İngilizce basında yer alan bir analiz ve Press TV’ye konuşan bölgesel bir kaynağın iddialarına göre, Flydubai’ye ait uçağın acil inişi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan tarafından kurgulanan bir senaryonun parçası olabilir. Gözlemcilere göre bu senaryonun amacı, Netanyahu’nun 7 Ekim Hamas operasyonunu yönetme biçimine ilişkin büyüyen skandalı gölgelemek, 27 Ekim’deki İsrail seçimleri öncesinde konumunu güçlendirmek ve İran’a karşı yeni bir çatışma için bahane oluşturmaktır.
İddiaya göre senaryo, Netanyahu’nun Abu Dabi’ye yaptığı öne sürülen gizli ziyaretten günler sonra devreye alındı. Netanyahu bu ziyarette, BAE liderinin kendisini yaklaşan bir Hamas operasyonu konusunda önceden uyardığı yönündeki iddialar nedeniyle artan siyasi baskı altındayken Bin Zayed ile görüştü.
Uçakta Yaşananlar ve İlk Açıklamalar
Flydubai’ye ait Boeing 737, 174 yolcuyla ve çoğunluğu İsrailli yerleşimcilerden oluşan bir yolcu grubuyla çarşamba günü Suudi Arabistan’a acil iniş yaptı. Olay, kokpitte pilot ile yardımcı pilot arasında yaşandığı öne sürülen şiddetli bir tartışma sonrasında meydana geldi.
Netanyahu ve savaş bakanı Israel Katz, olayı hemen “terör” saldırısı olarak nitelendirdi. Netanyahu daha sonra olayı 11 Eylül saldırılarına benzetti, Ummanlı yardımcı pilotun “radikal telkin” aldığını iddia etti ve İran’ın olaya karışmış olabileceğini öne sürdü.
Ancak kamuya açık hiçbir kanıt, ideolojik motivasyonlu bir saldırıyı veya İran bağlantısını ortaya koymadı. İsrail basınındaki ilk haberler, kişisel bir anlaşmazlık ya da yardımcı pilotun intihar girişimi gibi tamamen farklı açıklamalar sundu. İsrail’in Channel 12 kanalı, perşembe günü Suudi soruşturmasının o aşamada terör işaretine rastlamadığını bildirdi.
Flydubai şirketi, soruşturma tamamlanana kadar erken spekülasyonlardan kaçınılması çağrısında bulundu ve Dubai-Tel Aviv arası uçuşlarını durdurdu.
7 Ekim Uyarısı ve Gizli Ziyaret İddiası
Olayın zamanlaması, Netanyahu için açık bir siyasi değer taşıdı. İsrail medyasına göre Netanyahu, 27 Ekim seçimleri öncesinde baskı altında. 7 Ekim Hamas operasyonu çevresindeki tartışmalar ise rejimin uyarıları ve hazırlık düzeyine ilişkin soruları gündemde tutuyor.
Haaretz’in 9 Eylül’deki haberine göre Bin Zayed, 7 Ekim operasyonundan yaklaşık 10 gün önce Netanyahu ile görüşerek o dönemki Hamas lideri Yahya Sinvar’ın “büyük bir sürpriz” hazırladığı yönünde uyarıda bulundu. Habere göre Bin Zayed daha önce İsrail’in Shin Bet istihbarat teşkilatını da uyarmıştı.
Bu nedenle Netanyahu’nun Abu Dabi’ye yaptığı öne sürülen gizli ziyaret özel önem kazandı. İsrail medyasına göre ziyaretin amacı, Bin Zayed’den kendisini yaklaşan Hamas tehdidi konusunda uyardığına dair haberleri yalanlamasını istemekti.
Bu arka plan karşısında, iddia edilen Flydubai senaryosu Netanyahu’ya 7 Ekim başarısızlıklarına ilişkin soruları “terörizm”, İran tehdidi ve yeni bir çatışma gerekliliği anlatısına kaydırma fırsatı sundu.
Netanyahu, İsrail’in uçuşla ilgili özel bir istihbarat uyarısı almadığını ve soruşturmacıların Tahran’ı olaya bağlayan bir kanıt bulmadığını kabul etmesine rağmen İran bağlantısı olasılığını defalarca gündeme getirdi.
CNN’e konuşan Netanyahu, olayı ve küresel havacılık açısından doğurabileceği sonuçları ABD Başkanı Donald Trump ile görüştüğünü söyledi. Trump da ikilinin konuyu ayrıntılı biçimde ele aldığını doğruladı.
