İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, cuma günü yaptığı açıklamada, Lübnan'da son dönemde gerçekleştirilen görüşmelerin olumlu geçtiğini belirtti. Hatibzade, Lübnan Dışişleri Bakanlığı, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakanlık ile yapılan temasların, iki ülke arasındaki yakın ve sürekli istişareler çerçevesinde gerçekleştiğini ifade etti.
Hatibzade, Tahran'ın ziyaret sırasında görüş ayrılıklarını azaltmaya ve Lübnan'ın herhangi bir nihai anlaşmanın kapsamına alınmasını sağlamaya özellikle önem verdiğini vurguladı.
Savaş Cephelerinin Birbirine Bağlılığı ve İslamabad Sürecinin İhlali
El-Meyadin'e verdiği röportajda Hatibzade, Lübnan meselesinin İran ile ABD arasındaki en önemli gündem maddelerinden biri olduğunu belirtti.
İranlı yetkili, bölgedeki gelişmelerin birbirine bağlı olduğunu vurgulayarak, "İşgalci İsrail rejimi, Şam bölgesinde ve Lübnan'da yürüttüğü savaşı sona erdirmelidir." dedi.
İran'ın arabuluculuk sürecindeki temel şartlarından birinin savaşların sona erdirilmesi olduğunu açıklayan Hatibzade, şu ifadeleri kullandı:
"Bu savaşlar herhangi bir cephede devam ederse, bu durum savaşın bütün cephelerde sürdüğü anlamına gelir."
Hatibzade, İran'ın Lübnan'daki savaşı sona erdirme konusundaki kararlılığını yineledi.
İslamabad Mutabakat Muhtırası'nın imzalanmasından yalnızca birkaç gün sonra ABD ve İsrail tarafından Lübnan ve İran'a yönelik saldırılarla ihlal edildiğini belirten Hatibzade, bugün yaşananların aynı sürecin devamı olduğunu söyledi.
İranlı yetkili, İsrail'in İslamabad barış sürecini baltalamak amacıyla başarısızlığı kanıtlanmış Washington sürecini yeniden devreye soktuğunu ve Lübnan ile doğrudan müzakereler başlatmaya çalıştığını savundu.
Hatibzade, İsrail'in bütün yükümlülüklerinden kaçtığını belirterek şunları söyledi:
"Bu rejim, ABD'nin bölgedeki evladı ve ürünüdür. Dolayısıyla bu rejimi kontrol etme sorumluluğunun Washington'a ait olduğunu düşünüyoruz."
Ayrıca Washington'ın barış girişimleri kapsamında İsrail üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.
İran'ın Hizbullah ile İlişkileri
Hizbullah ile ilişkilerin niteliğine değinen Hatibzade, Hizbullah'ın Lübnanlı bir siyasi hareket olduğunu ve İsrail'in Lübnan'a yönelik doğrudan saldırıları ile ülke topraklarını işgal etmesi sonucunda kurulduğunu belirtti.
Hatibzade, mezhepsel ve dinî geçmişlerinden bağımsız olarak duyarlı gençlerin işgali sona erdirmek amacıyla bir araya geldiğini söyledi.
İran'ın dostlarıyla ilişkilerinin ilkelere, inançlara ve değerlere dayandığını vurgulayan Hatibzade, "İslam Cumhuriyeti, dostlarının yanında bütün sadakatiyle durmaktadır." dedi.
İşgalci İsrail'in merhametten ve uluslararası hukuka saygıdan yoksun olduğunu belirten İranlı diplomat, Lübnan halkına dikkatli olmaları, Hizbullah mensuplarını desteklemeleri ve caydırıcılığın etkili hâle gelmesi için onlara yardımcı olmaları çağrısında bulundu.
Beyrut'taki İran büyükelçisiyle ilgili meseleye de değinen Hatibzade, sorunun çözümüne yönelik sürecin başlatıldığını ve sağduyulu bir yaklaşımla çözüme kavuşturulabileceğine inandıklarını açıkladı.
