Heniyye'nin İsrail'i Tanıdığını Kim Söylüyor?

Filistin Başbakanı İsmail Heniyye'nen Gazze'de yaptığı basın toplantısında dile getirdiği hususlarrın yanlış aksedilmesi ve yorumlanması.

Meşru Filistin Hükümeti Başbakanı İsmail Heniyye'nin "1967 sınırlarında bir Filistin devleti" ile ilgili yaptığı açıklamaların yansıtılma şekli Hamas hakkında yanlış kanaatlerin oluşmasına yol açıyor.

İslami haber sitelerimizde de "Hamas'tan İsrail'i tanıma sinyali" başlığı altında verilen haberlerde, Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas'ın kuruluş bildirgesinde belirttiği "İsrail'i tanımama" prensibinden vazgeçip siyonist rejimin varlığını tanıyabileceği ileri sürüldü.

Öncelikle, meşru Filistin hükümeti başbakanı İsmail Heniyye, sürekli olarak yaptığı konuşmalarda "İsrail'i kesinlikle tanımayacağız" ifadesini kullanan ve bu ifadeyle müsemma olup hakkında marş yazılan bir liderdir.

Heniyye'nin ilgili açıklaması aslında siyonist rejimin varlığını aradan kaldıracak bir formüldür.

Heniyye konuşmasında bütün Filistinlilerin katılacağı bir referandumdan söz ediyor. Yani Gazze'deki, Batı Şeria'daki, 1948 işgal topraklarındaki ve Filistin dışındaki bütün Filistinlilerin katılacağı bir referandum diyor. Acaba dünyada Filistinli olup da siyonist İsrail rejiminin varlığını tanıyan kaç kişi var?

İkinci husus, İsmail Heniyye Filistinli mültecilerin yurtlarına dönüşünü vurguluyor. Bu ne anlama geliyor? 5 milyona yakın Filistinli yurtlarına geri dönecek. Bu filistinliler nereye geri dönecek, hepsi Gazze ve Batı Şaria'ya mı gelecek? Hayır. Başta 1948 işgal toprakları olmak üzere bütün Filistin topraklarına.

Filistinliler yurtlarına geri döndüğünde Filistin'deki demografik ve sosyo-politik ne anlama gelecek? Bu durumda "israil" adı altında siyonist bir rejimin varlığı ve egemenliğinden söz etmek mümkün mü?

Üçüncü husus, 1967 sınırlarında bir Filistin devletinin kurulmasını kabul etmek, 1948 işgal topraklarının siyonist rejime ait olduğunu kabul etme anlamına geldiğini kim söylüyor? Yani İsmail Haniye'nin ağzından, "1967 sınırlarında bir devlet kurulması durumunda İsrail'in varlığını tanıyabiliriz" gibi bir söz mü çıktı? Zaten El Fetih ve Arap rejimleri ile siyonist rejim arasındaki müzakerelerin çerçevesini, "1967 sınırlarında bir Filistin devletinin kurulması karşılığında İsrail'in tanınması", yani "iki devletli bir çözüm" formülü çiziyor. Ayrıca siyonist rejim şefleri arasında 1967 sınırlarında bir Filistin devleti formülünü yüksek sesle dillendirmeye başladılar.

Bu durumda Filistin İslami direniş hareketinin ideolojik ve politik çizgisi ile, "iki devletli bir çözüm"ü savunanların arasındaki fark nerede?

İsmail Heniyye basın toplantısında siyonist rejimle yapılan müzakerelerin boş olduğunu vurgulayarak "İsrail bizden teslim olmamızı istiyor, ama biz asla bunu yapmayacağız" diyerek Mahmud Abbas'ın siyonist rejimle sürdürdüğü görüşmelere karşı olduğunu bir kez daha vurguluyor.

Ayrıca İsmail Heniyye, Hamas'ın 2007 yılında El Fetih ile birlikte kurduğu ulusal birlik hükümeti döneminde de "referandum önerisi"ni gündeme getirdiklerini belirtiyor.

Heniyye 1967 sınırlarındaki bir Filistin devleti ile ilgili olarak da, "1967 sınırlarında tam bir egemen Filistin devletinin kurulmasına sorun çıkarmayız" diyor.

Nitekim Hamas lideri Halid Meşal de aynı ifadeleri defalarca dile getirmişti. Yani Heniyye, Hamas'ın belli görüşünü tekrarlamış oluyor.

Siyonistlerin tepkisi:

Siyonist İsrail rejimi dışişleri bakanlığı sözcüsü Yigal Palmor İsmail Heniyye'nin açıklamalarına tepki vererek şunu söylüyor:

"Eğer Hamas gerçekten barış yanlısı olsaydı, Ortadoğu Dörtlüsü'nün üç şartını çok basit bir şekilde kabul etmiş olurdu: 1-İsrail'i tanımak, 2- İsrail ile El Fetih arasında varılan anlaşmaları (Oslo) kabul etmek, 3- Terörü terketmek."

Yani siyonistlerin kendisi, Hamas'ın siyonist rejimin varlığını tanımadığını ve tanımayacağını açıkça belirtiyor.

Burada diğer bir noktaya da değinmek gererekir. "Siyonist rejimin varlığını tanımak" ile "tanımamak" arasındaki farkı iyi kavramamız gerekiyor. Bu mesele ikincil bir konu değildir. Bu öncelikle bir akide meselesi, Ümmetin istikbal ve izzeti ile ahid, şehidlerin yoluna ve kanına sadakattir. Siyonist rejimin varlığını tanımak Filistin'i satmak, şehidlerin kanına, ümmetin umuduna, direşin değerlerine ihanet demektir. Ancak bu fark yeterince kavranmadığında, Hamas gibi bir hareketin siyonist rejimin varlığını tanıma sinyalleri verdiği gibi, bir algı ve yanıltma içine düşmüş olabiliyoruz.

Sonuç olarak; İsmail Heniyye'nin basın toplantısında dile getirdiği ifadeleri, "siyonist rejimin varlığını tanıma sinyali" gibi anlamak ve bunu haber başlığı haline getirmek, kamuoyunu ve müslümanları yanıltmaktan, Hamas'ı zan ve töhmet altında bırakmaktan başka bir anlama gelmeyecektir.

Hamas hareketi'nin bir direniş hareketi olmasının yanısıra bir politik stratejisinin de bulunduğunu ve liderliği vasıtasıyla etkili bir "diplomasi" de sürdürdüğünü gözardı etmememiz gerekiyor.

Diplomatik ifadelerdeki incelik ve ayrıntılara dikkat etmediğimiz zaman, yanlış sonuç ve yargılara varabileceğimiz gibi, büyük bir vebal olarak da başkalarını yanıltma durumuna düşebiliriz.


VELFECR

Filistin Haberleri