İşte Heniyye'nin 2010 Dünya Kudüs Günü münasebetiyle yaptığı konuşma:
Bismillahirrahmanirrahim.
Hamd Allah'a mahsustur. Rasullerin efendisi Muhammed'e, O'nun ehli ve dostlarına, kıyamete kadar O'nun yolundan yürüyüp sünnetine tabi olanlara salât ve selam olsun. "Yarattıklarına benzemekten münezzeh olan O (Allah) ki, kulunu gecenin bir vaktinde Mescid-i Haram'dan çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksa'ya, ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye yürüttü. O, sadece O'dur her şeyi işitip gören."
Arap ve İslam aleminin dünyanın her tarafındaki evlatları! Mübarek Ramazan ayının son büyük Cuma'sında, İran İslam Cumhuriyeti'nin ilan ettiği Dünya Kudüs Günü'nde, Beytu'l Maqdis'ten, Beytu'l Maqdis'in eteklerinden, mübarek Filistin toprağından sizlere sesleniyoruz. Sizlere kuşatma altında; ama dini, sebat ve direnişi sayesinde Allah'ın izniyle aziz Gazze'nin yüreğinden sesleniyoruz. Sizlere hitap ederken Kudüs'ün önemini, mübarek Mescid-i Aksa'nın yüceliğini ve üzerimize düşenleri yeniden hatırlıyoruz. Kudüs'e, Aksa'ya bağlılık; Aksa'yı haydutların elinden kurtarmak ve Beytu'l Maqdis'te cihat nöbeti tutan kardeşlerimize destek için üzerimize düşeni eksiksiz yapmanın gerekliliğini yeniden hatırlıyoruz.
Ümmetimizin evlatları! Sizlere seslendiğimiz bu mübarek günde Kudüs, Siyonist işgalin başlamasından bu yana en tehlikeli komployla karşı karşıya. Yahudileştirmek, yerleşimcilik, insanları evlerinden yurtlarından çıkarmak, Kudüslü milletvekilleri ve eski Kudüs bakanını şehirden uzaklaştırmak; Kudüs'ü Arap ve İslam vasatından çekip çıkararak karakterini baştan başa değiştirmek; Mescid-i Aksa'nın altında devam eden kazı çalışmaları, Aksa'nın şeyhinin, Şeyh Raid Salah'ın tutuklanması; Kudüs'teki kardeşlerimize baskı; Filistin halkının evlatlarının Mescid-i Aksa'da namaz kılmaktan men edilmesi" Kudüs'ün aleyhinde kurulan komplo, son derece büyük..
Şimdi dolaysız müzakereler dedikleri olguya yönelerek o komployu taçlandırıyorlar. Siyonist düşman Kudüs'ün bölünmeyip, haydut İsrail devletinin başkenti olması konusunda ısrarlı. Bu yüzden bugün bir yandan Kudüs'ün yüceliğini, bu yüceliğin bağlayıcılığını, gerektirdiği sorumluluğu ve Kudüs'ü zorbaların elinden kurtarmak için çalışmanın gerekliliğini hatırlıyor; bir yandan da Kudüs'ün karşı karşıya olduğu komplonun karakterini hafızalarımızda canlandırıyoruz.
Filistin ve Filistin topraklarındaki direnişin aleyhine kurulan komployu anımsayalım. Bizden beklenen farkındalığı, halk ve milletlerin geniş çapta harekete geçmesi gerektiğini hatırımızda tutalım. Bu komploların önünü kesmek, Kudüs'teki kardeşlerimizin direnişini desteklemek ve Mescid-i Aksa'nın Müslüman Filistin kimliğini vurgulamak için halk düzeyinde ve resmi olarak, dürüst ve ciddi Müslüman duruşu sergilememiz icap ettiğini unutmayalım.
Değerli kardeşlerim! Bu mübarek günde, şu saniyelerde Arap ve İslam dünyasının başkentlerinde, özellikle de İslam Cumhuriyeti'nin göbeğinde milyonlarca insanın yollara döküldüğünü görüyoruz. Bütün güçsüzleştirme ve asıl davadan; mukaddes Kudüs davasından tecrit etme çabalarına rağmen bu stratejik derinliğin halen dinamik ve aktif bir derinlik olduğuna tanık oluyoruz.
