İran İslam Devrimi Lideri: "Kahrolsun Amerika ve İsrail" İslam ümmetinin ortak sloganı olacak

İran Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Mucteba Hüseyni Hamanei, hac mevsimi dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Allahu Ekber” silahının İran milletini devrimden bugüne kadar zafere taşıdığını belirtti.

İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Mucteba Hüseyni Hamanei, hac mevsimi dolayısıyla yayımladığı mesajda, İran milletinin İslam Devrimi'nden bu yana "Allah-u Ekber" silahına dayandığını belirterek, bu sene müşriklerden uzak durma meselesinin iki kat önem taşıdığını vurguladı.

Rehber Hamanei, "Artık 'Kahrolsun Amerika' ve 'Kahrolsun İsrail', İslam ümmetinin ve dünya mazlumlarının, özellikle de gençlerin ortak sloganı olacaktır" dedi.

Ayetullah Hamanei, hac ibadetlerinin sembolik anlamlarına dikkat çektiği mesajında, haccı insanlık için Allah'a hicret etme, şeytandan ve onun takipçilerinden kurtulma yolunda ebedi işaretler olarak nitelendirdi.

İran'ın üç savaştaki direnişi

İslam Devrimi Lideri mesajında, İran milletinin İslam Devrimi'nden, zaferinden, sekiz yıllık Savunma Haftası'ndan (İran-Irak savaşı), "İkinci Dayatılan Savaş" ve "Üçüncü Dayatılan Savaş"tan bu yana "Allah-u Ekber" silahına sarıldığını ifade etti. Açıklamada, bu silah sayesinde düşmanların İran'ı teslim etme planlarının başarısızlığa uğratıldığı belirtildi.

Hac ibadetinin bireysel bir ritüelden öte, sürekli bir bilinç hali olduğunu vurgulayan Ayetullah Hamanei, "Allah-u Ekber"in aynı zamanda bugün İran'ın 47 yıl önceki devrimden bu yana sığındığı temel bir güç olduğunu söyledi.

Filistin ve Direniş Ekseni

Mesajda, İslam ümmetinin ve direniş eksenindeki genç mücahitlerin İran'dan Lübnan, Filistin, Irak, Suriye, Afrika, Yemen, Afganistan ve Pakistan'a uzanan bağlarının da yine "Allah-u Ekber" ile güçlendiği kaydedildi. Bu bağın, İsrail rejimine karşı savunma kalkanı oluşturduğu, DEAŞ'ın defterini kapattığı ve Aksa Tufanı'nı başlattığı ifade edildi.

İslam Devrimi Lideri Mucteba Hamanei, "Allah-u Ekber" silahıyla İran'ın, Haziran 2025'teki "İkinci Dayatılan Savaş"ta İsrail rejimini aciz duruma düşürdüğünü, ABD'ye "sert bir tokat" vurduğunu ve "üçüncü zorunlu savaş"ta da Amerikan-İsrail ortak ordularına karşı önemli zaferler kazandığını öne sürdü.

Şehit Lider'in tahmini ve İsrail'in sonu

Devrim Rehberi Mucteba Hamanei, mesajında şehit edilen büyük liderin kesin ve ileri görüşlü sözüne atıfla, "Sarsıntılı siyonist rejim, uğursuz ömrünün son evrelerine yaklaşmıştır. Allah'ın izniyle, şehit büyük liderin 10 yıl önceki öngörüsüne göre, o rejim 25 yıl daha görmeyecektir" ifadelerini kullandı.

Bu nedenle bu yıl müşriklerden uzaklaşma meselesinin iki kat önemli olduğunu yineleyen Rehber Hamanei, "ABD ve siyonist rejimden ilişiği kesmenin derinliği ve kapsamı, hac mevsimindeki ritüelinin ötesine geçmiştir. Bu mübarek günlerden sonra İran ve dünyanın farklı noktalarında 'Kahrolsun Amerika' ve 'Kahrolsun İsrail', İslam ümmetinin ve dünya mazlumlarının, özellikle gençlerin ortak sloganı olacaktır" dedi.