Washington'a Mesaj: İran'a Karşı Yürütülen Savaş Hukuk Dışıydı
ABD'nin iç siyaseti ve seçimleri hakkında konuşan Hatibzade, Washington'daki siyasi gelişmelere, seçimlere veya Donald Trump'ın açıklamalarına herhangi bir önem vermediklerini ifade etti.
ABD'nin verdiği sözleri yerine getirmemesinin sorumluluğunun yine Washington yönetimine ait olduğunu belirtti.
Hatibzade, ABD'nin sorumlu davranması ve karşılıklı saygı göstermesi hâlinde İran'ın dengeli bir ilişki kurmaya ve uzlaşmaya hazır olduğunu söyledi.
ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü savaşı "hukuk dışı ve uluslararası hukuka aykırı" olarak nitelendiren Hatibzade, Washington'ın rejim değişikliği gerçekleştirmeyi, İran'ın toprak bütünlüğünü ortadan kaldırmayı ve caydırıcılık kapasitesini yok etmeyi hedeflediğini ancak başarısızlığa uğradığını savundu.
İranlı yetkili, savaşın ülkesi açısından varoluşsal bir mücadele olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bu savaş bizim için varoluşsal bir savaştı. Bu anlayışla direndik ve ABD'nin zafer kazanmasına izin vermedik."
Hatibzade, diplomatik çözümün alternatifinin bulunmadığını vurgularken, İran'ın nükleer enerjiyle ilgili endişeleri gidermeye ve barışçıl nükleer enerji kullanma hakkını elde etmeye hazır olduğunu söyledi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı raporlarının İran'ın yükümlülüklerine tam olarak uyduğunu ortaya koyduğunu ileri sürdü.
Hürmüz Boğazı İçin Yedi Günlük Öneri
Hürmüz Boğazı konusuna da değinen Hatibzade, İran'ın boğazın açılması için yalnızca yedi gün geçerli olacak kapsamlı bir uygulama önerisi sunduğunu hatırlattı.
İran'ın diplomatik çözümden yana olduğunu belirten Hatibzade, buna rağmen savaşın dayatılması hâlinde "Son damla kanımıza kadar savaşmaya hazırız." mesajını verdi.
Dünya Düzeni Değişiyor: ABD Üslerine İlişkin Dikkat Çeken Açıklama
Uluslararası gelişmeleri değerlendiren Hatibzade, dünyanın eski düzenden yeni bir düzene geçiş sürecinde bulunduğunu söyledi.
Yeni dönemde ülkelerin küresel hâkimiyet elde etmek amacıyla yapay zekâ alanında rekabete girdiğini belirten İranlı yetkili, özellikle İsrail'in güç ve hâkimiyet konusundaki yanılsamalarının çöktüğünü savundu.
Hatibzade, bölgedeki bütün ABD üslerinin imha edildiğini iddia ederek, bu üslerin gerçek amacının İsrail'i korumak olduğunun açığa çıktığını öne sürdü.
Kuveyt ve Bahreyn'e Eleştiri
Komşu ülkelerin tutumuna değinen Hatibzade, savaşın Kuveyt ve Bahreyn topraklarının İran'a yönelik saldırılarda kullanıldığını ortaya koyduğunu savundu.
Bölge ülkelerinin kendilerini mağdur olarak gösteremeyeceğini belirten İranlı diplomat, komşuların İran ve Irak'a karşı blok oluşturmamayı kabul etmeleri gerektiğini ifade etti.
Yemen Çağrısı: Suudi Ablukası Sona Erdirilmeli
Yemen meselesine de değinen Hatibzade, Suudi Arabistan'ın uyguladığı ablukanın sona erdirilmesi ve derhâl ateşkes sağlanması çağrısında bulundu.
İranlı yetkili, Yemen halkının ilaç ve gıda alanında ağır sıkıntılar yaşadığını belirterek, bu acıların sona erdirilmesi ve Yemenlilerin normal yaşamlarına dönebilmeleri için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı.