Kadın-çocuk, hastane-okul-cami demeden her yeri bombalayan terör devleti İsrail, Gazzelileri psikolojik ve ekonomik olarak çökertmek istiyor. Gazze adeta bir hapishane... Ancak, bütün olumsuzluklara rağmen Filistinliler birbirine kenetlenmiş halde. Filistinli aileler evi yıkılanları evlerinde misafir ediyor, kimsesi yoksa komşuları alıyor, kimse açıkta kalmıyor. Yetimleri de akrabaları sahipleniyor.
Atılan bu kadar bombaya rağmen saldırıda Hamas'tan 2 üst idareci şehit olmuş. Öğrendiğimize göre Hamas'ın çatışmalarda verdiği şehit sayısı ise 80 civarında. Denildiğine göre İsrail ordusunda 100 civarında ölü var fakat bu saklanıyor. Gözlemlerimize göre zaten bu iç direniş olmasaymış şu anda Gazze tamamen tahrip olup yok olacakmış. Hamas'ın elinde kalaşnikof ve lav silahı dışında kendi yapımları Kassam füzeleri var. Bunun dışında herhangi bir ağır silahları yok! İsrail burada Amerikan ordusunda kullanım dışı kalan bombaları bitirmiş. Bunu patlamayan füzelerin üzerindeki tarihlerden anlıyoruz. Çoğu 1997 yapımı. Helikopterden atılan AGM114-F adlı lazer güdümlü füzeler hakkında Vikipedia'dan yaptığımız araştırmada bunların 20 yıllık kullanma süreleri olduğunu, ayrıca bu silahların tanklara karşı kullanıldığını öğreniyoruz. 11 sene sonra kullanılmadığı için atılan bu füzelerden bol olarak Filistinli hedeflere gönderilmiş. Tankı imha etmek için geliştirilen bu füzeler patladığında 300 derece ısı oluşturuyor ve tabii ki insan derisinde büyük yanıklara sebebiyet veriyor.
SİYONİST İSRAİL, KİMYASAL SİLAH DA KULLANDI
Savaşta kimyasal, radyoaktif ve ne olduğunu bilemediğimiz silahlar kullanılmış. Bunlardan biri olan fosfor bombası vücutta küçücük bir alana düşse dahi büyük bir alanı yakıyor. Bu yaraların üzeri yoğun krem ve dreple örtülünce yanma duruyor. Açınca tekrar yanma reaksiyonu başlıyor. Bu yaraların üzerini kapatmak için yapılan plastik cerrahi ameliyatlarındaki dikişler 20 gün geçmesine rağmen kaynamamış ve üstteki deriyi kaldırınca altta kocaman bir boşluk oluşmuş. Bu tıbbi olaylar bizim tıbbi bilgilerimizle açıklanamıyor. Ne olduğunu bilemediğimiz maddeler yüzünden iyileşme süreci başlamıyor.
Saldırılarda patlama tesiri çok fazla olan bombalar kullanılmış. Bomba patladığı anda birçok hastanın gözüne darbe gelmediği halde yüksek basınç dalgasından dolayı, göz içinde yaygın kanamalar oluşmuş. Bu tür her bir vaka için büyük ameliyatlar gerekiyor. Ayrıca bu ameliyatlarda başarı şansı pek yüksek değil. Yüz ve vücuttaki yanıklara bağlı çok sayıda plastik cerrahi ameliyatı ve uzun süreli takip gerektiren vakalar var. Bu hastaların çoğu evlerine gönderilmiş.
KATİL İSRAİL, KIZILAY'I DA BOMBALADI
Kızılay merkezi ve depoları da bombalanmış. Ayrıca yaralı taşıyan 17 ambulans vurulmuş ve personeli şehit olmuş. Gazze'ye vardığımızda Türkiye'den gelen 12 ambulansı teslim etmiştik. Daha sonra Endonezya ve Katar'dan gelen ambulanslarla, şükürler olsun ki kaybedilenin iki katı kadar ambulans Gazze'ye girmiş oldu. Biz oradayken hastanelere daha çok patlamamış bombalarla oynayan çocukların yaralanma vakaları geliyordu. Üç senedir ambargo olduğundan çarşıda gördüğümüz malların çoğu İsrail malı, kullanılan para İsrail şekeli. Tünellerin açılması ile acil ihtiyaçları Mısır'dan da temin ediyorlar. Mısır'dan gelen benzinin fiyatı İsrail'den gelenin yarısı. Herkes bunu kullanıyor. Doğalgaz Mısır'dan İsrail'e çok ucuz fiyatlara satılıyor, İsrail de Mısır'dan aldığı gazı Gazze halkına fahiş fiyatlara satıyor. Karaborsa bir tüp fiyatı 100 dolar civarında..
İbretlik bir dayanışma örneği var
Bu kadar çok ev yıkılmasına rağmen görebildiğimiz çadır sayısı 100'ü geçmez. Filistinli aileler, evi yıkılanları evlerinde misafir ediyor. Kimsesi yoksa komşuları alıyor, kimse açıkta kalmıyor. Yetimleri de akrabaları sahipleniyor. Burada yetimhane yapılsa dahi kimse bu çocukları bırakmaz! Gazze halkı çok canlı bir dayanışma örneği sergiliyor. Bizlere bir yetim çocuğu sahiplenip büyüyene kadar mali ve şefkat desteği yapmamızı öneriyorlar. Bilinen 300 civarinda yetim çocuk var. İsrail yıktığı evleri toprakla düzeltmiş, insanlar toprağı kazıp evlerinin neresi olduğunu saptamaya çalışıyorlar ve yıkıntıların arasında buldukları eşyaları çıkarmaya uğraşıyorlar. Eğer sağlam briket, tuğla çıkarabilirlerse bir odalı ev yapmaya çalışıyorlar.
