İSRAİL’DE SAVAŞ TRAVMASI DERİNLEŞİYOR

İşgalci İsrail gazetesi Haaretz, “İsrail”in Ekim 2023’ten bu yana yürüttüğü savaşın, işgal rejimi içinde benzeri görülmemiş bir psikolojik krize yol açtığını ortaya koydu.

Gazete, kaygı bozuklukları, uyku sorunları, aile içi şiddet, yeme bozuklukları ve trafik kazalarında artış yaşandığını belirterek, savaşın etkilerinin “İsrail toplumu” üzerinde yıllarca süreceği uyarısında bulundu.

Gazete, savaş öncesinde normal şekilde çalışan bir yedek askerin durumuna dikkat çekti. Söz konusu askerin, savaşın ardından çalışma yetisini kaybettiği ve yaşadığı psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle intihara eğilimli hale geldiği aktarıldı.

Çatışmalardan kaynaklanan psikolojik yaralanmalarla ilgilenen “Yahalomei Krav” Derneği Başkanı Nadav Weirsch, Haaretz’e yaptığı açıklamada, bu vakaların artık istisnai olmadığını, aksine olağan hale geldiğini söyledi. Weirsch, giderek daha fazla sayıda askerin benzer koşullarla karşı karşıya kaldığını belirtti.

Gazete, savaşın başlangıcından bu yana çok sayıda yeni psikolojik vaka tanıklığı belgelediğini kaydederek, bireysel gibi görünen bu vakaların aslında geniş çaplı bir olguyu yansıttığını vurguladı.

Psikolojik yaralanmalarda benzeri görülmemiş artış

Haaretz, İsrail “Savunma” Bakanlığı verilerinin tedavi gören yaralı sayısında sert bir yükselişe işaret ettiğini bildirdi. Buna göre savaş öncesinde yaklaşık 62 bin olan tedavi gören yaralı sayısı 87 bine yükselirken, psikolojik yaralanma yaşayanların sayısı yaklaşık 11 binden 31 bine çıktı.

Buna rağmen uzmanlar, mevcut rakamların krizin gerçek boyutunu yansıtmadığı görüşünde. Gazete, travma alanında çalışmalar yürüten Prof. Zahava Solomon’un değerlendirmesine yer verdi. Solomon, bugün görünen tablonun “buzdağının yalnızca görünen kısmı” olduğunu belirterek, psikolojik etkilerin büyük bölümünün çatışmalar sona erdikten sonra ortaya çıktığını söyledi. Solomon ayrıca, terhis edilen çok sayıda yedek askerin zamanla “saatli bombalara” dönüşebileceği uyarısında bulundu.

Kriz askerlerle sınırlı kalmadı, İsrail toplumuna yayıldı

Gazeteye göre savaşın etkileri artık yalnızca askerlerle sınırlı değil. Gazze Şeridi’ne yakın bölgelerde yaşayanlar, “Nova” festivaline katılanlar ve evleri bombalanan siviller de dahil olmak üzere İsrail toplumunun geniş kesimleri bu krizden etkilendi. Haaretz, savaşın yayılmasıyla birlikte psikolojik olarak etkilenenlerin sayısının da arttığını ifade etti.

Ulusal Sigorta Kurumu verilerine göre, 7 Ekim 2023 arifesinde saldırılar nedeniyle psikolojik olarak yaralandığı kabul edilen sivil sayısı 6 bin 412 iken, bu sayı bu hafta itibarıyla 69 bini aştı. Bunlardan yaklaşık 35 bini ise resmi olarak psikolojik engelli kabul edildi. Kurumdan bir yetkili, bu gelişmeyi “en kötümser senaryoların bile ötesinde” şeklinde nitelendirdi.

“Toplu travma”

Haaretz, savaşın etkilerinin yalnızca askerlerle ya da doğrudan çatışmalardan zarar görenlerle sınırlı kalmadığını, yedek askerleri, şiddete maruz kalanları ve savaşta yakınlarını kaybedenleri de kapsadığını belirtti.

Gazeteye konuşan Prof. Yossi Levi-Belz, “İsrail”in tüm topluma yansıyan bir “toplu travma” hali yaşadığını söyledi. Levi-Belz, psikolojik tükenmişliğin giderek arttığını ve yönetime duyulan güvenin zayıfladığını ifade etti.

Levi-Belz, bu krizin görmezden gelinmesinin etkilerini daha da ağırlaştırdığını belirtti. Savaş yıllarında trafik kazalarında ölenlerin sayısındaki artışın da travma sonrası stres bozukluğunun yansımalarından biri olabileceğini söyledi. Ona göre bu durum, travma yaşayan kişilerin riskli araç kullanma eğilimiyle bağlantılı olabilir.

Sosyal ve psikolojik etkiler derinleşiyor

Haaretz, savaşın etkilerinin hayatın birçok alanına yayıldığına dikkat çekti. Gazete, ergenler arasında kaygı ve yeme bozukluklarının arttığını, savaşın ilk yarısında aile içi şiddet vakalarının yüzde 65 oranında yükseldiğini aktardı.

Araştırmalar, eşlerden her ikisinin de yedek asker olarak görev yaptığı ailelerde aile içi şiddet riskinin daha da arttığını gösterdi.

Uyku bozukluklarında da belirgin bir yükseliş kaydedildi. Klinik uykusuzluk yaşayanların oranı savaş öncesinde yüzde 5 iken, 2025 yılı sonunda yüzde 28’e çıktı. Uzmanlar bu artışı, İsraillilerin sürekli kaygı ve belirsizlik hali içinde yaşamalarına bağlıyor. Buna, saldırıların yeniden başlayabileceğine dair sürekli korkunun da eşlik ettiği belirtiliyor.

Ortadoğu Haberleri