“İran’ı Dahil Etme” Arayışı ve Analist Uyarıları
Habere göre amaç yalnızca iç politika manşetleri üretmek değildi. İran’ı hikâyeye dahil eden Netanyahu, Washington’u Tahran’a karşı yeni bir çatışmaya çekebilecek yeni bir güvenlik krizi yaratmayı hedefliyor olabilir.
Analistler ise böyle bir bağlantı kurulmasına karşı uyardı. İsrail’in sözde Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nde İran uzmanı olan Dani Citrinowicz, olayın İran’la ilişkilendirilmesine karşı çıktı.
Maariv’e göre Citrinowicz, olası senaryolara hazırlanmak ile yeni bir savaşın kapıda olduğu izlenimini yaratmak arasında fark bulunduğunu söyledi. Tahran’ın İsrail’in saldırı hazırlığında olduğu sonucuna varması halinde önleyici adım atabileceğini, İsrail’in bunu kendi değerlendirmesinin doğrulanması olarak yorumlayabileceğini ve bunun bir tırmanma döngüsü üretebileceğini belirtti.
Citrinowicz durumu “ateşle oynamak” olarak nitelendirdi ve İsrailli yetkililerin açıklamalarının “kendi kendini gerçekleştiren bir kehanete” dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Diğer analistlerin de olayı İran’la bağlama girişimini “Hollywood senaryosu”na benzettiği belirtildi.
Üç Hedefli Siyasi Senaryo
Netanyahu-Bin Zayed düzenlemesi, olayı izole bir havacılık krizi olarak değil, birbiriyle bağlantılı üç hedefi olan siyasi olarak kurgulanmış bir senaryo olarak sunuyor: 7 Ekim skandalından dikkati başka yöne çekmek, Netanyahu’nun seçim öncesi konumunu güçlendirmek ve İran’la yeni bir çatışma için bahane yaratmak.
Netanyahu, İsrail’in yardımcı pilotun İran’la bağlantısı olup olmadığını günler içinde belirleyeceğini söyleyerek “İşin dibine ineceğiz” dedi.
Habere göre bu olay çevresindeki temel soru, kokpitte ne yaşandığı değil; açıklanamayan bir havacılık olayını İran’la yeni bir savaş için potansiyel bahaneye dönüştürmek üzere önceden tasarlanmış bir güvenlik anlatısının bilinçli biçimde inşa edilmesidir.
Press TV Kaynağı: “Trump’ı Yeni Bir Bataklığa Çekme Planı”
Press TV’ye konuşan bölgesel bir kaynak, BAE’ye ait bir uçakla ilgili olaya ilişkin yeni ayrıntılar öne sürdü. Kaynağa göre Netanyahu’nun yaklaşan seçimi kazanma planı, ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a karşı yeni bir bataklığa çekmektir.
Kaynak, BAE’den işgal altındaki topraklara giden Emirlik uçağının kaçırılması ve ardından Suudi Arabistan’a indirilmesine ilişkin “saçma senaryo”nun, Netanyahu’nun birkaç üst düzey askerî ve istihbarat yetkilisiyle birlikte Birleşik Arap Emirlikleri’ne gittiği ziyaretten üç gün sonra, çarşamba günü uygulandığını söyledi.
Kaynağa göre proje, bu ziyaret sırasında görüşülerek kesinleştirildi. Ziyarette BAE’ye İsrail rejiminin bölgesel projelerinde rol oynama görevi verilmesinin yanı sıra, birkaç Arap ülkesinden yetkililerle çok taraflı görüşmeler yapıldı ve İran’a yüklenecek bir “false-flag” operasyonu tasarlandı.
Kaynak, operasyonun amacının Trump’ı yeni bir bataklığa çekmek ve İran’a karşı yeni bir savaş turu başlatmak olduğunu öne sürdü.
Kaynağa göre Netanyahu, mevcut koşullarda Knesset seçimleri yapılması halinde koalisyonunun çoğunluğu sağlayamayacağı ve iktidar koalisyonu kuramayacağı endişesini derinlemesine yaşıyor.
Kaynak, “Bu durumda başbakanlıktan uzaklaştırıldıktan sonra siyasi hayatının geri kalanını parmaklıklar ardında geçirmek zorunda kalacak” dedi.
on4haber