Filistin Kurtuluş Örgütü neden Mısır mahkemelerinin karşısına çıkıp Mısır'ın devrik cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek aleyhine dava açmıyor? Neden Mübarek'in Gazze'ye uygulanan ablukada, Mısır kapısının Filistinli hastaların yüzüne kapanmasında ve bu yüzden ismiyle, hastalığıyla ve vefat tarihiyle tek tek bilinen onlarca hastanın ölümüne neden olmada İsrail'e destek veren rolüyle ilgili gerçeği açıklamasını istemiyor?
Filistin Kurtuluş Örgütü, Arap rejimlerine karşı tavrını neden geliştirmiyor? Neden Mısır yargısından Hüsnü Mübarek rejimiyle İsrail arasındaki kirli ilişkiyi ve o dönemin İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni'nin ağzıyla Kahire'nin ortasında Gazze'ye açıldığı ilan edilmeden hemen önce İsrail hükümetiyle yapılan gizli görüşmeleri soruşturmasını istemiyor? Daha sonra Mısır rejiminin Gazze'nin yeniden imarı için milyarlarca dolar bağışlanan fakat bugüne kadar Gazze'ye tek kuruşu ulaşmayan Şarm Eş-Şeyh Konferansı'na katılarak Arap halklarını aldatmada oynadığı rolü neden sormuyor?
"Gazze'ye açılan savaşın Mısır rejiminin ayıbını ortaya çıkarması ve yüce Mısır halkının tağuti rejime başkaldırmasının nedenlerinden biri olması Gazze'ye onur olarak yeter" diyenlere katılıyorum. Fakat Hüsnü Mübarek rejimin yargılanmasının sadece Mısır'ın içişi olduğunu ve Filistinlilerle hiçbir ilişkisi olmadığını söyleyenlere, "Kendimizi ve davamızı Mısır'ın içişlerine karıştırmayalım" diyenlere katılmıyorum. Hiçbir özgür ve onurlu Arap bu mantığa katılmaz. Çünkü Mısır rejiminin tavır ve davranışları Mısır sınırları içerisinde kalmadı. Bilakis tüm Arap dünyasını ve Filistin davasının özünü etkileyecek şekilde dışarıya taştı. Şimdiki Mısır Dışişleri Bakanı Nebil El-Arabi'nin İsrail'in Gazze'ye olası bir yeni saldırısına öfke duyulacağına işaret etmesi buna kanıt olarak yeter. Onun bu açıklaması İsrail'in askeri kanatlarını durdurmuş ve İsrail'in Gazze'ye yeni bir savaş açmasının önüne geçmiştir.
Filistin Kurtuluş Örgütü'nün Mübarek rejiminin politikalarına ve bu politikaların Filistin davasına olumsuz etkilerine karşı Mısır yargısına resmi başvuruda bulunmasının derin iki siyasi anlamı olacaktır:
Birincisi; devrik cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in yargılanması Mübarek rejiminin siyasi çizgisinde yürüyen, İsrail ile koordinasyon yolunda attığı adımları destekleyen veya İsrail ile işbirliği yolunda sessiz kalarak ona eşlik eden her Arap yetkilinin yargılanması demektir. Bu da, Arapların bir numaralı davasından taviz vermenin kötü sonuçlarıyla ilgili her Arap kralına ve devlet başkanına ileriye dönük bir uyarı teşkil edecektir.
İkincisi; Filistin Kurtuluş Örgütü'nün Mısır yargısına başvurup Mübarek rejiminin İsrail ile kirli ilişkilerinin olumsuz etkilerinden şikayetçi olması, Filistin Kurtuluş Örgütü'nü İsrail ile güvenlik koordinasyonu yapan Filistin Özerk Yönetimi'ni koruduğu yönündeki ithamlardan kurtaracaktır. Ayrıca Filistin Kurtuluş Örgütü'nün Ramallah'taki Özerk Yönetim'e mali açıdan bağımlı olmadığını ve bağımsız hareket ettiğini gösterir. Lieberman'ın Filistin Özerk Yönetimi'nin İsrail'i Gazze Savaşı'na teşvik ettiği yönündeki iddiası da yalanlanmış olur.
Dr. Fâyiz Ebu Şemmâle
fiem