HAMAS , Erbakan ve Filistin

Hamas2ın lidelerinden Merzuk anlatıyor ;Hamas Filistin halkının kanının akmaması için Erbakan'ın teklifini kabul etti ve en azından sözlü olarak “Oslo” anlaşması ve onun doğurduğu sonuçlara ses çıkarmadı.

El-Fetih" hareketi içindeki darbeci kanat ve onları destekleyenlerin baskılarına hiçbir şekilde boyun eğmeyeceklerini ifade eden İslami Direniş Hareketi "Hamas'ın Siyasi Büro Başkan yardımcısı Musa Ebu Merzuk konuşmasına şöyle sürdürdü: "Hamas yönetimi tüm komplu ve oyunlara karşın bırakmayacaktır. Çünkü bu yönetim Filistin halkının kendi iradesiyle yaptığı bir tercihtir. Hamas hareketi buraya kan dökerek ve tankların eşliğinde gelmemiştir. Ne pahasına olursa olsun el-Fetih içindeki işbirlikçiler bir daha yönetime gelmeyeceklerdir"

Musa Ebu Merzuk bu sözleri Kahire'de çoğunluğunu doktorların oluşturduğu bir grubun ev sahipliğini yaptığı "Filistin'de yaşanan olayların içi yüzü" adlı seminerde sarf etti. Semire aralarında siyasilerinde bulunduğu İşçi partisinin lideri Hüseyin Emin, Vasat Partisi (Hizbu'l-Vasat) lideri Ebul Ala Madi, Dr. Abdulhalim Kandil, Dr. Muhammed Said İdris, Kibti düşünür Refik Habib, İhvan-ı Muslimin Hareketinden Dr. Muhammed Baltacı olmak üzere halk meclisinin üyeleri ve farklı olanlarda birçok kişi katıldı.

Ebu Merzuk konuşmasına şöyle devam etti; "Bazılarının zannettiği gibi Filistin halkı arasında ayrılık yoktur, tam tersine halk dönen dolapların bilincindedir. Filistin"de var olan farklı gruplara meyletmekle birlikte tüm halkı bir çember etrafında toplayan güç Filistin'dir ve hepsinin kalbi Filistin'le birlikte atmaktadır. Bundan dolayı son günlerde yaşadığımız olaylar, zaten var olan sıkıntılarla mücadele etmek zorunda olan ve bu olaylardan olumsuz etkilenen halkın tercihini yansıtmamaktadır. Örneğin Cibilya'da yaşayan bir annenin iki oğlundan biri Hamas hareketinin mensupken diğeri de el-Fetih hareketine mensuptu ve ikisi de son çatışmalarda karşı karşıya savaşırken can verdiler.!!

Hamas hareketi ilk defa yönetime gelmiştir ve buraya güç kullanarak gelmemiştir, tam tersine Hamas"ın hükümete gelişi yasal ve kurallara uygun bir şekilde yürütülen seçimler sonucunda halkın kendi özgür iradesinin bir yansımasıdır. Çünkü bu hareket Filistin için gerçek manada mücadele eden en eski harekettir.

Hamas hareketi yola çıktığı ilk günden beri sorumluluğunun bilincinde hareket etmektedir. Hamas bunu daha önce ve işgal altındaki Filistin'in yönetimine geldikten sonra birçok şekilde ortaya koymuştur. Hamas daha ilk günlerinde Filistin topraklarında ağırlığını hissettirmeye başladı. Hamas o kadar etkin olmaya başladı ki "Oslo" anlaşmasından sonra Yasir Arafat Hamas"ın kukla yönetime karşı büyük bir direniş göstereceği endişesi taşımaya başladı. Hamas "Oslo" anlaşmasına sert tepki gösterince Arafat, Türkiye'deki Refah Partisinin başkanı Necmettin Erbakan'dan arabuluculuk yapması için talepte bulunmak zorunda kaldı. Daha sonraları, Necmettin Erbakan Arafat'tan arabuluculuk teklifi gelene kadar Hamas'ın bu kadar etkin olduğunu bilmediğini ifade etmişti."

 

Hamas Erbakan'ın teklifini kabul etti

 

