Eski esir, şimdilerde özgürlüğüne kavuşmuş olan Gufran Zamil, Kassam esiri mücahide Ahlam et-Temimi'nin maneviyatının çok yüksek olduğunu, vaktini kitap okuyarak, -et-Temimi bölüm içindeki kütüphanenin idaresinden sorumlu- sürekli haber dinleyerek, İbranice, fıkıh ve sünnet gibi dersleri takip ederek geçirdiğini vurguladı. "Hiç boş vakti kalmayacak şekilde ve Allah'ın izniyle faydalı işlerde zaman harcayacak vaktini tanzim ediyor."
Tutukluluğu esnasında Ahlam'a eşlik eden Gufran Zamil, Kassam sitesine yaptığı özel söyleşide şunları söyledi: "Hapishane idaresiyle konuşacak temsilcilerin seçildiği bütün hapishanelerde bilinen bir durumdur. Hapishanelerde yapılan seçimlerde İslami Cihad'dan Kahira es-Sadi ve Lina el-Cerbuni, Hamas'tan ise Ahlam et-Temimi seçildi."
Zamil, hapishane idaresinin hiçbir şekilde Ahlam ile ilişki kurmayı kabul etmediğini, hapishane idaresiyle olacak herhangi bir görüşmede bulunmasının terörist düşünceye sahip olduğu ve Hamas'tan biri olarak hapishanedeki varlığının, sadece ilişkiye geçilmesi halinde bile Hamas'ın tanınması anlamına geleceği bahanesiyle engellendiğini söyledi.
Zamil, et-Temimi'nin güvenlik açısından ziyaret edilmesine izin verilmediğine, her sene Batı Şeria'daki kız ve erkek kardeşi tarafından ziyaret edildiğine ve erkek kardeşinin onu ziyaret ettiği bir defasında askerlerin kontrol noktalarından birinde giriş iznini elinden aldıklarına işaret etti.
Liberman ve Ahlam'ın Gördüğü Zulüm
Zamil, Ahlam'ın babası ve diğer kız kardeşlerinin Ürdün'de olduğunu açıkladı. "Ürdün ile İsrail Dışişleri Bakanlığı arasında esirlerin yıllık ziyaret edilmesi yönünde koordinasyon sağlanması gerekiyordu. Dışişleri Bakanı Liberman, bu dönemde Ürdünlü esirler ziyaret edilmiş olmasına rağmen kardeşi Temmam'ın Ahlam'ı ziyaret etmesine izin vermedi ve nihai olarak ziyaret edilmesini yasakladı."
Zamil, şunları söyledi: "Bütün esirlerin ailesiyle telefon görüşmesi yapmasına izin veriliyor ama Ahlam'a izin verilmiyor. Bu durum onu kanuni dava açmaya zorluyor, davanın bir oturumu ona 5 bin dolara mal oluyor ve bir dava da birden fazla celseyle kapanıyor."
Cam Arkasından Ziyaret
Zamil, hapis esnasında eşi Nizar et-Temimi ile bağlantı kurmasından sonra, eşler arası ziyaret talebinde bulunduklarını ama her defasında bu talebe ret cevabı verildiğini açıkladı. "Bu nedenle et-Temimi bu ona çok pahalıya patlayan bir dava açtı ve 2005'ten 2010'a kadar çekilen sıkıntılardan sonra eşinin onu ziyaret etmesine izin verildi."
"Uzun süren sıkıntıdan sonra bu ziyaretin özel bir odada ve açık ziyaret olması beklenirdi. Herkes bu ziyaretin cam arkasından olmasına şaşırdı. Eşine selam vermesine izin verilmedi, ziyaret öncesi ve sonrası çıplak kontrolden geçirildi. Ziyaret aile ziyareti gibi kapalı olmasına ve yoğun koruma olmasına rağmen bekçilik yapması için erkek gardiyanlar ve bir de kadın gardiyan koydular, eşine herhangi bir hediye ya da resim sunmasına izin vermediler. Normal ziyaret süresi 2 saat olmasına rağmen ona verilen süre 1,5 saatti."
Mutlu Bir Ahlam İstemiyoruz
Daha sonradan ziyaretin amacı ortaya çıktı: Ahlam'ı soruşturma merkezine getirdiler ve 3 saat sorguya çektiler. Bütün sorulan sorular ziyaret hakkındaydı; askeri işlerden konuştular mı, serbest bırakıldıktan sonra bu alanda yoluna devam etmek istiyor mu ve ileriki hayatı nasıl olacak şeklinde sorulardı bunlar?
Nizar'ın ziyareti öncesi bizzat Askalan hapishanesindeki istihbarat müdiresi ona ziyaretin Ahlam için büyük bir sevinç kaynağı olduğunu söyledi ve "Biz mutlu bir Ahlam istemiyoruz. Bizi öldürenlere nasıl mükâfat veririz" dedi. Uzun süren duruşmalar sonrası eşi onu ziyaret etti. Bu zor şartlarda onun tek çıkış kapısı mektuplardı.
"Hapishane idaresi onu eşine mektup yazmaktan da mahrum etti. Mektuplar da sorguya tabi tutuldu, istihbarat tarafından okundu; bazen istihbarat müdürünün yaptığı yorumlarla provoke edildiği için mektuplarını gazetelerde yayınlanan makalelere benzer bir şekilde yazmaya mecbur oldu."
Zamil, Ahlam ile birlikte esirken yaşadığı en güzel anın eşinin onu ziyaret ettiği an olduğunu söyledi. "Uzun süren bir sıkıntı döneminden sonra hapishanedeki bütün esirler için bir sevinç kaynağı oldu bu olay. Ahlam çok sevindi ve ziyaret haberini ona bildirdiklerinde sevincinden ağladı. 2001 yılından beri ilk defa eşini o zaman gördü. Bir araya geldikleri o an, hem onu hem de bütün esirleri çok mutlu etti. Esir kardeşlerimiz hapishanede tebrik babından küçük bir kutlama düzenlediler. Bu en güzel anlardan biriydi."
Zamil, bir defasında Ahlam'ın cezalandırıldığına işaret ederek hapishane idaresinin et-Temimi'yi gözetlediğini ifade etti. "Avukatı ziyaret etmeye gittiği esnada avukatların ziyaret yerlerine yakın zindanlardan birinde esir Kassam lideri İbrahim Hamid bulunuyordu. Ahlam'ın ona selam vermesiyle ertesi gün askeri mahkemeye çıkarılması bir oldu ve bir selam karşılığında 200 şekel ödemeye mahkûm edildi."
Esirlerin Shalit'e Mesajı
Zamil, serbest bırakıldığı an kadın esirlerden Shalit'e şu mesajı iletti: "Hamas'ın Shalit davasında dayattığı şartlardan hiç birinden taviz verilmemesi, bütün şartlara bağlı kalınması, Siyonistlerin hiçbir isteğine boyun eğilmemesi -özelikle ellerinin kana bulandığı bahanesiyle sunduğu isimler- gerekir. İbrahim Hamid Hişaron hapishanesinde hücre hapsinde olduğu sırada kadın esirler onunlaydılar. Şuan ona yakın hücre hapsinde Mahmut İsa ve Cemal Ebu'l-Heyca bulunuyor. Bu kişilerin oradaki varlığı bile, işgal devletinin eli kana bulanmış olarak tanımladığı ya da serbest bırakılmayacaklar arasına dâhil ettiği hiçbir esirden vazgeçmememizi gerekli kılmaktadır."
Ahlam" Direniş Tebessümü
"Ben ne sizin ne de mahkemenizin yasallığını tanıyorum. Size kendimi adım, yaşım ve düşlerimle değil sizin de çok iyi bildiğiniz fiillerimle tanıtmak istiyorum. Bu mahkemede sizi öfkeli görüyorum. Bu, benim ve Filistin halkının kalbindeki öfkenin aynısıdır ve sizinkinden büyüktür. Benim kalbim ve duygularım olmadığını söylüyorsunuz. Bende kalp yoksa kimde var? Cenin, Refah ve Ramallah'taki çocukları öldürürken kalpleriniz neredeydi?"
