İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, müzakerelerin odağında savaşın sona erdirilmesinin bulunduğunu belirterek, “İran’ın bu aşamada nükleer dosyanın ayrıntılarına ilişkin bir görüşmesi yok” dedi.
Bekayi, haftalık basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Görüşülen birçok konuda sonuç ve anlayış birliğine vardık; ancak hiç kimse bunun yakın zamanda bir anlaşma imzalanacağı anlamına geldiğini iddia edemez” ifadelerini kullandı.
Bekayi, müzakerelerin temel gündeminin Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi olduğunu vurgulayarak, “Lübnan’a yönelik saldırıların durdurulması maddesi anlaşmanın içinde yer alıyor” dedi.
İranlı sözcü, “Tüm cephelerde ve özellikle Lübnan’da savaşın durdurulması, herhangi bir anlaşmadaki mutabakat unsurlarından biridir” diye konuştu.
“Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişi sağlayacak protokol hazırlıyoruz”
Bekayi, Hürmüz Boğazı’na ilişkin değerlendirmesinde, “Bu mutabakatta Hürmüz Boğazı’nın ayrıntıları hakkında herhangi bir görüşmemiz yok. Boğazın yönetim şekli, kıyıdaş ülkeleri ilgilendiren bir konudur” dedi.
“Biz Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişi ve gerekli hizmetlerin sunulmasını sağlayacak bir protokol hazırlıyoruz. Bu da mali bir karşılık üzerinden olacaktır” diyen Bekayi, birçok ülkenin Hürmüz Boğazı’nın yönetimine ilişkin pratik bir mekanizma kurulmasını memnuniyetle karşıladığını söyledi.
Bekayi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliği ve emniyetini sağlayacak, uluslararası toplumun çıkarlarını koruyacak bir mekanizma oluşturmak için birçok ülkeyle temas halinde olduğunu kaydetti.
“Çin müzakerelerde yapıcı rol oynadı”
Bekayi, mevcut şartlarda İran’dan Pakistan’a ya da Pakistan’dan İran’a bir heyet ziyareti planlanmadığını, ihtiyaç duyulması halinde bunun gerçekleşebileceğini söyledi.
İran ile ABD arasındaki resmi arabulucunun Pakistan olduğunu belirten Bekayi, bazı ülkelerin de sorunların çözümüne katkı sunmak amacıyla bu süreçte olumlu rol oynadığını ifade etti.
Bekayi, Katar Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı’nın, Pakistan arabuluculuğunda yürütülen mutabakat sürecine destek çabaları kapsamında İran’ı ziyaret ettiğini aktardı.
İranlı sözcü, “Çin, ABD ile yürütülen mevcut müzakere sürecinde ve İran’ın nükleer dosyasıyla ilgili konularda yapıcı bir rol üstlendi” dedi.
“İran’ın gücü her anlaşmanın garantisidir”
Bekayi, İran’ın çıkarlarını koruyacak en iyi formül üzerinde ilerlemekte kararlı olduklarını belirterek, “Biz düşmanların ne istediğine bağlı değiliz” dedi.
“İran’ın gücü her anlaşmanın garantisidir. Bir diğer garanti de İran halkının saldırganlara verdiği derstir” ifadelerini kullanan Bekayi, savaş sahasında güçlü şekilde hareket ettikleri gibi diplomasi alanında da açık gözlerle ve geçmiş tecrübeleri dikkate alarak İran’ın ulusal çıkarlarını korumaya çalışacaklarını söyledi.
Bekayi, müzakerecilerin devletin temel unsurlarından biri olduğunu ve diplomasi alanında net görevleri bulunduğunu belirtti.
Son gelişmelerin Pakistanlı arabulucu üzerinden haftalarca süren görüşmelerin sonucu olduğunu ifade eden Bekayi, bazı ülkelerin de bu süreçte rol oynadığını söyledi.
“Biz çalışmalarımızı sahada ve pratikte sürdürüyoruz. Karşı tarafın hayallerinden ve uydurmalarından uzak şekilde gerçekleri görüyoruz” diyen Bekayi, Washington’un taahhütlerine bağlı kalacağına dair hiçbir garanti olmadığını söyledi.
Bekayi, “Tehditleri önemsemiyoruz. Biz çıkarlarımızı garanti altına almaya odaklanıyoruz. Amerikan yönetiminin Batı Asya’da İsrail’den başka bir şeyi önemsediği yok. Amerikalı yetkililerin tutumlarında sürekli değişiklikler gördük. Bu durum her türlü diyaloğu aksatıyor ve gölgeliyor” ifadelerini kullandı.
“Düşmana gerekli gördüğümüz her yerde cevap veririz”
Bekayi, İran’ın gerekli gördüğü her yerde ve uygun gördüğü her yöntemle düşmana karşılık vereceğini belirterek, “Bunu daha önce de yaptık” dedi.
İran’ın 40 gün boyunca nükleer silahlarla donatılmış iki yapıya karşı kendini savunabildiğini söyleyen Bekayi, “Böyle bir ülke, bu süreci en iyi şekilde sürdürmek için gücünü ve kudretini kesinlikle gösterebilir” ifadelerini kullandı.
İranlı sözcü, “Her türlü düşmanca adım, mutlaka İran tarafından karşılık bulacaktır. İran İslam Cumhuriyeti’nin eli kolu bağlı değildir” dedi.
Bekayi, “Eğer füzelere ve insansız hava araçlarına yatırım yapmamış olsaydık, düşmanlarla karşı karşıya kalamazdık” ifadelerini kullandı.
“Bir ülkeye karşı yasa dışı ve tek taraflı uygulamaları dayatıp, karşı tarafın eli kolu bağlı durmasını bekleyemezsiniz” diyen Bekayi, Avrupa Birliği’nin uluslararası gelişmeler karşısında sorumlu bir tutum takınmış olması halinde bugün bölgede ve uluslararası toplumda yaşanan bazı sonuçların görülmeyebileceğini söyledi.
Öte yandan Bekayi, FIFA’nın İran Milli Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımı için gerekli zemini hazırlamakla sorumlu olduğunu belirtti.