Bunun taşıdığı büyük anlamdan hareketle bütün Arap ve Müslüman topluluklara çağrı yöneltiyoruz: Nerede olurlarsa olsunlar, Dünya Kudüs Günü'nde mitingler, protestolar düzenlesinler. Aynı gün Kudüs'te Yahudiler uluslar arası bir konferans düzenliyor; özellikle de bu durumda Kudüs'ün maruz kaldığı entrikaların önüne geçmek için harekete geçsinler.
Bu, Arap ve Müslüman duyarlılığına karşı arsızca bir meydan okumadır. Bütün değerleri; kanun ve örfleri ayaklar altına almak, masum ve ürkekçe dile getirilen bütün taleplere sırt çevirmektir. Böyle bir günde Kudüs'te bir Yahudi konferansının düzenlenmesi, Arap ve İslam ümmetine fütursuzca meydan okumaktır. Bunu kabul etmiyor, konferansı kınıyoruz. Konferans hükümsüzdür, Kudüs'ün ve Filistin'in doğasını değiştiremeyecektir.
Bu uyduruk konferansa yanıt olarak, Filistin toprağına sımsıkı bağlı olduğumuzun, Kudüs'e; ilk kıble ve üçüncü harem-i şerife sadakatimizin altını çizmek için Arap ve İslam dünyasının çeşitli başkentlerinde konferanslar düzenlenmeye davet ediyoruz.
Arap ve Müslüman dünyanın evlatları! Bu çağrıları yaptığımız sırada hepinizi temin ediyoruz ki: biz kanlarımız ve canlarımızla Kudüs'ü korumaya kararlıyız. Mübarek Filistin toprağını korumaya, Filistin halkının hak ve ilkelerinden taviz vermemeye kararlıyız. Allah'a güveniyoruz; bizi destekleyecek, bize zafer verecek olan O'dur.
Gelecek, halkımızdan ve ümmetimizden yana. Zafer ışıkları ufukta göz kırpıyor" Filistin'in semalarında, ümmetin semasında, işgale karşı sıcak direnişin olduğu Arap ve İslam topraklarında ufukta zafer gözüküyor. İsrail işgaline, Amerikan işgaline karşı, bu ümmete, ümmeti ayakta tutan değerlere ve ümmetin mukadderatına kasteden; İran'da, Irak'ta, Afganistan'da, Suriye'de, Lübnan'da, Sudan; Somali'de ümmetin bütün direniş faktörlerini yıpratmak ve ılımlı denilen ülkeler üzerinden dolaplar çevirmek isteyenlere karşı zafer ışıkları göz kırpıyor.
Evet kıymetli kardeşler! Bu mübarek günde ciddi bir duruşa ihtiyacımız var. Arap ve İslam dünyasının kentlerinde bu günün anısına halk etkinliklerine ihtiyacımız var. Kudüs'e, Kudüs'ün ve Mescid-i Aksa'nın Müslümanlığına sadakatimizin ve Kudüs'ten taviz vermeyeceğimizin altını çizmek için; Arap veya Müslüman onayı olmaksızın, Arap ve Müslüman aleminin veya Filistin halkının vekaleti olmaksızın Amerikan-Siyonist irade doğrultusunda hareket eden dolaysız müzakerelere reddimizi vurgulamak için halkların hareketine ihtiyaç duyuyoruz.
Kıyamınızı selamlıyoruz ey kardeşler! Sizinle, İran İslam Cumhuriyeti ve doğru yolda ilerleyen liderliğiyle gurur duyuyoruz. Onlar bu günü kutluyor; onlarla birlikte ümmet de kutluyor.
Kudüs gününü bugün kutluyoruz, doğru; ama kalplerde, akıllarda Kudüs her gün var. Şehitlerin kanlarında, işgal hapishanelerindeki tutsak kardeşlerimizin çilelerinde Kudüs var. Yaralılarımızın acılarında, Gazze'nin kuşatılmış insanlarında, Batı Şeria'da takip altında tutulanlarda Kudüs var. Her gün, her yerde Kudüs var. Ve Allah bize iki güzellikten birini, ya zafer ya da şehadeti müyesser kılana kadar Kudüs var olmaya devam edecek. Es'selamu aleykum we rahmetullahi we berakatuh.
velfecr