Ahlam, bu sözleri İsrail mahkemesi onu 16 defa müebbet (bir müebbet İsrail kanunlarına göre 99 yıldır) hapis cezasına çarptırdığında söyledi. Çektiği çilenin şiddetine rağmen alaycı tebessümü, gözlerindeki meydan okuyan bakışlarla birlikte esir olduğu seneler boyunca yüzünden hiç eksik olmayan direniş portresi gibiydi.
28.9.2000'de Aksa İntifadası patlak verdiğinde 10.20.1980 yılında doğan ve kökleri Ramallah'a yakın Nebi Salih köyüne dayanan Filistinli bir ailenin Ürdün'ün Zerka şehrinde okuyan kızı Ahlam'ın üniversiteden mezun olmasına bir dönem kalmıştı. Ahlam lise eğitimini Ürdün'de bitirdikten sonra döndüğü işgal altındaki topraklardaki Bir Zeit Üniversitesi'nde Basın ve Enformasyon bölümünde okuyordu. Ahlam kendi diliyle ve okul sıralarında ezberlediği şeylerle işgalle savaştı. Yerel bir televizyonda İsrail'in en büyük ihlallerini inceleyen bir program sundu.
Dolu dolu geçen bir basın sürecinden sonra Hamas'ın askeri kanadı olan İzzeddin Kassam Tugaylarına katıldı.
Ahlam, büyük bir şevkle cihat yolculuğuna başladı. 2001 Temmuz ayında şehadet eylemini gerçekleştireceği en uygun yeri bulmak için Batı Kudüs sokaklarını dolaştı. Bu kadarla da kalmadı bir ticaret merkezine patlayıcı yerleştirdi.
En bariz eylemi ise 9.8.2001 yılında Kudüs'ü sarsan büyük şehadet eyleminin uygulanmasına yardım etmesiydi. Bu eylemi İzzeddin el-Mısri uyguladı. Bu saldırı 16 kişinin ölmesine ve 107 kişinin yaralanmasına sebep oldu. Ahlam, operasyonun başarıyla tamamlandığından emin olduktan sonra sağ salim Ramallah'a geri döndü.
Aynı sene 14 Eylül'de işgal güçleri tarafından tutuklandı. Soruşturma evresinde şiddetli işkenceye maruz kaldı sonrasında ise 16 defa (1584 yıl) müebbet hapse mahkûm edildi ve hiçbir esir takası anlaşmasında serbest bırakılmaması tavsiye edildi.
Ahlam, kadın esirlerin en iyi dostuydu. Yaşı küçük olmasına rağmen onların gözyaşlarının ve umutlarının sözcüsü oldu. Her grup ve ırktan mahkûmlar arasında güzide arkadaşlıklar kurdu. İsrail onunla Hamas hareketinde çalışan Âmine Muna arasında fitne tohumları ekmeye çalıştı ama Ahlam zekâsıyla İsrail'in planlarına alt üst etti.
Ahlam, her gün Filistin sayfasına şanlı hikâyeler yazıyordu. Bir olayda etrafındakilerin yüzünde dehşet ifadeleri belirdi. Ahlam Askalan hapishanesinde müebbet hapis cezasını dolduran (12 senesini doldurdu) esir Nizar temimi ile irtibata geçti.
Daha önce de islamonline'da onun nişan törenini ve Ramallah'ın hapishanenin karanlığı ve duvarlarının soğukluğuna meydan okuyan bu ilişkiyi nasıl kutladıklarını yazmıştım.
Ahlam hala mütebessim bir tablo çiziyor ve İsrail basını onunla röportaj yaptığı zaman özgüvenle "Serbest bırakılmama karar verecek olan siz değilsiniz. Hüküm veren Allah'tır ve inşallah çıkacağım" diyor.
isra haber -zehranet