Hata yaptık. FKÖ İcra Komitesi üyesi Gassan Şek'a, Londra Radyosu'nun "Daha önce uzun seneler yerleşim kılıcı altında müzakerede bulunmuştunuz. Filistin Yönetimi neden şimdi müzakerelere başlamak için yerleşim çalışmasının durdurulması şartını koşuyor?" şeklinde yönelttiği soruya verdiği cevapta, kahramanlara yakışır bir yiğitlik ve erkeksi bir cesaretle "hata yaptık" dedi.
Yerleşim çalışmalarının devam etmesine rağmen uzun seneler müzakere etmekle hata yaptık. Şek'a hem kendisi hem de yönetimdeki arkadaşlarına vekâleten vatana karşı hata yaptıklarını itiraf ediyor. Sadece vatandaşa, aileye, şehre, ekonomik yatırıma, yerli yerince olmayan terfilere, yolsuzluk yapan bir kişiye duyulan sahte güvene karşı değil bütün bir Filistin'e karşı hata yaptığımızı kabul etmemekle hata yaptık. "Hata yaptık", en azından Oslo Anlaşması'nın imzalanması ve İsraillilerle yerleşim kılıcı altında sürdürülen müzakerelerin başlamasından bu yana Filistin siyasi eylemine liderlik eden grubun hatasını ifade eden bir sözdür.
Gassan Şek'a'nın "hata yaptık" ifadesi tam zamanında söylendi. Bu cümle Filistin halkından bağışlanma ve af dileyen sözlü bir ifadedir. Bu, "Siyasi liderlik bu hatanın her alanda olabilecek olumsuz sonuçlarının sorumluluğunu üzerine alıyor." diyen vicdani bir ifadedir. Bu sonuçlar arasında şunlar yer almaktadır:
Güvenlik koordinasyonu hatasının olumsuz sonuçları, ekonomik dayanışma hatasının olumsuz sonuçları, örgütler arasında parçalanan bu toplum üzerindeki olumsuz sonuçlar, Filistin ruhunu öldüren ve gözlerindeki umut ışığını söndüren olumsuz sonuçlar, düşünceye, yitirilen topraklara ve yerleşimcilerin kurulduğu Filistin ruhuna etki eden olumsuz sonuçlar!
Şahsi olarak ben Yahudi dinine intisab etmiş ve Yemen topraklarına saldıran Habeş ordusuna meydan okumuş Seyf Bin Zi Yezen hakkında anlatılan tarihi rivayetlere inanmıyorum. Bu rivayetlerde Yezen'in kahramanca savaştığı ama düşmanının gücünü iyi ölçemediği için yenildiği ve hatalı olduğu için de sorumluluğu üstlenmeye ve hatasını düşünmeye karar verdiği anlatılıyor.
Seyf Bin Zi Yezen atına bindi ve denize doğru hızla ilerledi ve denizde kayboluncaya kadar suya daldı. Bir daha geri dönmedi. İnsanlarla yüzleşmekten utandığı için Yemen topraklarına dönmedi.
Bu rivayete inanmıyorum. Bu, Seyf Bin Zi Yezen'i Yahudi olduğu, hatasını itiraf ettiği ve ölümle kozlarını paylaşmaya cesaret ettiği için cesur bir kahraman olarak gösteren Yahudi hikâyelerinden biridir. Yahudilerin dışındakiler ise, Filistin şehirlerinin Siyonistler tarafından işgal edildiğini gördükleri halde Yahudilerin vadedilmiş barış hakkındaki hikâyelerine inanıyorlar. Ama onlar hata yapmaya devam ediyorlar.
israhaber