Filistin’deki meşru Heniyye hükümeti, Arap ülkelerinden, Filistin halkına karşı tarihi sorumluluklarını hatırlatarak özellikle tutsaklara ve sivillere yönelik saldırıların durdurulması için çalışmalarını istedi.
Dün (23 Ekim Salı) yapılan hükümet toplantısından sonra bir açıklama yapan sözcü Tahir en-Nunu, Uluslararası Kızılhaç Teşkilatı’na, yerel ve uluslararası insan hakları kuruluşlarına tutsakların salıverilmesi ve yaşadıkları sıkıntıların hafifletilmesi için girişimde bulunma çağrısında bulundu.
Filistin halkını işgal güçlerinin Batı Yaka ve Gazze’de işlediği cinayetlerin hesabını sormak için kitlesel gösteriler yapmaya çağıran sözcü, İsrail hapishanelerinde çok zor şartlar altında yaşamlarını sürdüren Filistinli tutsaklara yönelik Siyonist şiddeti de protesto etmeye davet etti.
Hükümet sözcüsü, Nakab hapishanesinde şehit olan İslami Cihad komutanı Muhammet el-Aşkar ve Gazze’de füze saldırısıyla şehit edilen Mübarek el-Hasenat’ın ailelerine başsağlığı dileklerinde bulundu.
Filistinli tutsaklara yapılanlar karşısında direniş gruplarının ve halkın partisel ayrılıkları bir kenara bırakarak tek vücut haline gelmelerinin sevindirici bir gelişme olduğunu belirten sözcü, İsrail işgal güçlerinin Filistin’deki bölünmüşlük halini kullanarak hapishanelerde tutsaklara şiddet uygulamasına izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.
El-Halil’de Filistinli tutsaklara yapılanlarla ilgili kendiliğinden gelişen bir tepkiyle sokaklara dökülen halka karşı Ramallah Yönetimi’ne bağlı güvenlik güçlerinin zalimane davranışını eleştiren sözcü, bu tür davranışların Özerk Yönetim yetkililerinin kime hizmet ettiği yönünde zihinlerde soru işaretleri meydana getirdiğini ifade etti.
Öte yandan, hükümetin Gazze’deki aşırı pahalılık, ihtikâr ve mal stoklama gibi konularla ilgili bir toplantı yaptığını belirten sözcüsü, tüccarların insanların rızıklarıyla oynamamaları için gerekli olan bütün adımların atılacağını ifade etti.
Filistinli mültecilerin yurtlarına dönüş hakkının kendisinden vazgeçilmesi mümkün olmayan en temel haklarından biri olduğunu belirten sözcü, hükümet olarak Nicolas Sarkozy’nin konuyla ilgili yaptığı açıklamaları tuhaf karşıladıklarını, bu hakkın BM tarafından onaylanarak uluslararası hukukun bir parçası haline geldiğini, dolayısıyla inkâr edilmesinin mümkün olamayacağını söyledi.
fiem