Hacılara çağrı

İslam Devrimi Lideri, tüm hacı adaylarını, insanlığın kurtarıcısının zuhuruna yönelik dualara ağırlık vermeye, İslam ümmetinin birliği, Filistin ve Mescid-i Aksa'nın özgürlüğü, Müslümanların sıkıntılarının giderilmesi ve küresel emperyalizme karşı nihai zafere ulaşılması için dua etmeye davet etti.

Ayetullah Mucteba Hamanei, tüm İslam ülkelerini ve hükümetlerini samimiyetle iyilik ve takva konusunda iş birliğine, İslam ümmetinin kalkınması ve sorunlarının çözümü için birlikte adım atmaya davet etti.

Mesaj, "Gelecek, İslam ümmetine ve yeni İslam medeniyetine aittir" vurgusuyla sona erdi.

Ayetullah Seyyid Mücteba Hamanei'nin mesajının tam metni:

İslam İnkılabı Lideri'nin Hac Mesajı

Ayetullah Seyyid Mücteba Hamanei

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

Lebbeyk Allahumme Lebbeyk! Lebbeyke La Şerike Leke Lebbeyk! İnnel-hamde Ven-ni’mete Leke Vel-mülk…

Allah'ım! Senin davetine icabet ediyorum; Senin hiçbir ortağın yoktur; tüm övgüler, tüm nimetler, mülk ve kudret sendendir ve sana aittir... Bu yılki hac mevsimi de gelip çattı ve İslam ümmetinin hacıları, maddi ve sıradan hayattan ilahi ve saadet dolu bir hayata hicret etmek için kulluk ihramına bürünerek telbiye getirdiler. Evet, öyle bir tevhidî hayat ki ancak, Yüce ve azametli olan Hak Teala'ya ubudiyet ve Allah'a koşulan her şeyden teberri etme ekseninde mümkündür. Ancak bu hicret fırsatı sadece Beytullah'ın bu yılki ziyaretçilerine ve hacılarına ait değildir; İran'daki ve tüm dünyadaki bütün Müslüman bacı ve kardeşleri, ömürlerinin geçmiş yıllarında hacı olmuş olanlardan henüz hac amellerini yerine getirmeye muvaffak olamamış olanlara kadar herkesi kapsamaktadır.

Bu hicretin şartı, Allah'ın zikri etrafında daimi bir ihram bağlamaktır; hak ekseni etrafında daimi bir tavaftır; ilahi görevlerin riskli zirveleri arasında daimi bir saydır; baştan çıkarıcı tezahürleri ve tüm uzantılarıyla birlikte şerir şeytanın daimi olarak taşlanmasıdır; şuur, yöneliş ve yakarışla harmanlanmış bir vakfedir; darda kalmış yoksulu ve yoldan geçeni doyurmaktır; saptırıcı heva ve hevesleri kurban etmek, içsel pislikleri temizlemektir; ve her halükarda hizmete hazır olmak ve hakkı savunma bayrağını daima ayakta tutmaktır.

İran milleti de İslam İnkılabı'nın mikatında işte bu hicretin yoluna adım attı. Büyük önder İmam Humeyni'nin İbrahimi çağrısına icabet etti, boyun eğme ve tahakküm kabul etme elbisesini üzerinden çıkarıp attı, dünya ve ahiret saadetinin ihramına büründü ve lebbeyk diyerek, hervele yaparak halis Muhammedî İslam öğretilerinin ekseninde tavaf etmeye, kendisini küresel adaletin ve velayet-i uzmanın evrensel nuruna yakınlaştırmaya çalıştı.

Allahuekber Allahuekber, La ilahe illallah vallahuekber, Allahuekber ve lillahilhamd, Allahuekberu ala ma hedana.

Evet, Allahuekber... Müslüman İran milleti, tam kırk yedi yıl önce işte bu Allahuekber silahıyla kıyam etti; diktatör ve bağımlı tağut Pehlevi rejimini yıktı, açgözlü ve müstekbir Amerika'nın elini ayağını ülkeden kesti ve Siyonizm'in nüfuzunu tamamen bitirdi.