"Hamas Filistin halkının kanının akmaması için Erbakan'ın teklifini kabul etti ve en azından sözlü olarak "Oslo" anlaşması ve onun doğurduğu sonuçlara ses çıkarmadı. Buna karşılık yönetim Hamas ile iyi diyaloglar kurmaya, güzel bir üslup kullanmaya özen gösterdi" diyen Ebu Merzuk, "Ancak yönetimdeki konumunu sağlama alır almaz "Oslo" anlaşmasını uygulamaya koyarak Hamas'ın yöneticilerine ve işgale direnen mücahitlere karşı sert önlemler almaya başladı. Ne yazık ki bu siyasetin sonucu Şeyh Ahmet Yasin, Dr. Abdülaziz Rantisi, İbrahim Mukaddime, Mahmud Zehar, İsmail Haniye gibi birçok Hamas lideri, üyesi haksız bir şekilde, vahşi yöntemlerle tutuklandı ve bunların çoğu çok ağır işkencelere tabi tutulurken bazıları da Siyonist rejime teslim edildi. Ağır işkenceler sonucu 20'nin üzerinde Hamas lideri ve üyesi yaşamını yitirdi. Hamas'a yönelik baskılarını devam ettiren yönetim birçok kişiyi de sokaklarda emniyet birimlerinin kurşunlarıyla yok ettiler. Silahlarıyla birlikte tutuklanan Hamas'a bağlı direnişçilere neden karşılık vermedikleri sorulduğunda cevapları şuydu: 'Ne pahasına olursa olsun Filistinlinin kanını akıtmama emri aldık' demişlerdi ve bu dönemde Hamas Filistin güvenlik güçlerine tek bir kurşun sıkmamıştır" dedi.

 

 

Çatışmaları kimler, niçin körüklüyordu?

 

Hamas'ın Siyasi Büro Başkan yardımcısı Merzuk Mısır'da düzenlediği toplantıdaki konuşmasında şunlara yer verdi: "Hamas hareketi son seçimlere katılmaya karar verdi. Elbette bu karar uzun süren görüşmeler ve halkın talepleri sonucu verildi. Çünkü Siyonistlerin buyruklarını gerçekleştirmeyi kendisine gaye edinen ve Filistin halkına olmadık haksızlıklar eden yönetime karşı bir şeylerin yapılması gerekmekteydi. Bunun bir sonucu olarak Hamas hiç kimsenin beklemediği bir şekilde seçimlerden başarılı bir şekilde çıktı. Amerika ve Siyonist kanat Hamas"ın başarısı ve yöneticilerinin gösterdikleri başarı karşısında şaşkına döndüler.

Hamas'ın bu başarısına karşın el-Fetih hareketinde çatışmalar ve çekişmeler baş göstermeye başladı. Daha düne kadar el-Fetih yönetiminin hapishanelerinde olan birçok şahıs şimdi idareyi ele geçirmişti ve bunun onlar açısından kabul edilebilecek bir tarafı yoktu. Bundan dolayı el-Fetih'in bazı ileri gelenleri durum ne olursa olsun velev Filistin halkı ekonomik darboğazın eşiğine gelse de Hamas'a karış İsrail'in de gizli desteğiyle komplolarla darbe yapılması gerektiği fikrini ön plana çıkardılar ve buna bağlı olarak Hamas üyelerini ve onları seçen halka karşı kötü planlarını uygulama yoluna gittiler. Ancak Hamas bu tepkilere karşı hikmet ve sabır kılıcıyla muamele etme yoluna gitti ve elinden geldiğince ifrata düşmekten kaçındı. Hamas, uygulanan ambargolar yüzünde sıkıntılar çekmeye başlayan halkın problemlerini gidermek, ambargoyu kaldırmak için bir dizi siyasi görüşmeler, geziler yaptı ve bu konuda büyük oranda da başarılı oldu...

Hamas hareketi her şey rağmen tüm Filistinli partileri aynı çatı altında toplayan bir hükümet kurabilmek için ellinden gelen tüm gayretleri gösterdi. Ancak tüm bu çabalara karşılık birçok parti bunu reddederken bir kısmı ise kabul edilmesi mümkün olmayan şartlar ileri sürdüler ve tabi sonuç olarak da bu hükümete katılmayı reddettiler.

Hamas içerden ve dışardan gelen tüm baskılara rağmen sabırla yoluna devam etmeye gayret etti. Ancak kukla konumundaki hareketler Hamas"ı düşürmek için ellerinden gelen her yolu denedikten sonra güç yoluyla Hamas"ı devirme yolunu kullanmaya başladılar. Bizzat el-Fetih'in ileri gelenleri tarafından Hamas'la çatışmalara girilmesi konusunda emirler verildi, elbette bu teşviklerin sonucunda Hamas'a karşı birçok alanda silahlı saldırılar başladı. Ancak Hamas bu durumda bile aşırı gitmeden problemleri hikmetle çözme yolunu tercih etti. Hamas'ın bu istikrarı karşısında bu planda çökmeye yüz tuttu ve tüm guruplar Mekke ittifakı için Suudi Arabistan'a gittiler. Bu ittifak, Hamas'ın hükümeti düşene kadar çatışmaların devam etmesini isteyen Amerika"nın karşı olduğu bir ittifaktı."

Yangının yeniden körüklenmesi

Mekke ittifakından sonra birçok çevrede olumlu manada bir kanaat oluştuğunu belirten Ebu Merzuk, "Ne yazık ki Amerikan Siyonizm'inin el-Fetih grubu içindeki darbeci kanatı vasıtasıyla harekete geçmesi çok sürmedi. Son çatışmalar daha da vahim sonuçların doğmasına sebep oldu. El-Fetih'in çatışmalarda kullandığı yeni silahlar, daha önceden planlandığı anlaşılan yeni taktikler karşısında neye uğradığımızı şaşırdık. Böylece Hamas üyelerinin düzenli bir şekilde öldürülmesi hareketi başladı, artık durum öyle bir hal aldı ki Hamas'la uzaktan ya da yakından alakalı olma ihtimali olan herkes hedef haline geldi. Hamas saldırılar sonucu 6 şehit vermesine rağmen Filistinlinin kanın heder olmaması için yapılan Mekke anlaşmasına bağlı kalmaya özen gösterdi" diye konuştu.

