Gazze için Adalet Kurumu'nun başkanı ve İskoçya Ulusal Parti üyesi Halil en-Nis, savaşın en önemli cephelerinden biri olan Rafah sınır kapısında saldırılardan bir hafta önce gelip savaşın bitişinden bir hafta sonrasına kadar kalarak bütün bu olaylara tanıklık etmiş.
Bu savaşın en büyük kurbanlarının kuşatmanın sürdüğü yaklaşık bir buçuk yıl boyunca ve ardından gerçekleşen İsrail saldırılarında yasak silahlarla vurulan Filistinli siviller ve çocuklar olduğunu belirten Filistin kökenli İngiliz vatandaşı en-Nis, İsrail saldırılarında saşına gelen olayları el-Cezire'ye anlattı.
Bayram Hediyesi
Mübarek Kurban Bayramı'nın gelmesiyle birlikte merkezi İngiltere'de bulunan Gazze için Adalet Komisyonu, ablukanın mahrum bıraktığı oyuncak ve hediyelerle çocukları sevindirmek için Gazze'ye yardım kararı aldı.
İçi oyuncak, elbise ve hediyelerle dolu bir konteynırın bulunduğu gemi, 5 Aralık 2008'de İngiltere'den Gazze'ye hareket etti. On gün sonra Mısır'ın Nuveybae limanına varan konteyner, Mısır'daki bürokratik ve resmi işlerin uzun sürmesi nedeniyle üç gün kaldı. Kahire'deki İngiltere büyükelçiliği müdahale etmeseydi belki de konteyner, Mısır'a giremeyecekti. Büyükelçiliğinin müdahalesiyle Mısır'a girmesine izin verilen konteyner, sıkı güvenlik önlemleri altında Mısır'ın sınır kenti Ariş'e vardı.
20 Aralık günü Rafah sınır kapısına vardıklarında tamamen kapalıydı ve Mısır, girişe izin vermediği gibi konteynerin orada kaldığı her gün için 80 Mısır Cüneyh para istedi. Ancak Adalet Kurumu'nun, bu parayı ödemeyi reddetmesinin ardından başlayan tartışmanın sonunda Mısır yönetimi tutumundan geri adım attı ve konteynerın Rafah sınır kapısında bila bedel kalmasına izin verdi.
Günler geçti, İsrail saldırıları başladı, ancak Mısır yönetimi ne konteynır hakkında tek kelam etti ne de geçişine izin verdi. Bir taraftan da savaşın başlaması nedeniyle uluslararası kurum ve kuruluşlardan diğer taraftan da gazetelerden bir çok muhabir ve temsilci Rafah sınır kapısına akın etmeye başlamıştı.
Burada Gazze için Adalet Kurumu, Mısır yönetiminden konteynırın yükünün boşaltılmasına ve konteynırın gemi sahibine iadesine izin verilmesini istedi, kurumun bu isteği kabul edildi ve Kurum konteynırı bu kez Filistinli yaralıların Ariş'e ve diğer Mısır şehirlerine taşınmasında kullanmaya başladı. Konteynır her gün buralara gidip gelmekteydi.
Mahsur Filistinliler
En-Nis, Rafah sınır kapısına ulaştıklarında Mısır yönetiminin Gazze'ye girişlerine izin vermediği 460 Filistinlinin sınırda mahsur kaldıklarına şahit olur ve kurum olarak çoğunluğu çocuk ve hasta olan bu Filistinlilere yardık etmeye karar verirler. Mahsur Filistinlilerin bir çoğu, paraları bittiğinden yerlere serdikleri yataklar üzerinde soğukta yatıp kalkmaya başlamışlardır.
Önce açıkta yatıp kalkan Filistinlilere uygun otel odaları tahsis eden kurum, ardından Mısır yönetimine Filistinlilerin ülkelerine geçişlerine izin vermemeleri durumunda basın mensuplarını çağırarak bir protesto gösterisi düzenlemekle tehdit eder.
