İran Meclis Başkanı ve İran müzakere heyetinin başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ateşkes talebinin ABD tarafından gündeme getirildiğini belirterek, İran’ın gücünün Avrupa ülkelerini yaptırımların kaldırılması amacıyla Tahran ile müzakere etmeye yönelttiğini söyledi.
İran devlet televizyonuna açıklamalarda bulunan Kalibaf, “Ateşkes talebinde bulunan taraf düşmandı. Biz başlangıçta bunu kabul etmiyorduk” dedi.
Kalibaf, 24 saat içinde metin üzerinde üç tur görüşme gerçekleştirildiğini, ayrıca arabulucunun katılımıyla üç tur üçlü müzakere yapıldığını ifade etti.
İran’ın gücünün Avrupa ülkelerini müzakere arayışına ittiğini savunan Kalibaf, “İran’ın gücü, üç Avrupa ülkesini yaptırımların kaldırılması için İran’la müzakere arayışına yöneltti” diye konuştu.
Düşmana ait savaş uçaklarının kalktığı tüm havalimanlarının hedef alındığını belirten Kalibaf, “Düşmanın mantığı güç olduğunda onu terbiye etmek gerekir. Ancak müzakere masasına geldiğinde onunla güvensizlik temelinde konuşulmalıdır” ifadelerini kullandı.
Müzakerelerin çerçevesine de değinen Kalibaf, heyetin İran liderinin talimatları doğrultusunda hareket ettiğini belirterek, “Bizim görevimiz bu talimatları müzakerelerde hayata geçirmek ve uygulamaktır” dedi.
Kalibaf, şu anda gündemdeki başlıkların ilan edilen savaşın sona erdirilmesi ve fiilen uygulanan kuşatmanın kaldırılması olduğunu söyledi.
Hürmüz Boğazı’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kalibaf, “Allah, İran’ın düşmanlarını aptallardan yarattı ve onlar da İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki potansiyelini gerçeğe dönüştürdü” ifadelerini kullandı.
Savaş sırasında yaptığı açıklamaları hatırlatan Kalibaf, “Hürmüz Boğazı’nın asla eski haline dönmeyeceğini söylemiştim ve bugün de aynı görüşteyim” dedi.
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki konumuna dikkat çeken Kalibaf, “İran’ın Hürmüz Boğazı’nda egemenlik hakları bulunuyor ve doğal olarak verilen hizmetler karşılığında ücret talep edecek. Bu konu mutabakat zaptında yer alıyor” diye konuştu.
İran’ın uluslararası hukuk çerçevesinde hareket edeceğini vurgulayan Kalibaf, “Bu, Hürmüz Boğazı’nda uluslararası hukuk ve denizcilik düzenlemelerine aykırı hareket edeceğimiz anlamına gelmiyor. Uluslararası yasalar çerçevesinde hareket ediyoruz” dedi.
Boğaza kıyısı bulunan ülkelerin hak ve yükümlülüklerine işaret eden Kalibaf, “Boğaza kıyısı olan ülkelerin uluslararası hukuk kapsamında haklarının yanı sıra yükümlülükleri de vardır. Hizmet ödemeleri de bunlar arasındadır” ifadelerini kullandı.
Yürürlükteki mutabakat zaptına göre Hürmüz Boğazı’ndan yalnızca iki kıyıdaş ülkenin, İran ve Umman’ın sorumlu olacağını belirten Kalibaf, gelecekteki yönetim modeline ilişkin de bilgi verdi.
Kalibaf, “İran, yalnızca 60 günlük müzakere süreci boyunca Hürmüz Boğazı geçiş ücreti almayacak. Sonrasında ise yürürlükteki uluslararası hukuk ve kıyı devletlerinin egemenlik hakları doğrultusunda, diğer Basra Körfezi ülkeleriyle görüşerek Hürmüz Boğazı’nın gelecekteki yönetimi ve denizcilik hizmetlerini tanımlamak amacıyla Umman Sultanlığı ile diyalog kuracak” dedi.
İran’ın dondurulmuş varlıklarına da değinen Kalibaf, bu fonların İran’ın hesaplarına aktarılması ve Merkez Bankası’nın kullanımına sunulması gerektiğini söyledi.
Kalibaf, mutabakat zaptının 6. maddesinde İran’ın yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için 300 milyar dolar ayrıldığını da ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın kuşatmayı bir gecede kaldırdığını öne süren Kalibaf, “Bunun 30 gün içinde yapılması planlanmıştı. Bazı dostlarımız kuşatmanın 30 gün sonra kaldırılıp kaldırılmayacağı konusunda endişeliydi. Ancak bu karar üç gün içinde iptal edildi” dedi.
Lübnan konusuna da değinen Kalibaf, “Ateşkesin kapsamı yalnızca Dahiye ile sınırlı kalmadı, tüm Lübnan’ı kapsayacak şekilde genişletildi” ifadelerini kullandı.
Kalibaf, İran açısından en önemli güvencenin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı değil, İran’ın gücü ve halkın birlikteliği olduğunu belirterek, “Biz ahdini bozan ve güvenilmez bir düşmanla müzakere ettiğimizi biliyoruz” dedi.
Mutabakat zaptını “Amerika’nın yenilgi belgesi” olarak nitelendiren Kalibaf, İran halkının bu belgeyi göreceğini ve değerlendireceğini söyledi.
Mutabakatın “adım karşılığında adım” ilkesine dayandığını belirten Kalibaf, “Amerika yükümlülüklerine uymazsa biz de hiçbir adım atmayız” diye konuştu.
Belgenin hükümlerine uyulmaması halinde İran’ın tavrının net olacağını ifade eden Kalibaf, “Düşmanın yükümlülüklerini yerine getirmediği her noktada politikamız, ‘başlayan zalimdir’ ilkesi olacaktır. Ancak onlar taahhütlerine uyarsa biz de uyarız” dedi.
Kalibaf açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
“Düşman ihanet etmek isterse biz meydanın adamlarıyız. Benim için diplomatik mücadele ile askeri mücadele arasındaki mesafe uzak değildir. Ellerimiz tetiktedir. Mantıktan anlamayana mantığı güçle anlatırız.”