Saddami Baas rejiminin İran topraklarına saldırmasının ardından, gayretli mücahitler ve fedakar gençler, sekiz yıllık Kutsal Savunma destanını işte bu Allahuekber silahıyla yazdılar; Doğu ve Batı'nın tüm güçlerinin Baas rejimine verdiği desteğe rağmen ona haddini bildirerek yerine oturttular. Bu direnişi yıllar sonra da düşmanların ekonomik kuşatmalar, darbeler, zalimce yaptırımlar, sayısız siyasi, propaganda ve ekonomik saldırılarına karşı İslam Cumhuriyeti adına muhkem ve sarsılmaz bir şekilde sürdürdüler.

Ve Allahuekber.... İslam ümmetinin ve direniş cephesinin mücahit gençlerinin bağlarını İran'dan Lübnan'a, Filistin'e, Irak'a ve Suriye'ye; Afrika ve Yemen'den Afganistan'a, Pakistan'a ve dünyanın tüm özgürlükçü milletlerine kadar sağlamlaştıran işte bu Allahuekber silahıydı. Böylece bu güçlü ip, işgalci ve gaspçı Siyonist mütecavizlere karşı İslam ümmetinin varlığını savunmak için ayağa kalktı; IŞİD'in defterini dürdü, Aksa Tufanı'nı başlattı ve sarsıntıdaki Siyonist rejimin nefesini kesti.

Allahuekber; evet, Yüce Allah nitelendirilmekten çok daha büyüktür. İran İslam Cumhuriyeti, bu Allahuekber silahına dayanarak Mayıs/Haziran 2025 İkinci Dayatılmış Savaş'ta Siyonist rejimi ağır darbeleri altında çaresiz bırakmayı başardı, mütecaviz Amerika'ya sert bir şamar indirdi ve düşmanı İran'ı teslim alma hedefinde hüsrana uğrattı. Allahuekber silahı İran milletine öyle bir güç ve kuvvet verdi ki; Peygamber Efendimiz'in (s.a.a) layık evladı, büyük rehber, Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Hamanei'nin dünyanın en şakileri eliyle şehit edilmesinin acı verici hadisesinden sonra, bugün ilahi bir bi’set ve diriliş buldu. İhtiyaç duyulan her alanda topyekün varlık göstererek bütün dünyayı kendine hayran bıraktı.

Allahuekber; şüphesiz Yüce Allah vasfedilmekten çok daha büyüktür... İran İslam Cumhuriyeti'ndeki gayretli savaşçılar ve can feda silahlı kuvvetler, direniş cephesinin mücahitleri ve özellikle aziz Lübnan'ın eşliğiyle, Üçüncü Dayatılmış Savaş'ta tepeden tırnağa silahlı iki terörist Amerikan ve Siyonist ordusuna karşı göz kamaştırıcı zaferleri işte bu Allahuekber silahıyla elde ettiler; Hak Teala’ya tevekkül ederek, füzeleri ve İHA'ları vasıtasıyla karada, havada ve denizde Büyük Şeytan Amerika'yı ve onun eliyle yetişen hayvanı olan Siyonist rejimi taşladılar ve Allah yolundaki mücahitlere yardım edileceğine dair ilahi sadık vaadi kendi gözleriyle gördüler.

Allahuekber; hiç şüphesiz Yüce Allah vasfedilmekten çok daha büyüktür ve O'nun orduları her güce galip gelir. İran milletinin ve direniş cephesinin uyanışının ardından, İslam ümmetinin uyanışı da işte bu Allahuekber silahıyla gerçekleşecektir; müşriklerden beraat etme eylemi, hacdaki şeytan taşlamadan Müslümanların dünyanın dört bir yanındaki bireysel, toplumsal ve siyasi yaşam sahnelerine taşınacaktır.

İslam ümmeti ve bölge milletleri, bölgenin ve dünyanın yeni düzenini ve gelecekteki geometrisini şekillendirecek pek çok ortak kapasiteye ve çıkara sahiptir. Bendeniz, tüm İslam ülkelerini ve devletlerini, İslam ümmetinin ilerlemesi ve İslam dünyasının sorunlarının çözümü yolunda birlikte adım atmak üzere dostluğa, hayır ve iyilikte yardımlaşmaya içtenlikle ve ihlasla davet ediyorum. Bu bağlamda kesin olan şudur ki, zamanın akrebi geriye dönmeyecektir; bölge milletleri ve toprakları artık Amerikan üslerinin kalkanı olmayacaktır. Amerika, bölgede kötülük yapmak ve askeri üs kurmak için artık güvenli bir noktaya sahip olamayacağı gibi, günden güne eski konumundan da uzaklaşmaktadır.