En-Nis, Ertesi gün telefon açarak sadece hasta olanların geçişine izin verileceğini söyleyen Filistin büyükelçisine bunu kabul edemeyeceklerini, iznin bütün mahsurları kapsaması gerektiğini yönünde çıkışı üzerine mahsur Filistinlilerin tamamına izin almayı başarır.
En-Nis'e göre, mahsur kalmış insanların Gazze'ye dönmelerine izin verilmemesinin tek nedeni paradır. Kurum başkanı, Gerek Mısırlı sınır görevlilerinin gerekse Filistinli yetkililerin mahsur Filistinlilerin Gazze'ye dönmeleri karşılığında para aldıklarını ve bunu rahatlıkla ispatlayabileceğini dile getiriyor.
Katar Yardımları
Saldırının ilk günü, Ariş havaalanında bulunan Katar yardımlarının Rafah sınır kapısından geçişini engelleyen Mısırlı yetkililer, yardımların İsrail yönetimindeki Avca kapısından girebileceğini iletir. Ancak Katarlıların yardımların Filistinlileri katleden İsrail'e ait sınır kapısından geçmesinin makul olmadığını söylemeleri, izin verilmemesi durumunda bunu basın ve medyaya duyurmakla tehdit etmeleri üzerine Mısır, sadece ilaç yardımlarının geçişine izin vereceklerini, gıda yardımlarının ise yine Avca'dan geçmesi gerektiğini bildirirler.
En-Nis'in anlattıklarına göre Katar'ın gönderdiği gıda yardımları, bu haberin yayınladığı güne kadar halen Ariş'te bekletiliyor. Bekletilen yardımlar sadece Katar'a ait değil, bu yardımlar arasında Suudi Arabistan'a, Libya'ya ve Fas'a ait yardımlar da bulunmaktaymış.
İsrail ve Mısır arasındaki danışıklı dövüş
İsrail'in oyalamaları ve gıda yardımlarının Gazze'ye ulaşmaması nedeniyle Mısırlı hayır kurumları, elbise ve giyecek yardımlarını ilaç adı altında Gazze'ye sokmaya başlar. Bunu yaparken de Mısırlı görevlilere bir sürü rüşvet ödemektedirler. Bu yardımların sokulması, sınırdaki Filistinli bir görevlinin işbirliğiyle gerçekleşir ancak araştırmalar sonunda bu görevlinin el-Fetih liderlerinden Muhammed Dahlan'ın adamı olduğu ve aldığı yardımları Filistinlilere para karşılığı sattığı ortaya çıkar. Bunun üzerine hayır kurumları, seçilmiş hükümet yetkililerinden Gazi el-Hamd'la irtibata geçerek yardımları Heniyye hükümeti yetkilileri üzerinden göndermeye başlarlar.
Durum, saldırıların 17. gününe kadar bu şekilde sürer, gıda yardımları ilaç yardımı adı altında Gazze'ye girmektedir. Mısırlıların yardım paketlerini didik didik aramaları sonucunda hile ortaya çıkar ve bir daha gıda yardımı girişine izin verilmez.
Filistin büyükelçiliği
Gazze için Adalet Kurumu, o gün Kahire'deki Filistin Büyükelçiliği'ne giderek resmi şikayette bulunur ve elçiliğin üzerine düşen vazifeyi yapmadığını, kendilerinin mahsur Filistinlilerin yurtlarına dönmesi konusunda yardıma ihtiyaçları olmadığını, sadece güvenlik konusunda elçiliğe ihtiyaç duyduklarını kendilerine bildirir.
Saldırıların üçüncü gününe kadar elçilikten kimsecikler gelmez, Filistin Sağlık Bakanı'nın Ramallah'tan ancak üçüncü gün gelerek gıda yardımının Ramallah'a geçirilmesine eşlik eder.
Saldırının 18. gününde saldırıların başladığı 27 Aralık'tan bu yana ilk kez Cemal Mübarek'in Rafah sınır kapısını ziyaret etmeye karar vermesiyle birlikte Filistin Toplumsal kalkınma Bakanı'yla Filistin büyükelçisi, Mısır Kızılayı'nın Gazze için verdiği ambulansları almak üzere Rafah sınır kapısına gelirler.
