Söz konusu anlaşmaya imza atan devletlerin 2008 yılının sonuna kadar ellerindeki misket bombalarını imha etmeleri ve bu yasağa uymaları gerekiyor.
İbrahim Abdullah dün (27 Mayıs Salı) yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Siyonistlerin bu tutumu çok da tuhaf karşılanmamalı. İşgal yönetimi, daima kuralsız olmuş ve bütün uluslararası sözleşmeleri yok saymıştır. İsrail'in önüne gelen herşeyi yok eden misket bombaları kullanması, aslında insanlara işkence yapma isteğinin ve mümkün olan en çok sayıda insanı öldürme arzusunun bir yansımasıdır. Yapılan bombardımanlar sadece şu anda yaşamakta olanlara yönelik bir tehdittir. Mayınlar ve misket bombalarının patlamamış parçaları ise, hem şimdi hem de gelecekteki insanlara yönelik bir tehdittir. Bu ise, uluslararası hukukun belirlediği gibi insan topluluklarına karşı işlenen bir suçtur."
İsrail işgal yönetiminin misket bombalarını yoğun olarak kullandığını, özellikle de 2006 yazındaki Lübnan savaşı sırasında kullandığı bu bombalarla binlerce masum insanın ölümüne yol açtığını belirten Abdullah, 14 Ağustos 2006 tarihinde işgal güçlerinin ateşkesten önce 72 saat boyunca bu bombaları sivillerin üzerine yağdırdığını kaydetti.
Arap vekil, bu bombaların bazılarının halen patlamamış bir şekilde Lübnan topraklarının birçok yerinde bulunduğunu belirterek bunların özellikle çocuklar için oluşturduğu büyük tehdide dikkat çekti.
Abdullah, insanların bomba korkusuyla tarlalarına gidemediğini ve Lübnan'ın bazı bölgelerinde hayatın felç olduğunu hatırlattı.
İşgal yönetiminin bu anlaşmaya imza atmamasının altında, ABD'nin söz konusu anlaşmaya muhalefetinin yattığı ve siyonistlerin adaletin elinin kendilerine uluşamayacağından emin olmaları nedeniyle bu bombaları kullanmayı sürdürdüğü ifade ediliyor.
FİEM