Sarsıntıdaki Siyonist rejim ve İsrail'in kanserli tümörü de uğursuz ömrünün son aşamalarına yaklaşmıştır. Allah'ın izniyle ve büyük rehber, Kudüs şehidi İmam Hamanei’nin on yıl önceki kesin ve ileri görüşlü sözü uyarınca, o tarihten sonraki yirmi beş yılı göremeyecektir inşallah.

İşte bu yüzden bu yıl müşriklerden beraat meselesi iki kat daha fazla önem taşımaktadır; Amerika ve Siyonist rejimden beraat etmenin derinliği ve kapsamı, hac mevsimi ve mikatındaki beraat ritüelinin ötesine geçmiştir. Bu mübarek günlerden sonra da İran'ın ve dünyanın farklı noktalarında "Kahrolsun Amerika" ve "Kahrolsun İsrail", İslam ümmetinin, dünyanın mazlumlarının ve bilhassa gençlerin ortak sloganı olacaktır.

Gelecek, İslam ümmetine ve yeni İslam medeniyetine aittir; her birimiz kendi gayretimiz, kapasitemiz ve sorumluluğumuz ölçüsünde bu geleceğin gerçekleşmesinde ve ona yakınlaşılmasında rol oynayabiliriz. Bu yılki hacda İranlı ziyaretçiler ve hacılar, Üçüncü Dayatılmış Savaş'ın zafer anlatısını diğer Müslüman kız ve erkek kardeşlerine aktarmada ve onları aydınlık bir geleceğe dair umutlandırmada etkili ve belirgin bir role sahiptirler. Tüm aziz hacılardan, insanlığın kurtarıcısının zuhurunun çabuklaşması için dua etmeye özen göstermelerini; İslam ümmetinin birliği, Filistin'in ve Mescid-i Aksa'nın özgürlüğü, Müslümanların büyük sıkıntılarının giderilmesi ve küresel istikbale karşı nihai zafere ulaşılması için dua etmelerini ve bendenizi de hayır dualarından mahrum bırakmamalarını rica ediyorum.

Allah'ım! Muhammed'e ve Âl-i Muhammed'e salat eyle; lütuf ve şefkat nazarını hacıların ve tüm İslam ümmetinin üzerinden eksik etme. Kendilerine makbul bir hac nasip eyle, kalplerini marifet ve basiret nurlarıyla aydınlat; ümmetin durumunun ıslahı ve İslam düşmanlarına karşı nihai zafer yolunda hareket etme azim ve iradelerini daha da muhkem kıl. Allah'ım! Lütuf ve geniş rahmetini Allah yolundaki şehitlerin mukaddes ruhlarına, özellikle direniş cephesi şehitlerine ve onların başında yer alan o yüce lider şehide nazil eyle. Ümmetin rehberinin hidayet ve liderliğinden nasiplenmiş olan hacıların haccından, ibadet edenlerin ibadetinden ve çabalayanların çabasından onun melekûtî ruhuna bolca pay ulaştır; İran milletine ve İslam ümmetine onun yolunu ve hedefini sürdürmede yardım et. Allah'ım! En üstün salat ve selamlarını efendimiz ve mevlamız, beklediğimiz Hz. Mehdi’ye (a.f) nazil eyle; hepimizi ve İslam ümmetini o hazretin tertemiz ve müstecab dualarına dahil et, dünyayı onun mübarek gelişiyle münevver ve müzeyyen kıl; tıpkı vaat ettiğin gibi; zira kalplerimiz o kaçınılmaz vaade dair tam bir güvenceyle doludur:

"Allah, içinizden iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağını, onlar için hoşnut olduğu dinlerini iyice yerleştireceğini ve yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka güvene kavuşturacağını vaat etmiştir."

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi tüm Müslüman kardeşlerimizin üzerine olsun.

Seyyid Mücteba Hüseyni Hamanei / 26 Mayıs 2026 - 9 Zilhicce 1447

Ortadoğu Haberleri