Mısır Unu
İsrail'in Gazze'ye saldırısından bir hafta önce Mısır Televizyonu, Kızılay'ın Gazze'ye yardım için ertesi günü 10 TIR dolusu un göndereceğini duyurur. Nis'in anlattığına göre tırlar sabah saat sekizde gelir ve Rafah sınır kapısının önüne dizilerek, İsrail yönetiminin Mısır'a vereceği geçiş iznini beklemeye başlar.
Ancak, saat dört olmasına rağmen İsrail'den geçiş izni gelmez. İsrail yönetiminin bir de TIR'ların Rafah sınır kapısı önünde beklemesinden rahatsız olduğunu açıklaması üzerine TIR'lar Ariş kentine gönderilir.
Bekleyişin sürdüğü üçüncü günde Ramallah'daki Filistin TV'si haber bülteninde Hamas'ın Gazze'de Mısır'ın un yardımlarına el koyarak bunu kendi yandaşlarına dağıttığı yönünde bir haber yayınlar. Bunun üzerine bütün olan bitene şahit olan Gazze için Adalet Kurumu, Filistin Özerk Yönetimi'nin Rafah sınır kapısındaki temsilcisi Muhammed Arafat'la irtibata geçerek bu haberi protesto ettiklerini ve gerçekleri basına anlatacaklarını söylemesi üzerine kanal, haberi yayından kaldırır.
Mısır'ın gönderdiği yardımlar ancak saldırıların başladığı ikinci gün gönderilebilmiş ve İsrail'in yönetiminde olan Kerem Ebu Salim kapısından geçerek Gazze'ye ulaşabilmiştir.
Saldırıların birinci gününde Mısır televizyonu, ambulansların yaralıları taşımak için Rafah sınır kapısına geldikleri haberini geçer, ancak en-Nis bunun doğru olmadığını, saldırıların ilk gününde 6 yaralının sınıra getirilmesine rağmen Mısır yönetiminin bu yaralıları geri çevirdiğini, ikinci gün ise yaralılara eşlik eden Gazze'deki hastanelere ait 13 ambulansın sınır kapısına kadar geldiği halde bekletildiğini, ancak üçüncü gün 7 yaralının Mısır tarafına geçişine izin verildiğini dile getirmektedir.
Mısırlı yetkililer, yaralıların el-Fetih mi İslami Cihad mı yoksa Hamas üyesi mi olduklarını da sormayı ihmal etmez.
Zorla sürgün
en-Nis, Saldırıların sona ermesinden sonra, Gazze'ye girmeye çalışır. Gazze için Adalet Kurumu, Kuzey Sina Valisi'ne yazdığı yazıda kurum başkanına Gazze'ye girme izni vermesi ricasında bulunur. Vali, konuyu Ariş'teki İstihbarat Başkanı'na gönderir. Birkaç saatlik beklemenin ardından Gazze'ye giriş izni için gerekli muameleleri yapacaklarını, kendisinin gitmesini söyler. Ancak Rafah sınır kapısına gittiğinde Mısırlı görevliler, Mısır istihbaratının izninin kendilerine ulaşmadığını belirterek girmesine müsaade etmez.
En-Nis'in Ariş kentine ulaştığı aynı gün, kendisini onlarca istihbarat görevlisi ve polis karşılayarak ona Ariş kentinin müdürünün kendisiye konuşmak istediklerini söylenir ve bir polis karakoluna götürülür. Cep telefonu ve diğer eşyalarına el konan Mısır, ülkede bir yıl daha kalmasına izin veren oturum iznine sahip olduğu halde kendisinden derhal ülkeyi terk etmesini isterler.
Bütün bu icraatlarla ilgili koordinasyonun İngiltere büyükelçiliği ile birlikte halledildiğini belirten en-Nis, kendisinin Ariş'ten Nuveybe'a kadar polis refakatinde götürüldüğünü ve zorla sınır dışı edildiğini belirtiyor.