CİHAZLAR ÇALIŞMIYOR, AMELİYATLAR GÜÇLÜKLE YAPILIYOR
Gazze'de bulunduğumuz süre içerisinde İslam Üniversitesi'ni ziyaret ettik. Binaların çoğu sağlam, fakat merkezde bulunan ve 70 milyon dolara mal olan Labaratuvar Araştırma ünitesi ve kütüphane yıkılmış. Seçilenler, hedefler ve yapılanlar çok planlı; psikolojik ve ekonomik olarak toplumun çökmesi isteniyor. "Çabuk o bölgeyi terkedin!" diye cep telefonlarına, insanların evlerine telefonlar geliyor ve insanların sürekli tedirgin bir halde olması isteniyor. Gazze hastanelerinde çok sayıda uzman doktor var. Yalnız bu doktorların çoğu Ukrayna, Kırım, Romanya, Rusya gibi ülkelerde ihtisas yapmış. Bu doktor arkadaşların tıbben yardıma ihtiyaçları var. Onları Türkiye'ye getirip bir süre eğitmeyi planlıyoruz. 1,5 milyonluk Gazze'de 1 tane lazer cihazı mevcut. Birçok özel alet ya yedek parçası olmadığı için çalışmıyor ya da bu hastanelerde mevcut değil. Yeryüzü Doktorları olarak bu konuda kendilerine yardımcı olacağımızı bildirdik. Gazze'de çalışan bir tane tomografi cihazı var, bu cihaz bir yıl evvel Deniz Feneri- Yeryüzü Doktorları'nın kurduğu makine.. Bu tomografi cihazının savaşta çok faydası olmuş. Hastanede ameliyat yaparken birçok aletin ambargo nedeniyle çalışmadığını görüyoruz. Bu eksiklikleri gidermek lazım.
YARDIM KURULUŞLARI ENGELLENİYOR
¥ Rafah şehri iki kısım.. Berlin Duvarı'nın yıkılmasından önceki Berlin gibi yarısı Mısır'da yarısı Filistin'de. Arada ise bir duvar var. Mısır tarafında sınırı kontrol eden kameralar ve kuleler mevcut. Bu kameralardan elde edilen bilgilerin İsrail'e verildiği söyleniyor.
¥ Gazze'nin 40 km sahil şeridi var. Fakat bu sahil şeridini de İsrail savaş gemileri ablukaya almışlar ve hiçbir gemiyi yaklaştırmıyorlar. Karadan açılan balıkçı tekneleri bombalanıyor. 3 senedir denizden abluka, İsrail tarafında abluka ve Rafah kapısının açılmamasından dolayı Mısır tarafından Gazze Şeridi abluka altına alınıyor. Dört tarafı ablukada.. Rafah'ta havaalanı mevcut fakat tahrip edildiği için kullanılamıyor.. Tam bir hapishane!!
¥ Gazze'nin sağlık konusunda yedek parça ve ileri tıp aletlerine ihtiyaci var. Deniz Feneri 180 tane sağlık kabinini Gazze'ye getirmiş durumda. Bunlarda hastalar da kalabilir, evsizler de.. Ayrıca Deniz Feneri-Yerüyüzü Doktorları 2 trilyon değerinde yoğun bakım ve ameliyat aletlerini de Mısır'dan hava yolu ile getiriyorlar. İHH bölgeye giren ilk yardım teşkilatı. Gıda ve evleri yıkılanlara nakit para yardımı yapıyor. Cansuyu, Kimse Yok Mu, bölgeye yardım ulaştırmaya çalışıyor, Kızılay da yardım getiriyor.
HEDEFLERİ GAZZE'Yİ İSRAİL'E KATMAK
Görünen o ki burada savaş bitmeyecek! Bölge yeni yıkımlara karşı hazırlıklı olmak zorunda.. İsrail'in yaptığı bir soykırım... Amacı Gazze'yi İsrail'e katmak, Nil'den Fırat'a kadar büyümek. İnsan bu düşünceyi anlayamıyor! Niçin bu kadar zulüm ediliyor? Mezarlıklar, zeytinlikler, portakal bahçeleri, hayvanlar, camiler, evler, okullar, hastaneler.. Hatta stadyumlar tahrip oluyor. Çocukları, kadınları ve masum halkı öldürüyorlar. Bunun psikolojik olarak arka planında aşırı bir korku ve kin yatıyor. Onlar kendilerine göre dini bir görev yapıyorlar! Büyük İsrail devleti için toprak kazanmaya çalışıyorlar. Bize düşen ise kardeşlerimize bu zor vakitlerinde yardımcı olmak.. Rabbimiz de bizi bu konuda imtihan ediyor!.. Ne mutlu bu imtihanda başarılı olanlara...
Op. Dr. Erhan Sarışın / Vakit