Ebu Merzuk daha sonra konuşmasına şöyle devam etti; "el-Fetih içindeki darbeci kanadın Siyonistlerle hareket ettiğini gördüğümüzde Filistin için direnen mücahitlerle, Siyonistlerin hizmetinde bulunan kuklalar arasındaki farkı da görmüş oluruz. Bu dönemde Siyonistler eliyle şehit düşen Hamas sayısı 52'dir. Bunların 40'ı hükümete bağlı güvenlik güçlerinden oluşmaktaydı ve bunların Kasam birlikleriyle hiçbir bağlantıları tespit edilmemiştir, ancak Siyonistler bu yöntemle el-Fetih içindeki taraftarları için bazı şeyleri daha da kolay hale getirmeye çalışmaktadırlar."

 

 

"Tüm komplolar bizi iktidardan indirmek için yapılıyor"

 

"Oynan tüm oyunların tek hedefi Hamas'ı yönetimden uzaklaştırmaktır, ancak bu oyunlar başarısızlıkla sonuçlanacaktır" diyen Ebu Merzuk, "Bazılarının zannettiği gibi şu an yaşanan çatışmalar Hamas ve el-Fetih arasında değil, tam tersine bu çatışmalar Hamas ve el-Fetih hareketi içinde, İsrail ve Amerika"nın hedeflerini gerçekleştirmek isteyen bir grup arasında yaşanmaktadır. El-Fetih hareketi içinde birçok kişi, Muhammed Dahlan, Raşid Ebu Şebbak gibi şahıslara bağlı birlikleri bu bağlamda eleştirmektedir. Hatta yakın dönemde Hamas ile Kahire'de görüşen el-Fetih temsilcileri sağlıklı bir şekilde görüşmelerin yapılabilmesi için Muhammed Dahlan ve o kanattan birinin görüşmelere katılmaması şartını koşmuşlardı. Bu doğrultuda Hamas'ın Siyasi Büro başkan Yardımcısı, el-Bergusi, Ahmet Halas gibi el-Fetih'in önde gelenlerinin, güvenlik birimlerine kontrol eden ve onları kendi hedeflerini gerçekleştirmek için kullanan bu kukla kesimden beri olduklarını ilan etmelerini talep etti" dedi.

Ebu Merzuk daha sonra Mısır yönetimine problemin çözümü için gösterdiği çabadan dolayı da teşekkür etti. Özellikle Mısır emniyet birimlerinin olayın çözümünde çok olumlu bir tavır takındıklarını, alevlenen fitnenin sönmesi için çok ciddi çabalar sarf ettiklerini, hatta çözüm için uğraşan bazı görevlilerin Dahlan kanadı tarafından açılan ateş sonucu yaralandıklarını ifade eden Ebu Merzuk, Mısır'lı yetkililerin Kahire ittifakının yürürlüğe geçmesi için el-Fetih'in önderleri üzerinde baskı kuracaklarını ifade ettiklerini bildirdi.

 

Yönetimi kesinlikler bırakmayacağız ve bizi buna zorlayan birçok sebep var

 

Ebu Merzuk konuşmasının sonunda şunları söyledi: "Aslında iktidarda bulundukları süreç içinden birçok sıkıntıyla karşılaşan Hamas"ın ileri gelenleri bir açıdan yönetimi bırakmaya çok istekli oldukları halde yönetimi hiçbir şekilde bırakmayı düşünmemektedirler. Bunun sebeplerini şöyle sıralayabiliriz:

1-     Hamas, yönetimi bırakması durumunda Filistin halkının kanının her halükarda akıtılacağını düşünmektedir. El-Fetih hareketin içindeki darbeci kanaat her halükarda baskılarını devam ettirecek hatta baslıkları azaltmak yerine yönetime geldikten sonra baskılarını daha da artıracaktır. Böylece Filistinlinin kanı daha çok akacaktır.

2-     Hamas yönetime gelince daha önceki yönetimin imzaladığı, Filistin halkının hakkını kısıtlayan, onurunu zedeleyen tüm ittifakları reddettiğini ilan etmiştir. Hamas bu tavizlerin tekrar verilmesine izin veremez.

Ebu Merzuk son olarak Hamas'ın zor şartlara rağmen temel prensiplerinden vazgeçmediğini, hem yönetimde kalmaya hem de direnişe devam edeceğini, bir taraftan ıslah ederken diğer taraftan da silahla kurumaya devam edeceklerini ifade etti.

dunyabülteni

Filistin Haberleri