin'in tüm kentlerinde dalgalansa da bu şekilden ibaret. Çünkü önemli olan güvenin tesisidir. Güven tesisinin ilk tuğlası da siyasi tutukluların serbest bırakılması ve bu dosyanın kapatılmasıdır.
Uzlaşının dini ve ulusal bir görev olduğuna ve mutlaka sağlanması gerektiğine inanmış olmama rağmen ben buradan Hamas Hareketi'ni güvenlik ve siyasi tutuklular dosyası kapatılmadan uzlaşının uygulanması yolunda tek bir adım dahi atmamaya davet ediyorum. Kendimizi ve halkımızı kandırmayalım. Uzlaşının gerçekleşmesi yönünde, Filistinliler arası ilişkide ötekine saygı ve ortaklık üzerine kurulu yeni bir dönemin inşası yönünde gerçek iradenin ve samimi niyetin olduğunu herkes göstermeli.
Mustafa Es-Savvaf
fiem