Gazze'ye giden Türkiyeli doktorlar anlatıyor: "Taş üstünde taş bırakmamışlar, hastanelerini bile yakmışlar, sadece duvarları kalmış" diyen Dr. Öz, "41 yıllık cerrahım, ama insan vücudunda bu kadar ağır vaka görmedim" ifadelerini kullanırken Dr. Selçuk, "Burayı hayatım boyunca unutamayacağım. Yaralıların durumu, tren çarpmıştan da beter" şeklinde konuştu.
İsrail'in ağır bombardımanına 3 hafta süreyle maruz kalan, yıkılan, yanan Gazze Şeridi'nde, ateşkesin sağlanmasından birkaç gün önce Mısır'ın ara ara kapıları açmasıyla bölgeye girebilen, aralarında Türkiyelilerin de bulunduğu çok sayıda doktor yoğun şekilde çalışıyor.
Doktorlar, savaş sırasında olağanüstü bir çabayla gece-gündüz uyumaksızın yaralıları tedavi eden Gazzeli doktorlara nefes aldırırken, gelen yabancı hekimler arasında, günlerce Kahire'de bekledikten sonra İHH İnsani Yardım Vakfı'nın organizasyonuyla Gazze'ye girebilen Türkiye doktor ve sağlık ekipleri de yer alıyor.
İHH'nın Almanya ve Türkiye şubelerinin organizasyonu ile iki ekip halinde gelen doktorlardan, Almanya grubundaki 10 doktorun arasında bir, Türkiye'den gelenler arasında da 3 Türkiyeli doktor bulunuyor.
Doktorlar, Gazze'deki Şifa hastanesi başta olmak üzere Han Yunus'taki Nasır ve diğer hastanelerde görev yapıyor.
Ekibe Antalya'dan katılan Cerrah ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Hasan Öz (64), İHH'nın ilanıyla kendini Gazze'de bulduğunu anlattı. Dr. Öz, Gazze'den yaptığı açıklamada, "41 yıllık cerrahım, ama bir insan vücudunda bu kadar ağır vaka hiç görmedim" dedi.
"Ateşkes oldu ama bugün (dün) bir genç vurulmuş... 22-23 yaşlarında, onu getirdiler" diyerek, ameliyatına katıldığı bir yaralının durumunu anlatırken, gencin vücudunun büyük bölümünün parçalanmış olduğunu ifade eden Öz, 4 gündür Gazze'de olduğunu ve 10'dan fazla ameliyata girdiğini de aktardı.
Doktor Öz, Kahire'de 2 gün bekledikten sonra Rafah'a geldiklerini, burada da Gazze'ye girmeden önce kapıda en az 6 saat beklediklerini ifade ederek, daha sonra Gazze'ye gelip servislere dağıldıklarını bildirdi.
"Hayatım boyunca unutamayacağım"
Türkiyeli doktorlardan, adını sadece "Selçuk" olarak veren aile hekimi de "Türkiye'den 3 doktor geldik. İnsaniyet namına buradayız" dedi. Gazze'deki ilk izlenimini, "Hayatım boyunca unutamayacağım" sözleriyle aktaran doktor Selçuk, "7 yıllık doktorum. Türkiye'de bir tek tren kazalarında bu tür vakalara rastlarsınız. Gazze'deki yaralıların durumu, tren çarpmıştan da beter" diye konuştu. Gazze'de yaralıların arasında çok fazla sayıda çocuk olduğunu kaydeden Selçuk, "İçler açısı... Kolunu, bacağını kaybetmişler. Ama yine de bir şey gözlüyorsunuz; moralleri çok iyi, yüksek" dedi. Dr. Selçuk, Rafah'tan girdiklerinde, Gazze'ye doğru yol alırken hiç asker görmemelerine rağmen, kendilerini taşıyan araçta bulunan herkesin, yerleşim yerlerine ulaşana kadar bazı bölgelerde "adeta nefeslerini tuttuklarını" da anlattı.
Geldiklerinin ertesi günü, Tel El Hava'da vurulan Kudüs hastanesine de gittiklerini belirten Öz, hastaneyi "yanmış, sadece duvarları kalmış" diye tarif etti. Doktor Hasan Öz, genel olarak Gazze'nin durumunu anlatırken de "İnanın taş üstünde taş kalmamış. Bakanlık binaları, sivil halkın evleri, her yer bombalanmış" dedi.