İslami Direniş Hareketi'nin (Hamas) lideri Halid Meşal, Suriye'nin başkenti Şam'da, üniversite öğrencilerine hitaben yaptığı konuşmada direnişin farklı bir yönünü gözler önüne serdi. Ümmetin gençlerine, öğrencilerine, önemli-tarihi nasihatlerde bulundu.
Daha önce Kudüs Yolu olarak yaptığımız görüşmede, Türkiye gençlerine özel tavsiyelerini aldığımız Hamas lideri Halid Meşal'in dünya müslüman gençlerine yönelik bu önemli nasihatlerini de (özellikle genç kardeşlerimiz) istifade edeceğinizi umarak önemle okumanızı ve çevrenizdeki genç kardeşlerimizle paylaşmanızı istiyoruz.
Üniversite ile inkılab, eğitim ile direniş arasındaki ilişkiyi sorgulayarak konuşmasına başlayan Meşal; "tarih boyunca gerçekleşen başarılı devrimler ve direniş hareketleri içerisinde kadınlı erkekli üniversite öğrencilerinin önemli katkısı olmuştur" diyerek, 'üniversite öğrencilerinin eğitimlerine devam etmesini, üniversite öğrencileri ile İslami direniş hareketlerinin arasının da ayrılmaması gerektiğini' vurguladı.
Halid Meşal sözlerine şöyle devam etti: "Her kim Arap tarihini özellikle de Filistin tarihini okursa direniş hareketleri içerisinde çalışkan erkek ve bayan üniversite öğrencilerinin isimlerini görecektir. Komutanlar, liderler ve istişhad eylemcileri arasında üniversite öğrencisi olanların sayısı sayılamayacak kadar çoktur." ( 10'da 9'u)
"İslami ya da gayri İslami tüm direniş hareketlerin doğumu, gelişimi, fikri alt yapısının oluşumu daima üniversite sıralarında gerçekleşmiştir. Hamas hareketin gelişimi de gerek Filistin içinde (Gazze-Batı Şeria) gerekse Filistin dışında böyle olmuştur. Ben ve kardeşlerimdeki, 'siyonist düşmanın eylemlerine karşı direniş ve mücadele ruhunu yaygınlaştırmamız gerektiği' düşüncesi, 1978 yılında Kuveyt Üniversitesindeki eğitim sıralarda okurken meydana çıktı."
Filistin direnişinin ölümsüz isimlerinden Yahya Ayyaş'ın da ilmini işgalcilere karşı direnişin maslahatını korumak için kullandığına dikkat çeken Meşal, üniversite öğrencilerine "Bu devir çok önemlidir. Sakın zayi etmeyiniz. Sizler yaşça sizden daha büyük kimselerin yaptıklarını gerçekleştirebilecek güçtesiniz" dedi.
"İslami ilim, edebiyat ve kültür, milletleri, vatanları ve medeniyetleri inşa etmenin yoludur. İlim, edebiyat, kültür, teknoloji ve elbette ki ahlak dışında , milletleri Rabbimizin rızası yönünde geliştirebilecek başka bir şey yoktur. Ümmetimiz de tarih boyunca bu yol üzerine inşa edildi. Hangi millette ilim-bilgi, kültür, teknoloji fzengin ise o millet siyasi ve ekonomi
alanında en güçlü olur. Çünkü o millet, etkilenen değil etkileyen bir medeniyete sahiptir. Ümmet olarak geçmiş asırlarda en gelişmiş okullara, üniversitelere, hastanelere sahiptik. İlmi, kültürü, teknolojiyi geliştirmiş ve bunlara önemli katkılarda bulunmuştuk. İşte o günlerde bizler dünyanın efendileriydik. İlim sancağı bizim dışımızdakilere geçtiği zaman ilim sancağı ile birlikte kuvvet de onlara geçti. Ve böylece onlar dünyanın efendileri oldular.
Mesela bakınız Komutan Selahadin'e" O komutan, mücahid, haçlıları kahreden, Kudüs Fatih'i, Hıttin'in kahramanı olarak bilinmektedir. Bununla birlikte yine O, Mısır ve Şam'ın en meşhur olan önemli okullarını inşa etmiştir. Selahaddin'in de içinde bulunduğu kalkınma tarihini okuyanlar bilirler ki, zafer; ilim, eğitim, teknoloji gibi bir çok etkene dayanmaktadır.
İsrail'de İslami ilimlerle ilgilenen yüzlerce istişrak merkezi vardır. Bizde siyonist rejim ile ilgilenen kaç merkez var? İsrail'deki bu istişrak merkezlerinde komutan Selahaddin'in vasıfları ve Selahaddin'i ortaya çıkartan kültürel, ilmi, sosyal ve iktisadi yapılar araştırılmakta ve bunlara mahal verilmemek için üzerinde çalışılmaktadır. Böylece istişrak merkezi, yeni Selahaddin'i ortaya çıkartacak toplumun oluşmasına engel olmaktadır.
Thedor Herlz, Filistin topraklarında Yahudi üniversitesi kurmak için Sultan Abdulhamid'den (Allah ona rahmet etsin) izin istedi. Sultan Abdulhamid, bu talebi verebileceği en onurlu tavırla reddetti. Yahudi üniversitesi kurma fikri, Siyonist düşüncenin ortaya çıktığı yani Herzl'in 1996'daki Bel konferansına dayanmaktadır."
İlk Yahudi üniversitesinin kurulması için 1917 yılında izin verildiği, 1935 yılında da hemen üniversite binasının Kudüs'teki Zeytun dağında inşa edildiğini belirten Meşal, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Üniversitenin inşası, Siyonistlerin Kutsal Kudüs'teki ilk binalarıdır. Öyleyse üniveristeler değişimin başlangıcıdır. Bu topraklar için en güzel şey, toprağa ağaç diktiğimiz gibi ilim merkezi Üniversiteler inşa etmemizdir.
Sakın ha "mezun olduktan sonra ilmimi ilerleteceğim" diyerek eğitiminizi hafife almayın. Mezuniyetten sonra dünyaya dair meşgaleler başlayacaktır. Üniversite ve lise medeniyetin başlangıcıdır. Tarihimizden utanmayınız. Tarihimiz şereflidir. Düşmanımızın tarihi yoktur ve şerefli değildir. Tarihe altın harflerle adı yazılanlar ve nesiller boyu unutulmayan kahramanlar bizim rehberlerimizdir. Kültürlü bir nesil istiyoruz. Gençlerimizin İslam kültürünü bilmemeleri onlara yakışmamaktadır. Sadece belirli dallar değil, ilim-bilimdeki bütün ihtisas alanları ümmetimizce arzu edilmektedir. "
Şeyh Ahmed Yasin'in "cehaletle zafer elde edemeyiz" ilkesini hatırlatarak, Filistin halkının hem ilimde hem de direnişde başarılı olduğunu söyleyen Meşal konuşmasını "Gayret ve emeklerimizle Rabbimiz ümmetin gençlerinin yolunu açacaktır. Bu ilim sıralarından, alimler, mütefekkirler, kültür öncüleri, liderler, edebiyatçılar, ıslahçılar çıkacaktır. Bu mühim idealleri, müslüman gençlerin başaracağına güveniyorum" sözleri ile tamamladı.
İsa Eren / Kudüs Yolu