İsrail’in Güney Lübnan’a yönelik saldırılarında sahadaki askeri başarısızlık, propaganda görüntüleriyle örtülmeye çalışılıyor. İsrail basınında yer alan son bilgiler, işgal ordusunun Litani Nehri kıyısında “zafer fotoğrafı” elde etme uğruna askerlerini nasıl riske attığını ortaya koydu.
Haaretz gazetesinin aktardığına göre, İsrail İşgal ordusunda 36. Tümen Komutanı Tuğgeneral Yiftah Norkin, tüm operasyonel uyarılara rağmen gündüz saatlerinde Litani Nehri bölgesinde keşif turu yapılmasında ısrar etti. Oysa sahadaki talimatlar, özellikle direniş güçlerinin saldırı amaçlı küçük İHA’ları nedeniyle gündüz hareketliliğinden kaçınılmasını öngörüyordu.
Buna rağmen bölgeye gönderilen güvenlik gücü, direnişe ait patlayıcı yüklü bir İHA’nın hedefi oldu. Saldırıda İsrailli yüzbaşı Maoz Yisrael Rekanti öldü, bazı askerler de yaralandı.
İsrail ordusu içinden Haaretz’e konuşan bir komutan, söz konusu ziyaretin hiçbir operasyonel faydası olmadığını belirterek, “Bunun amacı neydi? Tümen komutanının Litani’yi ve tank köprüsünü görmek istemesi için mi? Gündüz hareket edilmemesi talimatı vardı” ifadelerini kullandı.
Habere göre, üst düzey komutan bölgede yalnızca dört dakika kaldı. Bu sürenin “Litani’ye ulaşıldı” görüntüsü vermek için yeterli olduğu, ancak bölgeyi güvence altına almakla görevlendirilen askerlerin saldırının hedefi haline geldiği belirtildi.
Sahadaki tablo, İsrail ordusunun Güney Lübnan’da ciddi bir yıpranma yaşadığını gösteriyor. Direnişin küçük ve saldırı amaçlı İHA’ları, işgal güçlerinin gündüz hareket kabiliyetini büyük ölçüde kısıtlarken; zırhlı birlikler ve mühendislik ekipleri de açık arazide kolay hedef haline geliyor.
Aylar süren saldırılara rağmen İsrail’in kuzeydeki yerleşimcileri geri döndürememesi, roket tehdidini ortadan kaldıramaması ve direnişin ön savunma hatlarını kıramaması, Tel Aviv yönetimi üzerindeki baskıyı artırıyor.
Askeri başarı elde edemeyen işgal ordusunun, sahada sistematik yıkım ve medya propagandasına yöneldiği ifade ediliyor. İsrail askerlerinin aktardığına göre, birliklerden gün sonunda kaç binanın yıkıldığının rapor edilmesi isteniyor. Bu durum, askeri kontrol sağlamak yerine “yıkım üzerinden sonuç üretme” anlayışının öne çıktığını gösteriyor.
Litani Nehri kıyısındaki olay, işgal ordusunun “zafer görüntüsü” arayışının nasıl ağır bir bedelle sonuçlandığını ortaya koydu. İsrail’in “mutlak zafer” söylemleri sahada karşılık bulmazken, direnişin saldırıları işgal ordusunu Güney Lübnan’da giderek daha derin bir bataklığa sürüklüyor.