Gazze’deki Hükümet Medya Ofisi, bugün (cumartesi) yaptığı açıklamada, Siyonist işgal rejiminin 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana, 31 Ocak 2026 Cumartesi gününe kadar geçen 111 günlük süreçte ateşkes anlaşmasını tam 1.450 kez ihlal ettiğini duyurdu. Bu ihlaller sonucunda 524 Filistinli şehit oldu; şehitler arasında 260 çocuk, kadın ve yaşlı bulunuyor.
Raporda, şehitlerin yüzde 92’sinin sivil olduğu vurgulanırken, yaşamını yitirenlerin yüzde 96’sının “sarı hat” olarak bilinen bölgenin dışında hedef alındığı belirtildi. Bu durum, işgal güçlerinin sivilleri bilinçli şekilde hedef aldığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Hükümet Medya Ofisi açıklamasında, Siyonist işgal güçlerinin bugün sabaha karşı Gazze Şeridi’ne yönelik geniş çaplı bir saldırı gerçekleştirdiği ve bunun ateşkes anlaşmasının açık ve sistematik bir ihlali olduğu kaydedildi. Saldırılar sonucunda, yalnızca bugünün erken saatlerinden itibaren 12 Filistinli şehit oldu. En ağır saldırılardan biri, Gazze’nin güneyindeki Han Yunus vilayetinde yerinden edilmiş sivillerin kaldığı bir çadırın hedef alınması oldu. Bu saldırıda, aynı aileden 7 kişi, aralarında beş çocuk, bir kadın ve bir yaşlının bulunduğu şekilde şehit düştü.
Ateşkes ihlallerinin türlerine ilişkin dağılım ise raporda şu şekilde sıralandı:
487 kez ateş açma,
71 kez askeri araçlarla mahalleler ve yerleşim alanlarına girme,
679 bombardıman ve doğrudan hedef alma,
211 ev ve farklı yapıların havaya uçurulması.
Gazze Hükümet Medya Ofisi, bu ihlal ve saldırıların ateşkes anlaşmasını tehlikeli biçimde delmeye ve içini boşaltmaya yönelik bir girişim olduğunu vurgulayarak, işgal rejiminin dayatma, aç bırakma ve insani şantaj temelli bir denklem oluşturmaya çalıştığını belirtti. Açıklamada, ateşkesin yürürlükte olması gereken bir dönemde yaşanan can kayıpları ve yıkımdan Siyonist işgal rejiminin tamamen sorumlu olduğu ifade edildi.
Medya Ofisi ayrıca, anlaşmaya aracılık eden ve garantör olan taraflara, uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletler’e çağrıda bulunarak, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmelerini, işgal rejimini yükümlülüklerini eksiksiz uygulamaya zorlamalarını istedi. Açıklamada, sivillerin korunmasının sağlanması, insani yardımların ve yakıtın derhal ve güvenli şekilde Gazze’ye ulaştırılması, geçici konutlar, konteynerler ve barınma malzemelerinin anlaşmada öngörüldüğü şekilde bölgeye sokulmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Bu adımların, Gazze Şeridi’nde giderek derinleşen insani felaketin hafifletilmesi için zorunlu olduğu kaydedildi.